<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<atom:link href="https://dryavuzaras.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dryavuzaras.com/</link>
	<description>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Aras İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde hizmet vermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Feb 2026 19:04:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.13</generator>

<image>
	<url>https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2021/06/cropped-1-32x32.png</url>
	<title>Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<link>https://dryavuzaras.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/kapali-bel-fitigi-ameliyati/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/kapali-bel-fitigi-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2026 09:51:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Omurga Cerrahisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Bel fıtığı tedavisinde elimizdeki en önemli seçeneklerden biri cerrahidir. Çok uzun yıllardır bel fıtığı ameliyatı ameliyat mikroskobu ile yapılırken, son yıllarda tıp teknolojisinde ve özellikle de endoskop kullanımındaki gelişmelerle, bel fıtığı ameliyatlarında da endoskop kullanılabilir olmuştur. Endoskop ile hastanın vücudunda 1 cm’den dahi küçük bir kesi yeri açılarak bel fıtığı ameliyatının yapılması mümkün olmuştur. Bu haliyle de kapalı bel fıtığı ameliyatı olarak da sıklıkla ifade edilmektedir. Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Nedir? Kapalı bel fıtığı ameliyatı, omurgadaki ilgili bölgeye ulaşmak için ciltte yalnızca 6-7 mm’lik bir kesi yeri açılarak işlemin yapılmasını içerir. Bu kesi yerinin oldukça küçük olması nedeniyle de bu işlem tam kapalı bel fıtığı ameliyatı olarak isimlendirilir. İşlem ilgili kesiden cerrahi enstrümanlar, kamera ve ışık kaynağının fıtık üzerinde konumlandırılmasını ve ameliyatın gerçekleştirilmesini kapsar. İşlemin en öne çıkan yanı neredeyse her zaman 1 saatin altında tamamlanabiliyor olması, hastanın hızlıca hastaneden taburcu olabilmesi ve günlük yaşama [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kapali-bel-fitigi-ameliyati/">Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı</h1>



<p>Bel fıtığı tedavisinde elimizdeki en önemli seçeneklerden biri cerrahidir. Çok uzun yıllardır bel fıtığı ameliyatı <em>ameliyat mikroskobu</em> ile yapılırken, son yıllarda tıp teknolojisinde ve özellikle de endoskop kullanımındaki gelişmelerle, bel fıtığı ameliyatlarında da endoskop kullanılabilir olmuştur. Endoskop ile hastanın vücudunda 1 cm’den dahi küçük bir kesi yeri açılarak bel fıtığı ameliyatının yapılması mümkün olmuştur. Bu haliyle de kapalı bel fıtığı ameliyatı olarak da sıklıkla ifade edilmektedir.</p>



<h2>Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Nedir?</h2>



<p>Kapalı bel fıtığı ameliyatı, omurgadaki ilgili bölgeye ulaşmak için ciltte yalnızca 6-7 mm’lik bir kesi yeri açılarak işlemin yapılmasını içerir. Bu kesi yerinin oldukça küçük olması nedeniyle de bu işlem tam kapalı bel fıtığı ameliyatı olarak isimlendirilir. İşlem ilgili kesiden cerrahi enstrümanlar, kamera ve ışık kaynağının fıtık üzerinde konumlandırılmasını ve ameliyatın gerçekleştirilmesini kapsar. İşlemin en öne çıkan yanı neredeyse her zaman 1 saatin altında tamamlanabiliyor olması, hastanın hızlıca hastaneden taburcu olabilmesi ve günlük yaşama neredeyse hemen adapte olabilmesidir.</p>



<p>Tüm bel fıtığı hastalarının aslında çok az bir kısmı ameliyata ihtiyaç duyar. Bu oran genel olarak yüzde 2 ila 3 olarak bildirilir. Ameliyat için en önemli endikasyonlar arasında bacağa vuran ağrı, kuvvet kaybı, sinir basısı, idrar yapmakla ilgili şikayetler yer alır.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Bel fıtığı ameliyatına karar verilen her hastada endoskopik yani tam kapalı yöntem tercih edilebilir.</em></strong></p>



