<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uncategorized - Prof. Yavuz Aras</title>
	<atom:link href="https://dryavuzaras.com/category/uncategorized/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dryavuzaras.com/category/uncategorized/</link>
	<description>Professor Yavuz Aras is a highly respected neurosurgery specialist in Turkey, working in this area for more than 15 years.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 May 2022 07:05:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-GB</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.13</generator>

<image>
	<url>https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2021/06/cropped-1-32x32.png</url>
	<title>Uncategorized - Prof. Yavuz Aras</title>
	<link>https://dryavuzaras.com/category/uncategorized/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kraniotomi Nedir?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/kraniotomi-nedir/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/kraniotomi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 May 2022 07:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7942</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kraniotomi Nedir? Beyin cerrahisindeki temel kavramlardan biri olan kraniotomi kafatası kemiğinin bir parçasının çıkarılmasını ifade eder. Beyin dokusunda tedavi edilecek noktaya ulaşmak ve tedaviyi gerçekleştirmek için kafatasının bir kısmını çıkarmak gerekebilir. Beyindeki tümöre, lezyona, epileptik odağa vs. bizi ulaştıracak en kısa ve risksiz yol neresiyse kafatasının o kısmı çıkarılır. Planladığımız tedaviye göre kafatasının ne kadarlık bir kısmını çıkarmamız gerektiğine karar veririz. Cerrahi enstrümanlar yardımıyla ameliyatı gerçekleştirdikten sonra kafatasının çıkardığımız kısmını hastamıza geri takarız. Kraniotomi Neden Yapılır? Beynin içinde tedavi edilmesi gereken noktaya ulaşmak için kraniotomi yapmak gerekir. Yani, kafatası kemiğinin bir kısmı çıkarılır.&#160; Kraniotomi yaparak hangi hastalıkları tedavi ediyoruz? Beyin tümörlerinin rezeksiyonu (çıkarılması) Beyin tümörlerinin tanısı (Stereotaktik Biyopsi) Beyin anevrizması, AVM, kavernom gibi beynin damarsal hastalıklarının tedavisi Beyin travmalarında kafatasının onarılması, kafa içi basıncının azaltılması Epilepsi tedavisi Kraniotomi Nasıl Yapılır? Gerekli durumlarda kraniotomi uyanık olarak da yapılabilir. Bu nedenle hastaya genel ya da lokal anestezi verilerek işlem yapılabilir. Nöronavigasyon teknolojisinden [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kraniotomi-nedir/">Kraniotomi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Kraniotomi Nedir?</h1>



<p>Beyin cerrahisindeki temel kavramlardan biri olan kraniotomi kafatası kemiğinin bir parçasının çıkarılmasını ifade eder. Beyin dokusunda tedavi edilecek noktaya ulaşmak ve tedaviyi gerçekleştirmek için kafatasının bir kısmını çıkarmak gerekebilir. Beyindeki <a href="/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tümöre</a>, lezyona, epileptik odağa vs. bizi ulaştıracak en kısa ve risksiz yol neresiyse kafatasının o kısmı çıkarılır. Planladığımız tedaviye göre kafatasının ne kadarlık bir kısmını çıkarmamız gerektiğine karar veririz. Cerrahi enstrümanlar yardımıyla ameliyatı gerçekleştirdikten sonra kafatasının çıkardığımız kısmını hastamıza geri takarız.</p>



<h2>Kraniotomi Neden Yapılır?</h2>



<p>Beynin içinde tedavi edilmesi gereken noktaya ulaşmak için kraniotomi yapmak gerekir. Yani, kafatası kemiğinin bir kısmı çıkarılır.&nbsp; Kraniotomi yaparak hangi hastalıkları tedavi ediyoruz?</p>



<ul><li>Beyin tümörlerinin rezeksiyonu (çıkarılması)</li><li>Beyin tümörlerinin tanısı (Stereotaktik Biyopsi)</li><li>Beyin anevrizması, AVM, kavernom gibi beynin damarsal hastalıklarının tedavisi</li><li>Beyin travmalarında kafatasının onarılması, kafa içi basıncının azaltılması</li><li>Epilepsi tedavisi</li></ul>



<h2>Kraniotomi Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Gerekli durumlarda kraniotomi uyanık olarak da yapılabilir. Bu nedenle hastaya genel ya da lokal anestezi verilerek işlem yapılabilir. Nöronavigasyon teknolojisinden yararlanarak kafatasının neresinden beyne ulaşacağımızı belirleriz. Önce cilt kesilir, sonra kemik açılır. Ardından da dura adı verilen beyin ve omuriliği çevreleyen beyin zarı dokusu açılır. Beyne ulaşılır. İlgili cerrahi enstrümanlarla işlem yapılır. Prosedüre bağlı olarak cerrahi mikroskop, nöroendoskop, ultrasonik aspiratör kullanılabilir. Ameliyatın sonunda ise kafatasının çıkarılan kısmı yerine yerleştirilir. Ameliyat noktalanır.</p>



<h2>Kraniotomi Tipleri</h2>



<p>Kafatasının hangi parçasının çıkarıldığına göre isimlendirilirler. Örneğin frontal kraniotomi, kafatasının ön kısmındaki frontal kemikte kesi yapılması işlemidir. Kraniotominin en sık yapıldığı bölge ise frontal, temporal, parietal ve sfenoid kemiklerin komşu olduğu pterion alanıdır. Bu bölgeye yapılan kraniotomi işlemi <strong>pterional kraniotomi</strong> olarak adlandırılır.</p>



<p>Günümüzde birçok tedavide daha küçük kraniotomiler (minimal invaziv yaklaşımla kraniotomi) yapılmakta ve ameliyat gerçekleştirilebilmektedir. Bu yöntemlerden biri de Key-hole kraniotomidir. Böylece kafatasından çok daha küçük bir parçayı çıkararak ameliyatı yapabiliriz. Ameliyat, mikroskop ve/veya nöroendoskop ile gerçekleştirilebilir. Key-hole kraniotominin avantajları ise şöyledir:</p>



<ul><li>Ameliyat sonrası daha az ağrı</li><li>Daha hızlı iyileşme</li><li>Hastanede daha az yatış</li><li>Küçük kesi yeri</li><li>Düşük kraniotomi komplikasyonu</li><li>Kısa ameliyat süresi</li></ul>



<h2>Uyanık Kraniotomi Nedir?</h2>



<p>Bazı beyin tümörlerinin tedavisinde hastanın kendinde olmasını tercih ederiz. Özellikle tümör beynin fonksiyon üreten bir noktasındaysa ameliyat süresince hastamızı uyanık tutabiliriz. Bu işleme uyanık kraniotomi denir. Hastaya genel anestezi değil lokal anestezi yapılır. Tümör beyinden çıkarılırken hastanın konuşması, kendisine gösterilen resimlerin ne olduğunu açıklaması veya sorulan soruları yanıtlaması istenir. Böylece beyin fonksiyonlarına zarar vermeden tümörü tamamen çıkarmak mümkün olabilir. Tedavi planı her hastanın kendi özel durumuna göre belirlenir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kraniotomi-nedir/">Kraniotomi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/kraniotomi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Astrositoma Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/astrositoma-nedir/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/astrositoma-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2022 06:41:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7903</guid>

					<description><![CDATA[<p>Astrositoma Astrositoma merkezi sinir sisteminde görülen bir tümördür. Beyinde ve omurilikte oluşur. En sık görülen birincil (primer) beyin tümörü türüdür. Yani, astrositomlar beynin kendi dokularından ortaya çıkar. Tüm birincil beyin tümörlerinin yaklaşık %17’si astrositomdur. Genellikle kötü huylu olan bir tümördür. Farklı tipleri vardır. Bazıları daha agresifken bazıları daha yavaş büyüme eğilimdedir. Astrositoma Nedir? Astrositoma beynin veya omuriliğin kendi dokularından kaynaklanan bir tümör çeşididir. Beyinde sinir hücrelerine destek sağlamakla görevli olan astrosit isimli hücrelerde ortaya çıkar. Bu nedenle astrositoma olarak adlandırılır. Astrositomların Tipleri Nelerdir? Astrositoma: 1. ve 2. Dereceden tümörlerdir. Yavaş büyürler. Beynin herhangi bir bölümünde olabilir. Özellikle çocuklarda beyincikte gelişebilir. Anaplastik astrositoma: 3. Dereceden tümörlerdir. Orta hızda büyürler.&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Gliyoblastom: Eski adıyla glioblastoma multiforme tümörleridir. 4. Dereceden tümörlerdir. Hızlı büyürler. Tedavileri diğer iki türe göre daha karmaşıktır. İyi bir planlama gerektirir. Hastaya hem cerrahi hem ışın ve hem de kemoterapi uygulamak gerekir. Astrositomanın Belirtileri Beyin tümörleri bulunduğu konuma göre farklı belirtiler [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/astrositoma-nedir/">Astrositoma Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Astrositoma </h1>