<h2>Bel Fıtığı Tedavisinde Seçenekler</h2>



<p>Bel fıtığı tedavisinde elimizde temelde üç seçenek mevcut; yaşam tarzı değişiklikleriyle hastalığı yönetmek, cerrahi dışı müdahalelerle hastanın iyilik halini artırmak, cerrahi ile sorunu yapısal olarak çözmek. Her hastanın kendi özel durumuna göre bu seçeneklerden biri veya birkaçı değerlendirilir, uygulanır. Nihayetinde mümkünse her zaman daha az girişimsel uygulama ile hastaya şifa verilmeye çalışılır. Ancak bir grup hastada kesinlikle cerrahiye ihtiyaç duyulması da gerekir. Tüm bu uygulamalarla amacımız, hastanın hareketliliği artırmak ve ağrılarını mümkün olduğunca dindirmektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img width="1024" height="341" src="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3-1024x341.jpg" alt="kapalı bel fıtığı ameliyatı" class="wp-image-8701" srcset="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3-1024x341.jpg 1024w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3-300x100.jpg 300w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3-768x256.jpg 768w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3-125x42.jpg 125w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2026/02/Adsiz-tasarim-3.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption>kapalı bel fıtığı ameliyatı</figcaption></figure>



<h2>Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Avantajları</h2>



<p>Kesi yerinin küçük olması, endoskopun hassas çalışma becerisi ve ameliyatın kısa bir sürede tamamlanabiliyor olması, endoskopik tam kapalı bel fıtığı ameliyatının hasta yararına çeşitli avantajlar sunabilmesine olanak tanır. Bunlar nelerdir?</p>



<ul><li>Hastada daha küçük bir kesi yeri yapıldığı için daha az enfeksiyon ve kanama riski</li><li>Fıtığı ulaşmak için kesilen dokuların çok daha küçük olması nedeniyle ameliyat sonrası daha az kas ağrısı ve daha az hareket kısıtlılığı</li><li>1-2 gün içinde taburcu olma ve taburculuk sonrası, 1 hafta kadar da ev istirahatinin ardından sosyal yaşama dönme</li></ul>



<h2>Nasıl Yapılır?</h2>



<p>İşlem, ameliyathane ortamında, genel olarak da genel anestezi altında yapılır. Fıtığın bulunduğu bölgeden küçük bir kesi yeri açılır. Endoskop, ışık kaynağı, kamera yerleştirilir. Fıtığa ulaşılır. Fıtıklaşmış disk dokusu çıkarılır/temizlenir. Endoskopun sağladığı hassas çalışma imkanı sayesinde, kemik çıkarmaya çoğu zaman gerek kalmaz ve kaslar arasından geçerek fıtığa ulaşılarak, işlem yapılır.</p>



<h2>Ameliyat Sonrası Süreç</h2>



<p>Endoskopik, tam kapalı bel fıtığı ameliyatının öne çıkan yanı ameliyat sonrası süreçte hastalara sağladığı konfordur. Hastanın daha az ağrısı olur, daha hızlı sosyal yaşama döner. Hareketliliğine daha çabuk kavuşur. Tabii ki, ağrı kaldırmak, beli zorlamak bu hastalar için kaçınılması gereken eylemlerdir. Omurga kaslarını kuvvetlendirecek egzersizlere önem verilmesi kritiktir. Kilo almamaya dikkat etmek de bu süreçte değerlidir.</p>



<h2>Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Kapalı fıtık ameliyatı hastalar ve yakınları tarafından merak edilen bir prosedürdür. Bunun nedeni şüphesiz bel fıtığının sık görülen bir rahatsızlık olması ve bu hastalığın böyle bir tedavi ile vücutta bir kesi yeri açmadan iyileştirilebilir olması umududur. Peki, kapalı bel fıtığı ameliyatı hakkında en sık sorulan sorular nelerdir?</p>



<h3>Kapalı bel fıtığı ameliyatı nasıl yapılır?</h3>



<p>Ameliyat endoskop adı verilen cerrahi enstrüman ile yapılır. Hastanın sırt bölgesinde 1 cm’den daha küçük bir kesi yerinden endoskop fıtıklaşmış disk dokusuna ilerletilir. Diskin fıtıklaşmış bölümü temizlenir. İşlem ameliyathanede ve genel anestezi altında yapılır.</p>