<p>Astrositoma merkezi sinir sisteminde görülen bir tümördür. Beyinde ve omurilikte oluşur. En sık görülen birincil (primer) <a href="/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin tümörü</a> türüdür. Yani, astrositomlar beynin kendi dokularından ortaya çıkar. Tüm birincil beyin tümörlerinin yaklaşık %17’si astrositomdur. Genellikle kötü huylu olan bir tümördür. Farklı tipleri vardır. Bazıları daha agresifken bazıları daha yavaş büyüme eğilimdedir.</p>



<h2>Astrositoma Nedir?</h2>



<p>Astrositoma beynin veya omuriliğin kendi dokularından kaynaklanan bir tümör çeşididir. Beyinde sinir hücrelerine destek sağlamakla görevli olan astrosit isimli hücrelerde ortaya çıkar. Bu nedenle astrositoma olarak adlandırılır.</p>



<h2>Astrositomların Tipleri Nelerdir?</h2>



<ul><li>Astrositoma: 1. ve 2. Dereceden tümörlerdir. Yavaş büyürler. Beynin herhangi bir bölümünde olabilir. Özellikle çocuklarda beyincikte gelişebilir.</li><li>Anaplastik astrositoma: 3. Dereceden tümörlerdir. Orta hızda büyürler.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</li><li>Gliyoblastom: Eski adıyla glioblastoma multiforme tümörleridir. 4. Dereceden tümörlerdir. Hızlı büyürler. Tedavileri diğer iki türe göre daha karmaşıktır. İyi bir planlama gerektirir. Hastaya hem cerrahi hem ışın ve hem de kemoterapi uygulamak gerekir.</li></ul>



<h2>Astrositomanın Belirtileri</h2>



<p>Beyin tümörleri bulunduğu konuma göre farklı belirtiler verir. En bilinen belirtileri <strong>nöbet, baş ağrısı ve bulantıdır.</strong> Ayrıca tümör beyindeki fonksiyonel bir bölgeyi etkileyebilir. Kişide davranış değişikliği, görme sorunları, koku kaybı gibi bir dizi farklı şikayet de olabilir.</p>



<h2>Astrositoma Tanısı Nasıl Yapılır?</h2>



<p>İlk olarak hastanın şikayetlerini dinler ve aile öyküsünü alırız. Ardından gerekiyorsa MR taramasına başvururuz. MR ile beynin her noktası görülebilir ve bir tümör, kist, kitle vs. olup olmadığı görülür. MR ayrıca ilgili lezyonun şeklini, konumunu ve beynin hangi fonksiyonlarını etkilediğini de gösterebilir.</p>



<p>BT ve PET görüntülemelerine de zaman zaman başvurmak gerekebilir.</p>



<p>MR büyük ölçüde tümörü ortaya koysa da ne tür bir tümörle karşı karşıya olduğumuzu tespit edebilmek için biyopsi yapmamız gerekir. Olguya bağlı olarak beyinden biyopsi alınabilir.</p>



<h2>Astrositomanın Tedavisi</h2>



<p>Astrositoma tipi beyin tümörleri tedavisinde mümkünse tümör beyinden ameliyat ile tamamen çıkarılmalıdır. Tümörün beyinden tamamen alınması işlemine radikal rezeksiyon denir. <strong>Radikal rezeksiyon, beyin tümörü olgularında uzun dönem sağ kalımı etkileyen en önemli bileşendir.</strong> Ancak tümör hassas beyin dokularına yakın olabilir. Bu durumda tümörün mümkün olduğunca çıkarılması hedeflenir.</p>



<p>Astrositoma tedavisinin önemli parçalarından biri de radyoterapidir. Tümörün ne derecede çıkarılabildiğine bağlı olarak hastaya ışın tedavisi uygulamak gerekir. Beyinde tümörün olduğu kısma, çevre dokulara mümkün olduğunca zarar vermeden radyoterapi yapılır.</p>



<p>Diğer bir tedavi seçeneği de kemoterapidir. Kemoterapi tedavinin farklı bölümlerinde uygulanabilir. Ameliyat sonrası radyoterapi ile birlikte verilebileceği gibi, ameliyat öncesi de kemoterapiye başvurulabilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/astrositoma-nedir/">Astrositoma Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/astrositoma-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetişkinlerde Hidrosefali</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/yetiskinlerde-hidrosefali/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/yetiskinlerde-hidrosefali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Apr 2022 07:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7853</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yetişkinlerde Hidrosefali Yetişkinlerde Hidrosefali yaşamın her döneminde görülebilir. Daha çok çocukluk çağında hidrosefali olgularıyla karşılaşsak da erişkinlerde de hidrosefali görülebilir. Erişkin hidrosefalisi çocukluk çağı hidrosefalisine göre farklı özellikler taşır. Çocuklarda hidrosefali kafa büyümesiyle karakterizeyken erişkinlerde kemik büyümesi tamamlandığı için kafa hacminde bir büyüme olmaz. Ancak kafa içi basınçta artış olur. Yetişkinlerde Hidrosefali Nedir Hidrosefali beyinde aşırı sıvı birikmesidir. Bu sıvı BOS yani beyin omurilik sıvısıdır. BOS beyinde bulunan küçük odacıklarda (ventrikül) bulunan ve sürekli yenilenen bir sıvıdır. Sürekli bir devinim halindedir. Sinir sistemi tarafından emilir ve tekrar salgılanır. Yetişkin bir birey günde yaklaşık yarım litre BOS üretir. Çeşitli nedenlerle bu sıvı beyni terk edemez ve beyinde birikir. Bu durum hidrosefali olarak adlandırılır. Hidrosefali beyin dokusuna zarar verir. Kişinin fonksiyonel becerilerini sekteye uğratır. Tıkanıklığı açmak, beyinde biriken sıvıyı tahliye etmek ve devinimi tekrar sağlamak gerekir. Yetişkinlerde Hidrosefali Belirtileri Çocukluk çağı hidrosefalisinin aksine erişkin hidrosefalisinde kafa büyümesi olmaz. Çünkü erişkinlerde kemik büyümesi [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/yetiskinlerde-hidrosefali/">Yetişkinlerde Hidrosefali</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Yetişkinlerde Hidrosefali</h1>



<p><strong>Yetişkinlerde Hidrosefali</strong> yaşamın her döneminde görülebilir. Daha çok çocukluk çağında hidrosefali olgularıyla karşılaşsak da erişkinlerde de hidrosefali görülebilir. Erişkin hidrosefalisi çocukluk çağı hidrosefalisine göre farklı özellikler taşır. <a href="/hidrosefali-tedavisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Çocuklarda hidrosefali</a> kafa büyümesiyle karakterizeyken erişkinlerde kemik büyümesi tamamlandığı için kafa hacminde bir büyüme olmaz. Ancak kafa içi basınçta artış olur.</p>



<h2>Yetişkinlerde Hidrosefali Nedir</h2>



<p>Hidrosefali beyinde aşırı sıvı birikmesidir. Bu sıvı BOS yani beyin omurilik sıvısıdır. BOS beyinde bulunan küçük odacıklarda (ventrikül) bulunan ve sürekli yenilenen bir sıvıdır. Sürekli bir devinim halindedir. Sinir sistemi tarafından emilir ve tekrar salgılanır. Yetişkin bir birey günde yaklaşık yarım litre BOS üretir. Çeşitli nedenlerle bu sıvı beyni terk edemez ve beyinde birikir. Bu durum hidrosefali olarak adlandırılır. Hidrosefali beyin dokusuna zarar verir. Kişinin fonksiyonel becerilerini sekteye uğratır. Tıkanıklığı açmak, beyinde biriken sıvıyı tahliye etmek ve devinimi tekrar sağlamak gerekir.</p>



<h2>Yetişkinlerde Hidrosefali Belirtileri</h2>



<p>Çocukluk çağı hidrosefalisinin aksine erişkin hidrosefalisinde kafa büyümesi olmaz. Çünkü erişkinlerde kemik büyümesi tamamlanmıştır. Ancak erişkin hidrosefalisinde farklı semptomlar söz konusudur. Hidrosefalinin türüne göre bu belirtiler değişebilir. Bunlar nelerdir?</p>



<p><strong>Orta yaşlı yetişkinlerde hidrosefali belirtileri</strong></p>



<ul><li>Denge bozukluğu</li><li>İdrar kaçırma</li><li>Demans (bunama) bulguları</li><li>Baş ağrısı</li><li>Uyanma veya uyanık kalmada zorluk</li><li>Kişilik bozukluğu</li><li>Görme problemleri</li><li>Bulantı</li><li>Nöbet</li></ul>



<p><strong>Yaşlı hastalarda hidrosefali belirtileri</strong></p>



<ul><li>Yürümede dengesizlik, daha küçük adımlarla yürüme</li><li>Hafıza problemleri</li><li>İdrar kaçırma</li><li>Konuşma güçlüğü</li><li>Baş ağrısı</li><li>Bulantı</li><li>Bacaklarda güçsüzlük</li><li>Nöbet</li><li>Sık idrara çıkma, tuvalete yetişememe veya idrar kontrolünün tamamen kaybolması</li></ul>



<h2>Yetişkinlerde Hidrosefali Neden Olur ve Çeşitleri Nelerdir?</h2>



<p>Hidrosefalinin temel nedeni beyin omurilik sıvısının çeşitli nedenle merkezi sinir sistemi tarafından emilememesidir. Emilemeyen bu sıvı da beyinde birikir. Peki, ama neden? Yetişkinlerde görülen hidrosefali için 3 neden sıralanabilir:</p>



<p><strong>Beyin omurilik sıvısının dolaşım yolunda tıkanıklık:</strong> Bu tıkanıklık ventrikülleri birbirine bağlayan kanalda veya emilimin son noktasında olabilir. Bu tıkanmanın en önemli nedeni beynin ortasındaki 3. ve 4. ventriküller arasında bulunan Sylvius&#8217;un daralmasıdır. Bu tabloya akuaduktal stenoz denir. Tıkanmaya travmalar, enfeksiyonlar (menenjit gibi) veya tümör de neden olabilir. <em>Non-kommünike hidrosefali (Non-communicating hydrocephalus)</em> olarak adlandırılır.</p>



<p><strong>Aşırı beyin omurilik sıvısı:</strong> Merkezi sinir sisteminin normalden fazla beyin omurilik sıvısı üretmesidir. Bu durum beyinde oluşmuş veya beyne metastaz yapmış bir tümörden kaynaklanabilir.</p>



<p><strong>Beyin omurilik sıvısının emiliminde bozulma:</strong> Sıvı vetrikülden çıkar ancak sonrasında bir nedenle doğal akışına devam edemez. Ventriküller arası geçiş kısmen aktif olduğu için <em>İletişimsel hidrosefali (communicating hydrocephalus)</em> olarak adlandırılır.</p>



<p><strong>Hidrosefali ex-vacuo:</strong> Alzheimer ve demans gibi dejeneratif hastalıklar, travmatik yaralanmalar veya inmeler beyne zarar verdiğinde ortaya çıkar. Bu durumda beyin dokusu küçülebilir. Beyinde oluşan yeni boşluklar BOS ile doldurulur.</p>



<p><strong>Normal basınçlı hidrosefali:</strong> BOS dolaşımında oluşan bir problem sonucu normal ya da hafif basınç artışı ile ventriküllerde genişleme başlar. Bu da ventriküllerin etrafındaki beyin dokusunu tehdit eder. Normal basınçlı hidrosefali kendiliğinden ortaya çıkabileceği gibi kafa travması, beyin kanaması, menenjit veya bir beyin tümörü nedeniyle de görülebilir. Semptomları Alzheimer ve demans ile benzerdir. Hastalarının büyük bir kısmı 60 yaş ve üzeridir. En önemli belirtileri denge kaybı, sık sık düşme ve hastanın küçük adımlarla yürümesidir. Buna idrar kaçırma da eşlik edebilir. Demans bulguları gözlenen hastaların yaklaşık yüzde 5’inde normal basınçlı hidrosefali vardır.</p>



<p><strong>Doğumsal hidrosefali:</strong> Bazı nadir olgularda doğumsal hidrosefali çocukluk çağında belirti vermez. Şikayetler yetişkinlikte ortaya çıkabilir.</p>



<h2>Tanı</h2>



<p>Erişkin hidrosefalisi tanısı beyin ve sinir cerrahı tarafından konur. Fiziksel muayenenin ardından hastadan beyin MR görüntülemesi istenir. MR, hidrosefali tanısında ilk tercih edilen yöntemdir. MR dışında bazı olgularda bilgisayarlı tomografiden de yararlanılır.</p>



<h2>Yetişkinlerde Hidrosefali Tedavisi</h2>



<p>Hidrosefali tedavisi çocuklarda veya yetişkinlerde aynıdır. Tedavi cerrahidir. Günümüzde hidrosefali tedavisinde kullanılan iki tedavi seçeneği vardır:</p>



<p><em>Hem yetişkin hem çocukluk çağı hidrosefali tedavisi Doç. Dr. Yavuz Aras’ın temel ilgi alanlarından biridir. Bu konuda derin bir akademik birikime ve cerrahi tecrübeye sahiptir.</em></p>



<h3>Şant Sistemi</h3>



<p>Beyinde biriken sıvının ince bir tüp ile kalp veya karın boşluğuna yönlendirilmesidir. İşlem esnasında kafatasına küçük bir delik açılır. Şantın bir ucu beyin omurilik sıvısının biriktiği odacığa diğer ucu ise sıvının taşınacağı vücut boşluğuna bağlanır. Şantın yaşam boyu kullanılması gerekir. Uzun yıllardır güvenle uygulanan bir tedavidir.</p>



<h3>Endoskopik Üçüncü Ventrikülostomi</h3>



<p>Endoskop yardımıyla yapılan bir ameliyattır. Kafatasında bir delik açarak ya da burundan girilerek yapılabilir. Beyindeki 3. ventrikülün tabanında alternatif bir sıvı geçiş kanalı açılır. Biriken sıvı buradan tahliye edilir. Doğal bir şekilde merkezi sinir sistemi tarafından emilir. Özellikle hidrosefalinin beyin omurilik sıvısının dolaşım yollarında yaşanan bir tıkanıklık nedeniyle oluştuğu tablolarda uygulanmaktadır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/yetiskinlerde-hidrosefali/">Yetişkinlerde Hidrosefali</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/yetiskinlerde-hidrosefali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-ve-sinir-cerrahisinde-teknoloji/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-ve-sinir-cerrahisinde-teknoloji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 18:56:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7811</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji 1900’lerin başında temelleri atılan ve 1950 sonrası hızlı bir gelişim içine giren beyin ve sinir cerrahisi bugün teknolojiden en üst düzeyde yararlanan tıp disiplinlerinden biridir. Beyin ve sinir cerrahisinde teknoloji kullanımı oldukça üst seviyelerdedir. MR teknolojinin ortaya çıkması ve gelişmesi ile birlikte beyne hiçbir girişimsel müdahalede bulunmadan birçok hastalığa tanı koymak mümkün olmuştur. Stereotaktik biyopside yaşanan gelişmeler ile beyinden güvenli bir şekilde biyopsi almak ve tedaviyi şekillendirmek olanaklı hale gelmiştir. Uygulanan tedavilerde de büyük yol katedilmiştir. Ameliyatlar açık cerrahi yerine büyük ölçüde mikroskop ve/veya endoskop eşliğinde yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca geleneksel cerrahinin yanı sıra radyocerrahide de önemli gelişmeler olmuştur. Biz de bu yazımızda bugün nöroşirurjide tanı ve tedavi amaçlı kullandığımız teknolojileri kısaca açıkladık. Tedavi Amaçlı Kullanılan Teknolojiler Mikroskop Beyin ve sinir cerrahisinde yaptığımız ameliyatların çok büyük bir kısmını ameliyat mikroskobu altında gerçekleştiririz. Mikroskop işlem uygulanacak bölgenin görüntüsünü odaklanmış ışık altında, 6-12 kez büyüterek cerraha ulaştırır. Beyin [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-ve-sinir-cerrahisinde-teknoloji/">Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji</h1>



<p>1900’lerin başında temelleri atılan ve 1950 sonrası hızlı bir gelişim içine giren beyin ve sinir cerrahisi bugün teknolojiden en üst düzeyde yararlanan tıp disiplinlerinden biridir.  <strong>Beyin ve sinir cerrahisinde teknoloji kullanımı oldukça üst seviyelerdedir. </strong>MR teknolojinin ortaya çıkması ve gelişmesi ile birlikte beyne hiçbir girişimsel müdahalede bulunmadan birçok hastalığa tanı koymak mümkün olmuştur. Stereotaktik biyopside yaşanan gelişmeler ile beyinden güvenli bir şekilde biyopsi almak ve tedaviyi şekillendirmek olanaklı hale gelmiştir. Uygulanan tedavilerde de büyük yol katedilmiştir. Ameliyatlar açık cerrahi yerine büyük ölçüde mikroskop ve/veya endoskop eşliğinde yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca geleneksel cerrahinin yanı sıra radyocerrahide de önemli gelişmeler olmuştur. Biz de bu yazımızda bugün nöroşirurjide tanı ve tedavi amaçlı kullandığımız teknolojileri kısaca açıkladık.</p>