<h3>Kaç günde iyileşir?</h3>



<p>Ameliyat çok küçük bir kesiden yapılır ve işlem boyunca doku hasarı riski böylece en aza indirilir. Hasta ameliyattan sonra bir ya da iki gün hastanede kalır. Genellikle bir haftalık da bir istirahat önerilir. Sonrasında günlük yaşama dönmek mümkündür.</p>



<h3>Bel fıtığı ameliyatı riskli mi?</h3>



<p>Günümüzde bel fıtığı ameliyatları yüksek hassasiyet ile oldukça güvenli bir şekilde yapılabilmektedir.</p>



<h3>Kapalı fıtık ameliyatı kaç saat sürüyor?</h3>



<p>Ameliyat genellikle bir saat içinde tamamlanır. Hastanın ameliyattan önce anestezi verilmesi, uyuması ve ameliyattan sonra anestezinin etkisinin geçmesi ve uyanması ile birlikte toplam süre iki saati bulabilir.</p>



<h3>Açık ve kapalı ameliyat farkı nedir?</h3>



<p>Günümüzde açık bel fıtığı ameliyatı pek yaygın değil. En sık uygulanan yaklaşım ise mikrocerrahi ile bu ameliyatın yapılması. Mikrocerrahi de oldukça küçük bir kesi yerinden yapılır. Ortalama 3 cm’lik bir kesi yeri açılır hastanın cildinde. Endoskopik yöntemde ise bu ebat 1 cm’e kadar iner. Bu fark, ameliyat sonrasında daha hızlı iyileşme, daha az ağrı gibi avantajlar sunabilir hastaya.</p>



<h3>En iyi bel fıtığı ameliyatı hangisi?</h3>



<p>Günümüzde bel fıtığı ameliyatı olarak iki temel seçenek var; ameliyat mikroskobu ile ameliyatı yapmak ya da endoskop ile ameliyatı yapmak. Bu iki yaklaşım ile de fıtık tedavi edilebilir. Ameliyatın başarı olarak iki yöntem arasında belirgin farklılıklar olduğunu söylemek pek mümkün değil. Ancak endoskopun daha hassas oluşu ile birlikte daha az doku hasarı ile ameliyat yapılabilir. Bu da endoskopik bel fıtığı ameliyatının en önemli avantajıdır. </p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/kapali-bel-fitigi-ameliyati/">Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/kapali-bel-fitigi-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 07:36:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8694</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Detay Tüm kanserler arasında beyin tümörleri görece az görülenlerden biri olsa da, hasta ve yakınları üzerinde önemli bir kaygı yaratabilir. Hastalığın tanısında, tedavisinde ve takibinde bilinmesi gereken 5 detay nedir? Semptomları yakalamak Beyin tümörü çok net belirtiler vermez. Ancak şüphelenecek bazı semptomlar mevcut. Geçmeyen baş ağrıları, kusma, nöbet, davranış değişiklikleri, görme problemleri gibi bir dizi farklı şikayet beyin tümöründen şüphelenmemize neden olabilir. Erken aşamada hekime başvurup her şeyin yolunda gittiğinden emin olmakta yarar var. Tecrübe ve sınırları bilmek Güzel bir söz var. İyi cerrah, yapabilecekleri kadar yapamayacaklarını da bilendir diye… Konu beyin tümörü olduğunda bu söz kritik bir öneme sahiptir. Özellikle beynin kendi dokusuyla ilişkili tümörlerde. Bazı beyin tümörlerinde tümör ve beyin arasında belirgin bir sınır bulunmaz. Bu iki yapı iç içe geçebilir. Bu durumda güvenli alanda kalarak mümkün olduğunca tümör çıkarmayı hedefleriz. Dengeyi bulmak önemlidir. Örneğin, çok az bir tümör çıkarıp ameliyatı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Detay</h1>



<p>Tüm kanserler arasında beyin tümörleri görece az görülenlerden biri olsa da, hasta ve yakınları üzerinde önemli bir kaygı yaratabilir. Hastalığın tanısında, tedavisinde ve takibinde bilinmesi gereken 5 detay nedir?</p>