<h2>Tedavi Amaçlı Kullanılan Teknolojiler</h2>



<h3>Mikroskop</h3>



<p>Beyin ve sinir cerrahisinde yaptığımız ameliyatların çok büyük bir kısmını ameliyat mikroskobu altında gerçekleştiririz. Mikroskop işlem uygulanacak bölgenin görüntüsünü odaklanmış ışık altında, 6-12 kez büyüterek cerraha ulaştırır. Beyin ve omurilik tümörleri, anevrizmalar, beyin kanaması, omurga cerrahisi vd. nöroşirürjinin neredeyse tüm ameliyatlarında mikrocerrahiden yararlanıyoruz.</p>



<h3>Nöroendoskop</h3>



<p>Son 30 yıldır kullanılan ve gittikçe de yaygınlaşan bir cerrahi teknolojidir. Ameliyat mikroskop yerine endoskop yardımıyla gerçekleştirilir. Endoskop sayesinde işlem uygulanacak bölgeden yüksek ışık kaynağı altında yüksek kalitede bir görüntü alınır. Nöroendoskop en sık <a href="/hipofiz-bezi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">hipofiz</a> adenomlarında, kafa tabanında bulunan tümörlerlerde ve hidrosefalide kullanılır. Endoskobu kafatasında küçük bir kesi açarak beyne yerleştirmek mümkün olduğu gibi bazı ameliyatları burundan girerek de yapmak mümkündür. Bel ve boyun fıtığı gibi omurga cerrahisi ameliyatlarında da endoskoptan yararlanmak mümkündür.</p>



<h3>Gamma Knife</h3>



<p>İlk uygulaması 1968’de yapılmış 1990’lı yıllardan itibaren de özellikle <a href="/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin tümörü</a> tedavisinin önemli bir parçası olmuştur. Gamma Knife bir radyocerrahi cihazıdır. Hasta ameliyathaneye girmez, anestezi almaz, hastanın kafatası açılmaz. Gamma Knife, MR benzeri yarı kapalı bir cihazdır. Hasta bu cihaza girer, yüksek dozda gamma ışını beyinde tedavi edilecek noktaya yönlendirilir. Gamma Knife en sık menenjiomlarda, akustik schwannomalarda ve metastatik beyin tümörlerinde uygulanmaktadır.</p>



<h2>Cerrahiye Katkıda Bulunan Teknolojiler</h2>



<h3>Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji Kullanımı: Ultrasonik Aspiratör</h3>



<p>Ultrasonik cerrahi aspiratör ile beyindeki tümör dokusu hassas bir şekilde ve maksimum oranda çıkarılabilmektedir. Cerrahi aspiratör ile tümör olduğu yerde parçalara ayrılır ve yine cihaz tarafından emilerek cerrahi alandan uzaklaştırılır. Özellikle derin yerleşimli ve kompleks tümörlerde ultrasonik cerrahi aspiratöre başvurmak gerekebilir.</p>



<h3>Nöronavigasyon</h3>



<p>Beyin ameliyatları esnasında beyindeki sağlıklı ve kritik dokulara müdahale etmeden hastalıklı dokuya erişmemize ve opere etmemize yardımcı olan teknolojidir. Nöronavigasyon bizi beyinde ulaşılması gereken noktaya en kolay ve en doğru şekilde götürme kabiliyetine sahiptir. Örneğin bir tümör ameliyatındaysak tümöral dokuyu daha fazla ya da tamamen çıkarmamız kolaylaşır. Beyin tümörlerinin yanı sıra, damar yumakları, epilepsi beyin kanaması, parkinson ameliyatlarında da kullanılmaktadır.</p>



<h3>Nöromonitorizasyon</h3>



<p>Beyin vücudumuzun komuta merkezidir. Fiziksel ve zihinsel becerilerimizi mümkün kılan sinir hücreleriyle doludur. Ameliyathanede kullanılan bir teknoloji olan nöromonitorizasyon, beyindeki sinir dokularına zarar vermemesi için cerrahı uyarma kabiliyetine sahiptir. Hastanın yüzüne, kol ve bacaklarına yerleştirilen elektrotlar sayesinde bu uyarı mekanizması sağlanır. Böylece tedavi uygulanan bölgeye bağlı olarak ameliyattan sonra oluşabilecek konuşma kaybı, yüz ve kol felci gibi riskler minimize edilmiş olur. Nöromonitorizasyon, beyne uyguladığımız tüm ameliyatlarda kullanılabilmektedir.</p>



<h3>İntraoperatif MR</h3>



<p>Beyin tümörü ameliyatlarında kullandığımız bir teknolojidir. Özellikle derin yerleşimli, kötü huylu, ulaşılması güç tümörleri opere ettikten sonra tümörü ne kadar temizleyebildiğimizi görmek isteriz. İntraoperatif MR ile bu mümkündür. Cihaz ameliyathanenin içinde bulunur. Hasta uyandırılmadan beyin ve tümöral doku MR ile görüntülenir. Bu görüntüleme ışığında ameliyatı sonlandırmaya veya devam etmeye karar veririz.</p>



<h3>İntraoperatif BT</h3>



<p>Aynı İntraoperatif MR cihazı gibi hastayı ameliyathaneden çıkarmadan, uyandırmadan yapılabilen bir görüntülemedir. Ameliyatın bir bölümünde hastanın beyin tomografisi çekilir. Elde edilen görüntüler ışığında ameliyata devam edilir.</p>



<h3>İntraoperatif ultrasonografi</h3>



<p><a></a>Ameliyat esnasında ultrason cihazı kullanılabilir. Cerrahi uygulanan beyin veya omurilik görüntülenebilir. Ameliyatın gidişatı elde edilen görüntüye bağlı olarak değiştirilebilir ya da ameliyat sonlandırılabilir.</p>



<p class="has-text-align-center"><em>Bugün intraoperatif olarak tanımladığımız ameliyat esnasında hastadan görüntü alabildiğimiz farklı teknolojilere sahibiz. Bu intraoperatif cihazların farkılıkları olsa da benzer amaçlarla kullanılabilmektedir. Modern hastanelerde ameliyat esnasında görüntü alabilen cihazlardan bir tanesinin olması beklenir.</em></p>



<h2>Tanı Amaçlı Kullanılan Teknolojiler</h2>



<h3><a></a>MR</h3>



<p>MR teknolojisi çok hızlı gelişiyor. Bugün beyindeki anomalilerin, hastalıkların hemen hemen hepsini MR taraması ile görme imkanına sahibiz. Günümüzde MR cihazlarının ulaşılabilir bir hale gelmesi de oldukça önemlidir. Tüm modern hastanelerde MR cihazı bulunmaktadır.</p>



<p>Çekilen beyin MR&#8217;ı ile tümör, tümörü besleyen damarlar, damarların tümör çevresindeki konumu, bu damarların beyinde fonksiyon üreten sinir dokularını (konuşma, düşünme gibi) ne kadar beslediği tespit edilebilir. Hidrosefali gelişmiş bir çocukta beyin omurilik sıvısının neden beyinde biriktiği MR ile gösterilebilir. Hatta bebek anne karnındayken yapılan ultrasonlarda beyinde bir anomali saptandıysa Fetal MR ile gebenin MR&#8217;a girmesi suretiyle bebeğin MR&#8217;ı çekilebilir. Difüzyon Ağırlıklı Görüntüleme, Difüzyon Tensör Görüntüleme, Duyarlılık Ağırlıklı Görüntüleme, Geçirgenlik-Perfüzyon Görüntüleme ve Manyetik Rezonans Spektroskopisi gibi özellikli uygulamalar da mümkündür.</p>



<p>Bugünün gelişmiş MR teknolojisiyle farklı hiçbir görüntüleme yöntemine ihtiyaç duymadan tümörler başta olmak üzere birçok beyin hastalığının tanısı konulabilir.</p>



<h3>Stereotaktik Biyopsi</h3>



<p>Son derece gelişmiş olan MR teknolojisine rağmen tümörün cinsini gerçekten anlamak için biyopsi yapmak gerekiyor. MR bize beyindeki tümörü ve onun bağlantılarını gösteriyor. Ancak tümörün histopatolojisi (tipi) hakkında yeterli bilgi veremiyor. Bu durumda da eğer ihtiyaç varsa hastaya biyopsi yapmak gerekiyor. Yapılan bu biyopsi tedaviye de büyük katkı sağlıyor.</p>



<p>Stereotaktik teknik ilk olarak 1947&#8217;de klinik nöroşirurjide kullanılmaya başlamış, 1970&#8217;li yıllarda bilgisayarlı tomografinin yaygın kullanımı ve 1980’lerde MR cihazının yaygınlaşması ile birlikte beyinden biyopsi almak daha güvenli hale gelmiştir. Tomografi ya da MR eşliğinde bu işlemin yapılması beyindeki lezyondan alınan parçanın tanısal değeri de artmıştır.</p>