<h2>Semptomları yakalamak</h2>



<p>Beyin tümörü çok net belirtiler vermez. Ancak şüphelenecek bazı semptomlar mevcut. Geçmeyen baş ağrıları, kusma, nöbet, davranış değişiklikleri, görme problemleri gibi bir dizi farklı şikayet beyin tümöründen şüphelenmemize neden olabilir. Erken aşamada hekime başvurup her şeyin yolunda gittiğinden emin olmakta yarar var.</p>



<h2>Tecrübe ve sınırları bilmek</h2>



<p>Güzel bir söz var. İyi cerrah, yapabilecekleri kadar yapamayacaklarını da bilendir diye… Konu beyin tümörü olduğunda bu söz kritik bir öneme sahiptir. Özellikle beynin kendi dokusuyla ilişkili tümörlerde. Bazı beyin tümörlerinde tümör ve beyin arasında belirgin bir sınır bulunmaz. Bu iki yapı iç içe geçebilir. Bu durumda güvenli alanda kalarak mümkün olduğunca tümör çıkarmayı hedefleriz. Dengeyi bulmak önemlidir. Örneğin, çok az bir tümör çıkarıp ameliyatı sonlandırdığınızda hastanın sorununu çözmemiş olursunuz. Öte yandan agresif davranıp tümörü sonuna kadar çıkarmayı hedeflediğinizde ise, hastada fonksiyon kayıpları olabileceği gibi, ciddi bir kanama nedeniyle yaşam kaybı dahi söz konusu olabilir. Peki, burada yapılması gereken nedir? Aslında tüm süreci titizlikle yürütmek&#8230; Doğru tanı, doğru planlama ile özen ve sabırla gerçekleştirilen bir <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ameliyat</a>.</p>



<h2>Teknolojik gelişmeler sayesinde daha başarılı ameliyatlar yapmak mümkün</h2>



<p>Günümüzde beyin tümörlerinin hem tanısında hem tedavisinde çok önemli teknolojik gelişmeler var. 3 Tesla MR cihazlarının sağladığı yüksek görüntü kalitesi sayesinde çok daha net tanılar koymak mümkün. Tedavide ise ameliyatı yaparken kullandığımız ana enstrümanlar olan mikroskop ve endoskoptaki gelişmelerin yanı sıra ameliyat esnasında kullanılabilen nöronavigasyon, nöromonitorizasyon ve intraoperatif görüntülemeler ile daha başarılı operasyonlar yapmak mümkün hale geldi.</p>



<h2>Cerrahiye alternatif ve cerrahiyi destekleyici tedaviler var</h2>



<p>Bir beyin tümörünü tedavi etmenin en kalıcı yöntemi onu olduğu yerden tamamen çıkarmaktır. Ancak bu bazen fazla risklidir, bazense mümkün değildir. Bu durumda radyocerrahi ve radyoterapi tedavileri gündeme gelir. Örneğin, beyindeki işitme ve denge sinirinden köken olan akustik nöronomların tedavisinde Gamma Knife cihazı ile çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Yine birçok tümörde cerrahi sonrası Gamma Knife ile tümörü ışınlayarak sonuçlar iyileştirilebilir. Çok sayıda tümörün olduğu olgularda ise geleneksel radyoterapi cihazları ile tüm beyin radyoterapisi değerlendirilir. Bunların yanı sıra sistemik tedavilerdeki gelişmelerden beyin tümörleri de yararlanmaktadır. Kemoterapinin yanı sıra, akıllı ilaçlar ve hedefe yönelik ilaçlar da beyin tümörü tedavisine katkıda bulunma potansiyeline sahiptir.</p>