<p class="has-text-align-center"><em>Stereotaktik nedir? Hastanın başına bir çerçeve takılarak beyne işlem yapılmasıdır. Bu çerçeve sayesinde baş sabitlenir ve beyinde istenilen bölgeye ulaşılmak mümkün olur.</em></p>



<p>Stereotaktik beyin biyopsisi bir tanı yöntemi olmasına rağmen anestezi altında ve ameliyathanede yapılır. Hastanın kafatasında 2-3 cm boyutunda bir kesi yeri açılır. Özel aletler ve iğneler ile lezyondan parça alınır. Parça patoloji incelemesine gönderilir. Bu parçanın kanser hücresi olduğu tespit edilirse ameliyata devam edilebilir. Patolojiden temiz raporu gelirse de ameliyat sonlandırılır.</p>



<h3>Video-EEG Monitörizasyon</h3>



<p>İlaca dirençli epilepsilerde cerrahi tedavi uygulanabilir. Cerrahiyi planlamadan hastaya video EEG uygulamak gerekir. Böylece nöbetlerin beynin hangi alanından kaynaklandığı tespit edilebilir. Özellikle ilaçlarla epilepsisi geçmemiş, yapılan Beyin MR’ında da bir anomali saptanmamış ancak epilepsi nöbetleri halen devam eden hastalarda uzun süreli video EEG yapılması gerekir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-ve-sinir-cerrahisinde-teknoloji/">Beyin ve Sinir Cerrahisinde Teknoloji</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-ve-sinir-cerrahisinde-teknoloji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Cerrahide Nöronavigasyon</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/noronavigasyon/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/noronavigasyon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2022 11:41:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nöronavigasyon Günümüzde nöroşirurjinin tüm ameliyatlarında yüksek sağlık teknolojisinden yararlanıyoruz. Nöronavigasyon da ameliyathanede kullandığımız bu teknolojilerden biridir. Nöronavigasyon, beyin cerrahının ameliyat esnasında beynin sağlam doku ve sinirlerine zarar verme riskini minimize eder. Böylece cerrah, ameliyat bölgesine daha kolay ulaşır ve tümörü, damar yumağını vd. daha yüksek bir başarı oranıyla tedavi eder. Nöronavigasyon Nedir? Nöronavigasyon, beyin ve sinir cerrahisi ameliyatlarında kullanılan, ameliyata yardımcı bir yüksek teknolojidir. Nöronavigasyon, beyinde ulaşılması gereken noktaya bizi en kolay ve en doğru şekilde götüren bir teknolojidir. En kaba haliyle bunu “Google yol tarifleriyle” dahi benzetilebilir. Bunun yanı sıra örneğin bir beyin tümörü ameliyatında tümörün sınırlarını net bir biçimde gösterir. Böylece tümör iyi huyluysa tamamen temizlenmesi daha kolay olur. Kötü huylu bir tümör söz konusuysa da tümörün daha büyük bir kısmını kesmek mümkün olur, neticede beynin içinde daha küçük bir tümör parçası bırakılır. Bu da tedavinin sonraki aşamalarını (radyoterapi, kemoterapi) kolaylaştırır. Nöronavigasyon Nasıl Yapılır? Nöronavigasyon için hastaya ilave [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/noronavigasyon/">Beyin Cerrahide Nöronavigasyon</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Nöronavigasyon</h1>



<p>Günümüzde nöroşirurjinin tüm ameliyatlarında yüksek sağlık teknolojisinden yararlanıyoruz. Nöronavigasyon da ameliyathanede kullandığımız bu teknolojilerden biridir. <strong>Nöronavigasyon, beyin cerrahının ameliyat esnasında beynin sağlam doku ve sinirlerine zarar verme riskini minimize eder</strong>. Böylece cerrah, ameliyat bölgesine daha kolay ulaşır ve tümörü, damar yumağını vd. daha yüksek bir başarı oranıyla tedavi eder.</p>



<h2>Nöronavigasyon Nedir?</h2>



<p>Nöronavigasyon, beyin ve sinir cerrahisi ameliyatlarında kullanılan, ameliyata yardımcı bir yüksek teknolojidir. Nöronavigasyon, beyinde ulaşılması gereken noktaya bizi en kolay ve en doğru şekilde götüren bir teknolojidir. En kaba haliyle bunu “Google yol tarifleriyle” dahi benzetilebilir. Bunun yanı sıra örneğin bir <a href="/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin tümörü</a> ameliyatında tümörün sınırlarını net bir biçimde gösterir. Böylece tümör iyi huyluysa tamamen temizlenmesi daha kolay olur. Kötü huylu bir tümör söz konusuysa da tümörün daha büyük bir kısmını kesmek mümkün olur, neticede beynin içinde daha küçük bir tümör parçası bırakılır. Bu da tedavinin sonraki aşamalarını (radyoterapi, kemoterapi) kolaylaştırır.</p>



<h2>Nöronavigasyon Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Nöronavigasyon için hastaya ilave bir girişim, tetkik uygulanmaz. Ameliyat öncesi çekilen BT ve MR görüntüleri cihaza yüklenir. Cihaz bu görüntüleri 3 boyutlu hale getirir. Beynin haritasını çıkarır ve tümörün yerini beyin dokusundan ayırarak renkli olarak gösterir. Bu görüntüler mikroskoba veya endoskoba aktarılır. Cerrah beyne girdiği andan itibaren hedefi (tümör, kavernom, epileptik odak, AVM gibi) ve sinir dokularını görür ve manevralarını o doğrultuda yapar. Örneğin bu bir kötü huylu tümör ameliyatıysa tümörü bir miktar temizledikten sonra tümörün vaziyetine tekrar bakar ve devam edip etmemeye karar verir. Yine bu amaç için ameliyathanede Intra-Operatif MR görüntülemesine de başvurabilir.</p>



<h2>Hangi Beyin Ameliyatlarında Kullanılır?</h2>



<ul><li>Benign (iyi huylu) ve malign (kötü huylu) beyin tümörleri</li><li>Beyin kanaması</li><li>AVM (Arteriovenöz Malformasyon)</li><li>Kavernomlar</li><li>Trigeminal Nevralji cerrahisi (mikrovasküler dekompresyon)</li><li>Epilepsi cerrahisi</li><li>Parkinson</li><li>Omurga ve omuriliğe yapılan bazı müdahaleler</li></ul>



<p>Nöronavigasyon, kesin tanı için de cerraha yardımcı olabilir. Beyin tümörlerinin kesin tanısı için stereotaksik biyopsi yapılır. Özellikle derin yerleşimli tümörlerin kesin tanısında nöronavigasyondan yararlanmak mümkündür.</p>



<h2>Nöronavigasyonun Faydaları</h2>



<ul><li>Beynin sağlıklı dokularına ve kritik sinirlerine müdahale etme riskini en aza indirir/ müdahale etmemeyi mümkün kılar.</li><li>Tümörü tamamen ya da maksimum ölçüde çıkarmak mümkün olur.</li><li>Kafatasında açılan kesi yeri daha küçük olur.</li><li>Ameliyat süresi kısalır.</li><li>Kanama riski azalır.</li><li>Hasta daha erken taburcu olur.</li><li>Kesi yeri daha hızlı iyileşir.</li><li>Ameliyatta yaşanabilecek komplikasyonların riski azalır.</li></ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/noronavigasyon/">Beyin Cerrahide Nöronavigasyon</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/noronavigasyon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Baş Ağrısı</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/bas-agrisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/bas-agrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Dec 2021 14:52:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7734</guid>

					<description><![CDATA[<p>Baş Ağrısı Nedir? Çeşitleri ve Tedavileri Baş ağrısı toplumun neredeyse tüm bireyleri tarafından yaşam boyu en az bir kez deneyimlenen bir durumdur. Baş ağrısının onlarca farklı nedeni vardır. Kimi zaman bu nedenler ortaya konabilirken, kimi zamanda tespit edilemeyen nedenlerle baş ağrıyabilir. Baş ağrılarının çok küçük bir kısmında bir tıbbi tedavi gerekir. Çok daha nadir bir kısmı da cerrahiyle tedavi edilebilmesi gereken hastalıklardan kaynaklanır. Ancak şurası net ki baş ağrıları hayat kalitesini olumsuz etkiler. Odaklanmayı, iş yapmayı, yemek yemeyi, konuşmayı, düşünmeyi, uyumayı zorlaştırır. Baş ağrısı, genellikle başın belli bir bölümünde olur. Sıkıştırıcı ve zonklayıcı bir ağrı olarak tarif edilir. Yavaş yavaş artabileceği gibi birdenbire de başlayabilir. Dakikalar içinde geçebileceği gibi birkaç gün boyunca sürebilir. Bu haliyle baş ağrıları oldukça geniş bir yelpazede değerlendirilir. Baş ağrısı insanlık tarihi kadar eskidir. Baş ağrısına neden olan sinirler, hipotalamus ve beyin sapında bulunur. Buralar beynin en eski bölümleridir. Bu da bize insanoğlu var olduğundan beri [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/bas-agrisi/">Baş Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Baş Ağrısı Nedir? Çeşitleri ve Tedavileri</h1>