<h2>Nüks Riskini Atlamamak</h2>



<p>Bir cerrah olarak beyindeki tümörü ne kadar güzel temizleseniz de, hasta da üzerine düşeni ne kadar layıkıyla yapsa da, bir kez tümör oluşmuş bir beyinde tekrar tümör oluşabilir. Bu riski azaltmak için bazen primer cerrahiden sonra ışın tedavisi düşünülür. Burada nüksü erken aşamada yakalamak önemlidir. Böylece örneğin Gamma Knife ile bu tümör kolayca tedavi edilebilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Nedir</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 12:41:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi Nedir Epilepsi ya da sara hastalığı en basit tanımıyla beyinde anormal elektriksel aktivitelerin meydana gelip nöbet tablosunun ortaya çıkmasıdır. Hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülebilir. Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide izlenen yaygın bir hastalıktır. Dünyada 60 milyondan fazla insanı etkileyen bir sağlık problemidir. Dalgın bakışlar gibi masum semptomlar ile ilk aşamada kendini gösterebileceği gibi bazı kişilerde yoğun nöbet ataklarıyla da izlenebilir. Epilepsinin yönetilmesi/tedavi edilmesi oldukça kritik&#8230; Zira her nöbet beyne zarar verme potansiyeli taşır ve bu nedenle de erken aşamada bu nöbetlerin önüne geçmek gerekir. Epilepsi tedavisinde temel yaklaşım nöroloji uzmanları tarafından reçete edilen ilaçlardır. Dirençli olgularda, ilaçlarla hastalığın yönetilemediği hastalarda cerrahi yaklaşım gündeme gelir. En nihayetinde eldeki tüm tedavilerle hastaya mümkünse nöbetsiz bir yaşam sunulmaya çalışılır. Epilepsi Şüphesi Epilepsinin en net tablosu, insanların epilepsi dendiğinde ilk akla gelen görsel yerde yatan, ağzından köpükler gelen, bilinci kaybolmuş, vücudu kaskatı kesilmiş bir bireydir. Bu ciddi bir epilepsi atağıdır. Ancak her nöbet [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/">Epilepsi Nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Epilepsi Nedir</h1>



<p>Epilepsi ya da sara hastalığı en basit tanımıyla beyinde anormal elektriksel aktivitelerin meydana gelip nöbet tablosunun ortaya çıkmasıdır. Hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülebilir. Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide izlenen yaygın bir hastalıktır. Dünyada 60 milyondan fazla insanı etkileyen bir sağlık problemidir. Dalgın bakışlar gibi masum semptomlar ile ilk aşamada kendini gösterebileceği gibi bazı kişilerde yoğun nöbet ataklarıyla da izlenebilir. Epilepsinin yönetilmesi/tedavi edilmesi oldukça kritik&#8230; Zira her nöbet beyne zarar verme potansiyeli taşır ve bu nedenle de erken aşamada bu nöbetlerin önüne geçmek gerekir. Epilepsi tedavisinde temel yaklaşım nöroloji uzmanları tarafından reçete edilen ilaçlardır. Dirençli olgularda, ilaçlarla hastalığın yönetilemediği hastalarda cerrahi yaklaşım gündeme gelir. En nihayetinde eldeki tüm tedavilerle hastaya mümkünse nöbetsiz bir yaşam sunulmaya çalışılır.</p>



<h2>Epilepsi Şüphesi</h2>



<p>Epilepsinin en net tablosu, insanların epilepsi dendiğinde ilk akla gelen görsel yerde yatan, ağzından köpükler gelen, bilinci kaybolmuş, vücudu kaskatı kesilmiş bir bireydir. Bu ciddi bir epilepsi atağıdır. Ancak her nöbet de böyle olmaz. Aslında epileptik odağın beynin hangi bölümünde olduğu ve hangi bağlantılarla hangi diğer farklı bölümleri etkilediğine göre semptomlar değişir. Örneğin uzun uzun dalmalar, dalgın bakışlar, uykuda ani sıçramalar, aşırı duraksayarak yapılan konuşmalar, anlamlandırılamayan kötü kokular epilepsinin birçok farklı belirtisinden yaygın birkaçıdır. Bu tür durumların dikkate alınması ve bir uzmana başvurulması oldukça değerledir. Zira nöbetler şiddetlendikçe, sıklaştıkça ve uzadıkça beyne zarar verme riski de bir o kadar artar. Öyle ki, bir nöbet 5 dakikaya kadar uzayabilir. Bu gibi uzayan nöbetlerde beyin oksijensiz kalabilir ve ciddi nörolojik hasar gündeme gelebilir.</p>