<p>Baş ağrısı toplumun neredeyse tüm bireyleri tarafından yaşam boyu en az bir kez deneyimlenen bir durumdur. Baş ağrısının onlarca farklı nedeni vardır. Kimi zaman bu nedenler ortaya konabilirken, kimi zamanda tespit edilemeyen nedenlerle baş ağrıyabilir. Baş ağrılarının çok küçük bir kısmında bir tıbbi tedavi gerekir. Çok daha nadir bir kısmı da cerrahiyle tedavi edilebilmesi gereken hastalıklardan kaynaklanır. Ancak şurası net ki baş ağrıları hayat kalitesini olumsuz etkiler. Odaklanmayı, iş yapmayı, yemek yemeyi, konuşmayı, düşünmeyi, uyumayı zorlaştırır.</p>



<p>Baş ağrısı, genellikle başın belli bir bölümünde olur. Sıkıştırıcı ve zonklayıcı bir ağrı olarak tarif edilir. Yavaş yavaş artabileceği gibi birdenbire de başlayabilir. Dakikalar içinde geçebileceği gibi birkaç gün boyunca sürebilir. Bu haliyle baş ağrıları oldukça geniş bir yelpazede değerlendirilir.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Baş ağrısı insanlık tarihi kadar eskidir. Baş ağrısına neden olan sinirler, hipotalamus ve beyin sapında bulunur. Buralar beynin en eski bölümleridir. Bu da bize insanoğlu var olduğundan beri baş ağrısının da var olabileceğini düşündürür.</em></strong></p>



<h2>Baş Ağrısı Nedir?</h2>



<p>Baş ağrısı, genellikle başın alın, şakak ve ense kısımlarında görülen bir ağrı çeşididir. Vücuttaki neredeyse tüm ağrılar omurilik yoluyla beyne iletilir. Ancak baş ağrısı doğrudan beynin kendisinden veya kafatasından kaynaklanır. Bu nedenle şiddetli bir baş ağrısı vücudumuzu kolaylıkla etkisi altına alır. Dinmedikçe de hareketlerimizi ve düşüncelerimizi ciddi manada kısıtlar.</p>



<p>Baş ağrısı tüm toplumlarda oldukça sık görülür. Aile hekimlerine başvuran 10 hastadan 1&#8217;inin, acile başvuran 10 hastadan 3’ünün ve nöroloji/beyin cerrahisi bölümlerinde başvuran her 3 hastadan 1&#8217;inin temel şikayetinin baş ağrısı olduğu öngörülmektedir. Ancak baş ağrılarının %95’ten fazla bir kısmı ciddi bir sağlık soruyla ilişkili değildir. Genellikle gelip geçicidir.</p>



<h2>Türleri</h2>



<p>Baş ağrılarını iki grupta toplamak mümkündür: birincil ve ikincil baş ağrıları. Birincil baş ağrıları, ağrının başlı başına kendisiyle ilişkilidir. Yani, baş ağrısına neden olan bir hastalık söz konusu değildir. Baş ağrısı sorunun kendisidir. Bu gerilim tipi bir baş ağrısı olabileceği gibi ağrı migrenden de kaynaklanabilir. Baş ağrılarının %90’dan fazlası birincil baş ağrılarıdır.</p>



<p>İkincil baş ağrıları ise vücuttaki bir sorunun, hastalığın baş ağrısına yol açmasıdır. Hipertansiyon, beyin tümörleri, grip, travmalar ikincil baş ağrısına örnektir.</p>



<h3>Birincil Baş Ağrıları</h3>



<p>Birincil baş ağrılarında ağrının kendisi başlı başına bir sorundur. Gerilim tipi baş ağrısı, migren, nevraljik baş ağrısı ve küme tipi baş ağrısı bu kapsama girmektedir.</p>



<h4>Gerilim Tipi</h4>



<p>Baş ağrılarından en sık görüleni gerilim tipi olandır. Beyinde bir hasar yoktur, görüntüleme yapılırsa beyinde bir anomali görülmez ve farklı nörolojik şikayetler söz konusu değildir. Peki, bu ağrı neden oluşur? Kesin bir nedeni olmasa da stres, yorgunluk, uykusuzluk, huzursuzluk, sinirlilik, aşırı gürültüye veya sese maruz kalma gibi durumların bu gerilim tipi baş ağrısına yol açabildiği bilinmektedir. Ağrı genelde alın ve/veya ensede olur. Baş bölgesinde bir basınç ve ağırlık hissi söz konusudur.</p>



<h5>Belirtileri</h5>



<ul><li>Kafada doluluk, alında veya şakaklarda basınç hissi</li><li>Baş bölgesinden devam ederek boyun ve omuza yayılma</li><li>Parlak ışık ve gürültüye karşı hassasiyet (Migrendeki kadar şiddetli değildir)</li></ul>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Gerilim tipi baş ağrısı bir hastalık değildir. Bu nedenle bir tedaviden söz etmek de mümkün olmaz. Ancak temiz hava alma, dinlenme, yürüyüşe çıkma, su tüketme gibi basit yollarla kendiliğinden geçebilir. Ağrı kesicilere de kısa sürede yanıt verir.</p>



<h4>Migren Tipi</h4>



<p>Migren, gerilim tipiyle karıştırılmakla birlikte çok daha farklı bir baş ağrısı çeşididir. En belirgin farkı ağrının daha şiddetli ve periyodik olmasıdır. Bu periyod haftada bir olabileceği gibi üç ayda bir de olabilir. Bulantı ve kusma da baş ağrısına eşlik eder. Kişi ışık ve sese karşı aşırı hassasiyet duyar.</p>



<h5>Belirtileri</h5>



<ul><li><em>Migren atağı gelmeden önceki belirtiler:</em> Kabızlık, huzursuzluk, boyun tutulması, sık esneme, dokunma hislerinde güçsüzlük, uyuşukluk, karıncalanma, konuşma ve görme bozuklukları</li><li><em>Migren atağı esnasındaki belirtiler:</em> 2-3 güne kadar sürebilen şiddetli ağrı, kafada zonklama, mide bulantısı, ışık-ses-dokunma hassasiyeti, baş dönmesi</li><li><em>Atak sonrası:</em> Bitkinlik, huzursuzluk, baş dönmesi, güçsüzlük… Bunların yanı sıra kişi kendini kısmen de olsa rahatlamış hisseder.</li></ul>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Migreni olan kişilerin hem kendileri hem de aileleri bu sorundan etkilenir. Yapılan bir çalışmaya göre migren hastalarının %67’sinde migrenin aile hayatına negatif etkileri olduğu izlenmiştir.</em></strong></p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Migren tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri, ağızdan alınan ilaçlar ve botoks uygulamaları kişiye ciddi yararlar sağlayabilmektedir. Migren tedavisi ve hasta takibi kişinin yaşına göre nöroloji veya çocuk nöroloji uzmanları tarafından yapılmaktadır.</p>



<h4>Küme Tipi</h4>



<p>Küme tipi ağrı, önceki iki ağrı türünden biraz daha farklıdır. Ağrı yanma ve saplanma şeklindedir. Genelde gözün arka kısmında olur. Buna bağlı göz yaşarması da görülebilir. Uykudan uyandıracak şekilde şiddetli olabilir. Kadınlarda daha çok görülür. Bahar aylarında daha yoğundur. Bu dönemde bir iki ay boyunca sürekli baş ağrısı olabilir.</p>



<h5>Belirtileri</h5>



<ul><li>Ağrı yüzün tek tarafındadır, kızarıklık ve gözyaşı olabilir.</li><li>Huzursuzluk hissi vardır.</li><li>Göz çevresinde şişlik, göz kapağında düşüklük olabilir.</li></ul>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Özellikle ağrının yoğun yaşandığı dönemlerde kullanılan ilaçlar ile ağrının şiddeti ve sayısı azaltılabilmektedir.</p>



<h4>Nevraljik Tipi</h4>



<p>Nevraljik tip ağrı diğer baş ağrılarından çok daha farklı bir yerdedir. Aniden yaşanan bir elektrik çarpması gibidir. Kafatasındaki sinirlerin gerilmesi, dış bir unsurdan etkilenmesi, üzerinde bir bası olması nevraljik ağrıya neden olabilir. Genellikle tek taraflı, kafanın arka kısmında, ensede ve şakakta olur. Oksipital nevralji ve <a href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/">trigeminal nevralji</a> en bilinen nevraljik ağrılardır.</p>



<h5>Belirtileri</h5>



<ul><li>Ani ve şiddetli ağrı</li><li>Nöbet geçirme, konuşma zorluğu, ense sertliği, kusma gibi semptomlar</li></ul>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Nevraljik baş ağrıları oldukça şiddetli olabilir. Bu yüzden mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Epilepsi tedavisinde de kullanılan ağızdan alınan ilaçlara başvurulur. Ancak hastaların bir bölümünde ilaç tedavisi bir sonuç vermez, verse de zaman içinde ağrılar yeniden ortaya çıkar. Bu durumda beyin ve sinir cerrahisi hekimlerince cerrahi veya girişimsel tedavi uygulamak gerekebilir.</p>



<h3>İkincil Baş Ağrıları</h3>



<p>İkincil grup baş ağrıları, hastanın mevcut bir hastalığının sonucu olarak ortaya çıkar. Örneğin, kişi grip olmuştur burnu akıyordur bunun yanı sıra bir de başı ağrıyordur. Bu durumda grip vücudu terk ederken baş ağrısı da yok olur. Ancak ikincil baş ağrıları geniş bir yelpazede değerlendirilir. Hipertansiyon, beyin tümörleri, kafa travmaları gibi önemli ve tedavi edilmesi gereken hastalıkların bir semptomu olarak da baş ağrısı ortaya çıkabilir. İkincil tip baş ağrıları, tüm baş ağrılarının yaklaşık %10’unu oluşturur. Baş ağrısına en sık neden olan hastalıklar hangileridir?</p>



<h4>Alerjik Baş Ağrısı</h4>



<p>Alerjik bünyeli çocuklarda ve yetişkinlerde, alerjik reaksiyonla birlikte baş ağrıları ortaya çıkabilmektedir. Alerjiler çocukluk çağında daha sık görüldüğü için grip, nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarını alan çocuklarda diğer semptomların yanı sıra baş ağrısı da görülür. Baş ağrısı en çok da sinüzit durumunda olur. Sinüzit, burun çevresindeki kemiklerin içinde bulunan hava kanallarının iltihaplanmasıdır. Sinüzitin neden olduğu baş ağrısı, gözlerin arka kısmında ve alında toplanır.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Sinüzitin veya başka bir alerjik reaksiyonun tedavi edilmesi ile baş ağrıları da ortadan kalkar. Sinüzit ilaç tedavisiyle giderilebilir. Bazı olgularda ise cerrahi gerekebilir. Hastalar tedavi için aile hekimlerine ve kulak burun boğaz uzmanlarına başvurabilir.</p>



<h4>Hormonal Baş Ağrıları</h4>



<p>Kadınlarda görülen hormonal değişiklikler baş ağrısını tetikler. Regl ve gebelik süreçlerinde baş ağrısı ortaya çıkabilir. Bunun nedeni östrojen seviyesindeki değişmelerdir. Östrojen hormonu beyinde bulunan hipofiz bezinden salgılanır. Böylece, baş ağrısı ve östrojen hormonu arasındaki ilişki rahatlıkla kurulabilir.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Regl ve gebelik kadınların doğal sürecidir. Bu nedenle hormon değişikliklerine bağlı baş ağrılarında bir tedaviden bahsetmek mümkün değildir. Regl sürecinde yaşanan baş ağrıları için ağrı kesici ilaçlar faydalı olabilir. Gebelikte yaşanan baş ağrılarında ise ağrı kesici kullanımında dikkatli olmak gerekir. Gebeliğinizi takip eden kadın hastalıkları ve doğum uzmanı en doğru yönlendirmeyi yapacaktır.</p>



<h4>Hipertansiyona Bağlı Baş Ağrısı</h4>



<p>İkincil baş ağrılarında endişe etmemize yol açan bir durumdur. Hipetansiyon baş ağrısına neden olmuştur. Ağrının nedeni tansiyonun bir anda dramatik olarak yükselmesidir. Baş ağrısı hipertansiyon nedenliyse çarpıntı, uyuşukluk, burun kanaması, göğüs ağrısı veya nefes darlığı gibi semptomlar da ortaya çıkar.&nbsp; Ağrı kafa hareketleriyle birlikte şiddetlenir.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Hipertansiyon ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alındıktan sonra, baş ağrıları da kendiliğinden azalır/kaybolur.</p>



<h4>Travmalar</h4>



<p>Yaşanan bir travmadan sonra da baş ağrıları görülebilir. Trafik kazaları, düşme, yaralanma gibi durumlar sonrası baş ağrısı olabilir. Bu ağrılar birkaç ay boyunca devam edebilir. Yapılan görüntülemelerle kafatasının ve beynin bir hasar alıp almadığı kontrol edilir.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Travma sonrası beyinde bir hasar varsa, kafatasında çatlak meydana geldiyse, beyinde kanama oluştuysa gerekli tedavinin beyin cerrahı tarafından yapılması gerekir.&nbsp;</p>



<h4>Beyin Tümörleri</h4>



<p>Başı ağrıyan kişilerin en korktuğu senaryo beyinde bir tümör olmasıdır. Ancak baş ağrısıyla hekime başvuran kişilerin çok az bir kısmında beyin tümörlerine rastlanır. Beyin tümörleri nedeniyle oluşan baş ağrıları kafatasında ciddi basınç yaratır. Bu da şiddetli bir ağrıya sebep olur. Bu, ağrı kesicilere cevap vermeyen, bitmeyen, sabah akşam devam eden bir ağrıdır. Öksürme ve hapşırma durumunda beyindeki basıncın artmasıyla birlikte ağrı da artar.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Beyin tümörleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi ile tedavi edilebilir. İyi huylu tümörler cerrahi ile tamamen vücut dışına çıkarılabilir. Kötü huylu tümörlerde ise cerrahinin yanı sıra diğer tedavi seçeneklerinden de yararlanılır. Tümörün tedavi edilmesiyle baş ağrıları da ortadan kalkar.</p>



<p><a href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru/">Beyin tümörleri hakkında detaylı bilgi için tıklayınız</a></p>



<h4>Anevrizmalar</h4>



<p>Anevrizmalar, beynin içinde oluşan küçük, tehlikeli baloncuklardır.&nbsp; Anevrizmalar genelde belirti vermez. Verdiğindeyse bu belirti genelde sıradan bir baş ağrısı gibidir. Ağrı gözün arka kısımlarındadır. Ancak anevrizma asıl belirtiyi patladığı esnada verir. Beyindeki bu baloncuk patlayarak beyin kanamasına neden olabilir. Bu durumda beyinde bomba patlaması gibi bir baş ağrısı ortaya çıkar.</p>



<h5>Tedavi</h5>



<p>Patlayan anevrizmaların acilen tedavi edilmesi gerekir. Anevrizma patlamadan tesadüfen bulunduysa da yine cerrahi tedavisi düşünülebilir.</p>



<h4>Kafeine Bağlı Baş Ağrısı</h4>



<p>Kahve tüketmeyi seven kişilerin başı ağrıdığında en sık sorduğu iki sorudur: <strong><em>başım ağrıyor kahve tüketsem geçer mi? </em></strong><em>ve<strong> başım ağrıyor acaba çok mu kahve içtim? </strong></em>Aşırı kahve tüketimi baş ağrısına neden olabilir. Kişide migren de varsa baş ağrısının ortaya çıkma riski artar. Uzun yıllar her gün kahve içen birisi de kahveyi bıraktığında kısa bir süre baş ağrılarından mustarip olabilir. Ancak bunların hepsi kısa süre içinde gerekli önlemler alındığında kendiliğinden geçen ağrılardır.</p>



<h4>Yorgunlukla Gelen Baş Ağrısı</h4>



<p>Yoğun fiziksel aktivite baş ağrısına neden olabilir. Aşırı ağırlık kaldırma ya da cinsel ilişki sonrası bu ağrı türü görülebilir. Kafatasının içindeki kan akışı arttığı için basınç hissi ve zonklamayla kendini hissettirir. Kısa sürelidir. Kişinin istirahat etmesi ve kalp ritminin normale dönmesi ile ağrı da kaybolur.</p>



<h2>Hangi Baş Ağrılarında Doktora Gitmeliyim?</h2>



<ul><li>Baş ağrısı 2 günden uzun bir süredir varsa</li><li>Artarak devam ediyorsa</li><li>Ayın yarısından fazlası hafif de olsa baş ağrısıyla geçiyorsa</li><li>Baş ağrısı bir anda, bomba patlarcasına ortaya çıktıysa</li><li>Baş ağrısına farklı semptomlar eşlik ediyorsa (görme bozuklukları, bulantı, kusma, davranış bozuklukları vd.)</li></ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/bas-agrisi/">Baş Ağrısı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/bas-agrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kafa Travması</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/kafa-travmasi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/kafa-travmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2021 13:35:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7571</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kafa Travması Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Kafa travması kafaya alınan şiddetli darbeler sonucu oluşabilen bir durumdur. Trafik kazası, kavga, yüksekten düşme gibi olaylar kafa travmasına neden olabilir. Travmanın şiddetine göre kafa derisinde şişme, morarma, kanama, kafatasında kırılma veya beyin kanaması meydana gelebilir. Sadece kafaya alınan darbeler değil burun, göz gibi yüzün diğer kısımlarına alınan darbeler de kafa travmasına yol açabilir. Kafa travması geçiren kişi olayın öncesini, sonrasını ve nasıl gerçekleştiğini hatırlamakta güçlük çekebilir. Uykuya meyledebilir. Bu tür hastalara acil tıbbi müdahale gerekir. Bu nedenle en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeleri gerekir. Kafa Travması Nedir? Kafaya alınan sert bir darbe, yaralanma, kaza vs. sonucu ortaya çıkan travmatik olgular kafa travması olarak adlandırılır. Kafa travmaları, vücutta meydana gelen tüm travmalar içinde en çok görülenidir. Ölümcül trafik kazalarının ortalama dörtte üçünde kafa travması söz konusudur. Travma farklı ölçülerde görülebilir: hafif, orta şiddetli ve şiddetli. Travmanın şiddetine göre hastada görülen bulgular ve travmanın sonuçları değişiklik [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kafa-travmasi/">Kafa Travması</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Kafa Travması Nedir? Belirtileri ve Tedavisi</h1>



<p>Kafa travması kafaya alınan şiddetli darbeler sonucu oluşabilen bir durumdur. Trafik kazası, kavga, yüksekten düşme gibi olaylar kafa travmasına neden olabilir. Travmanın şiddetine göre kafa derisinde şişme, morarma, kanama, kafatasında kırılma veya <a href="/beyin-kanamasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin kanaması</a> meydana gelebilir. Sadece kafaya alınan darbeler değil burun, göz gibi yüzün diğer kısımlarına alınan darbeler de kafa travmasına yol açabilir. Kafa travması geçiren kişi olayın öncesini, sonrasını ve nasıl gerçekleştiğini hatırlamakta güçlük çekebilir. Uykuya meyledebilir. Bu tür hastalara acil tıbbi müdahale gerekir. Bu nedenle en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeleri gerekir.</p>



<h2>Kafa Travması Nedir?</h2>



<p>Kafaya alınan sert bir darbe, yaralanma, kaza vs. sonucu ortaya çıkan travmatik olgular kafa travması olarak adlandırılır. Kafa travmaları, vücutta meydana gelen tüm travmalar içinde en çok görülenidir. Ölümcül trafik kazalarının ortalama dörtte üçünde kafa travması söz konusudur. Travma farklı ölçülerde görülebilir: hafif, orta şiddetli ve şiddetli. Travmanın şiddetine göre hastada görülen bulgular ve travmanın sonuçları değişiklik gösterir. Kafa travması sonucunda kişiler iş göremeyecek durumda veya bakıma muhtaç bir şekilde hayatlarını devam ettirmek zorunda kalabilirler. Bu haliyle de kafa travmalarına bağlı iş gücü kayıpları kanser ve kalp hastalıklarının toplamından fazladır.</p>



<h2>Türleri</h2>



<p>Kafa travmasına neden olan olayın şiddetine göre olgular hafif, orta şiddetli veya şiddetli olarak değerlendirilir.</p>



<h3>Hafif Kafa Travması</h3>



<p>Literatürde belirtilen ve bizim de İ.Ü İstanbul Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi kliniğimizde deneyimlediğimiz kafa travmalarının büyük bir kısmı (yaklaşık %80) hafif travmalardır. Bu tür hastalarda farklı bir senaryo mevcut değilse can kaybı olmaz. Ancak sakatlık riski söz konusudur. Ortalama her on hastadan birinde ölçüsü değişmekle birlikte sakatlık oluşabilir.</p>



<h4>Hafif Kafa Travması Belirtileri</h4>



<ul><li>Kısa süreli bilinç kaybı</li><li>Baş ağrısı</li><li>Kafa karışıklığı, bitkinlik hissi</li><li>Baş dönmesi</li><li>Bulanık görme, göz yorgunluğu</li><li>Kulak çınlaması</li><li>Ağızda kötü bir tat</li><li>Uyku düzeninde bozulma</li><li>Davranışlarda ya da ruh halinde değişiklikler (özellikle beynin ön lobu hasar görmüşse)</li></ul>



<h3>Orta Şiddetli Kafa Travması</h3>



<p>Orta şiddetli olgular tüm kafa travmalarının %10&#8217;unu kapsar. Bu tür olguların ortalama %7&#8217;si ölümle sonuçlanır. Hastaların yarısından fazlasında travmalar sakatlığa yol açar.</p>



<h4>Orta Şiddetli Kafa Travması Belirtileri</h4>



<p>Hafif kafa travmasındaki tüm bulgular orta şiddetli kafa travmasında da görülebilir. Karşılaştığımız diğer semptomlar ise şöyledir:</p>



<ul><li>Kötüleşen, geçmeyen baş ağrıları</li><li>Tekrarlayan kusma, bulantı</li><li>Uykuya meyil, uyanamama</li><li>Göz bebeklerde genişleme</li><li>Konuşma güçlüğü</li><li>Kol ve bacaklarda his kaybı, güçsüzlük, dengesizlik</li></ul>



<h3>Şiddetli Kafa Travması</h3>



<p>Tüm kafa travmalarının ortalama %10&#8217;u şiddetli travmalardır. Bu tür travmaların neredeyse tamamı ya ölümle (yarısından fazlası) ya da ciddi bir sakatlıkla sonuçlanır. Hastaların birçoğu hastaneye ulaşmadan ya da olay yerinde yaşamını yitirmiş olur.</p>



<h4>Şiddetli Kafa Travması Belirtileri</h4>



<p>Hafif ve orta şiddetli kafa travmalarında görülen tüm bulgular yoğunluğunu artırarak şiddetli kafa travmasında da görülür.</p>



<h2>Kafa Travması Belirtileri Nedir?</h2>



<p>Yukarıda belirttiğimiz gibi kafa travmasının şiddetine göre birçok farklı belirti ortaya çıkabilir. Kafa travmalarında en sık karşılaştığımız belirtiler şöyledir:</p>



<ul><li>Bilinç kaybı ya da bulanıklığı</li><li>Görüş kabiliyetinde düşme (bulanıklaşma)</li><li>Denge kaybı, baş dönmesi ve/veya baş ağrısı</li><li>Kulaktan kan veya saydam bir sıvı gelmesi, bu sıvı burundan da gelebilir.</li></ul>



<h2>Tanı</h2>



<p>Travma kanamaya yol açtıysa ya da kafatasında bir kırık oluştuysa acil tıbbi tedavi gerekir. Bunu anlamak için ise görüntüleme teknolojisine başvurulur. Fiziksel muayenenin ardından radyografi, BT ve MR gibi teknolojilerden yararlanarak hastanın kesin tanısı konur. Tedavi planlanır.</p>



<h2>Neden Olur?</h2>



<p>Kafa travmasına en sık neden olan durum geçirilen trafik kazalarıdır. 15-24 yaş arası erkeklerde daha çok görülmektedir. Otomobil ve motorsiklet kazaları bu yaş grubunu riske açık hale getirir. Ayrıca 75 yaş üzeri bireylerde de düşmeye bağlı travma oluşabilir. 1 yaş altı bebeklerde ise fiziksel şiddete bağlı travma oluşabilir. Okul öncesi çocuklarında düşme, okul çağı çocuklarında ise bisikletli yaralanmalar kafa travmasına neden olabilir.</p>



<p>Kafa travmasına yol açan durumlar:</p>



<ul><li>Trafik kazaları</li><li>Düşmeler</li><li>Spor yaralanmaları</li><li>İş kazaları</li><li>Şiddet olayları</li><li>Çocuk istismarı</li><li>Asker, polis ve güvenlik işinde çalışanlarda kurşun yaralanmaları</li></ul>



<h2>Tedavi</h2>



<p>Kafa travmasında kişinin yalnızca kafa derisinde şişme, morarma görülebileceği gibi travma kemik kırıklarına veya beyin kanamasına da neden olabilir.</p>



<p>Kafatasında oluşan kırıkların farklı türleri vardır: lineer kırık, çökme kırığı, açık kırık, açık çökme kırığı, kafa tabanı kırıkları. Bu kırıklar beyne bası yapabilir, ameliyat ile kırığın tedavi edilmesi gerekir. Neticede beyin kanaması oluşabilir. Bunlar epidural ve subdural kanamalardır. Bu kanamaların da tespit edildiği anda tedavi edilmesi, beyindeki kanın dışarı boşaltılması gerekir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kafa-travmasi/">Kafa Travması</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/en">Prof. Yavuz Aras</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/kafa-travmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