<h2>Epilepsi Tanısı</h2>



<p>Kişinin neden nöbet geçirdiğini anlamaya çalışarak tanı basamaklarına başvurulur. Hasta anormal elektriksel aktivite nedeniyle nöbet geçirebileceği gibi bir beyin tümörünün yaptığı bası nedeniyle de nöbet geçirebilir. MR görüntülemesiyle bu ayrım yapılır. Beyinde bir lezyon saptanırsa o doğrultuda bir tedavi planlanır ve bu lezyon çıkarıldığında hastanın nöbetleri de kaybolabilir.</p>



<p>EEG, epilepsi ile ilgili en önemli tanı metotlarından biridir. Beynin elektriksel aktivitesi kaydedebilir. Video EEG’de ise daha uzun süreli olarak bu kayıt yapılır. EEG taramaları sonucunda bu anormal elektriksel aktivitenin olup olmadığı, ne kadar süreli olduğu, beynin hangi bölgesinden çıktığı ve nereleri etkilediği ortaya konur.</p>



<h2>Tedavi</h2>



<p>Epilepsinin primer tedavisi ağızdan alınan ilaçlardır ve hastaların neredeyse yüzde 70’ine bu ilaçlarla fayda sağlanır. Bu hastaların bir grubunda doğru ilacı bulmak biraz zaman alabilse de yine de ilaçlarla nöbetler ortadan kaldırılabilir. Geri kalan yaklaşık yüzde 30’luk hasta grubunda ise ilaçlarla sorun çözülemez. Bu durumda ise eldeki <a href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">cerrahi yöntemler</a> değerlendirilip uygun tedavi planı yapılır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/">Epilepsi Nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığı Tedavisi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-tedavisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 07:39:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Omurga Cerrahisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8689</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel Fıtığı Tedavisi Bel fıtığı tedavisi üzerine en çok konuşulan hastalıklardan biri… Beyin ve sinir cerrahisinde de şüphesiz en sık görülen hasta grubu bel fıtığı hastalarıdır. Peki, bel fıtığı tedavisi nedir ve nasıl planlanmalıdır? Bel omurgasını oluşturan beş adet omur arasında bulunan disklerin birinin ya da birden fazlasının dışarıya doğru taşması olan bel fıtığı çok farklı şiddetlerde ve semptomlarda hastayı etkileyebilir. Fıtığın omurilik basısı yapıp yapmadığına ve hastada ne gibi şikayetlere yol açtığına bağlı olarak bel fıtığının tedavisi belirlenir. Bel Fıtığı Tedavisi Bel fıtığı tedavisinde iki ana amaç hedeflenir; hastanın ağrısını azaltmak ve hareketliliğini artırmak. Aslında bir diğer önemli amaç da hastanın fonksiyonel becerilerini korumaktadır. Özellikle omuriliğe bası yapan fıtıkların temizlenip hastada bir fonksiyon kaybına yol açmaması öncelenir. Bel fıtığı sık görülen bir rahatsızlık olduğu için hem cerrahi hem de cerrahi dışı farklı tedavi yaklaşımları geliştirilmiştir. Özellikle ciddi omurilik basısı olmayan tablolarda cerrahi dışı tedaviler yoğun olarak düşünülür. Bel fıtıklarına [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-tedavisi/">Bel Fıtığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Bel Fıtığı Tedavisi</h1>



<p><strong>Bel fıtığı tedavisi üzerine en çok konuşulan hastalıklardan biri… Beyin ve sinir cerrahisinde de şüphesiz en sık görülen hasta grubu bel fıtığı hastalarıdır. Peki, bel fıtığı tedavisi nedir ve nasıl planlanmalıdır?</strong></p>



<p>Bel omurgasını oluşturan beş adet omur arasında bulunan disklerin birinin ya da birden fazlasının dışarıya doğru taşması olan bel fıtığı çok farklı şiddetlerde ve semptomlarda hastayı etkileyebilir. Fıtığın omurilik basısı yapıp yapmadığına ve hastada ne gibi şikayetlere yol açtığına bağlı olarak bel fıtığının tedavisi belirlenir.</p>



<h2>Bel Fıtığı Tedavisi</h2>



<p>Bel fıtığı tedavisinde iki ana amaç hedeflenir; hastanın ağrısını azaltmak ve hareketliliğini artırmak. Aslında bir diğer önemli amaç da hastanın fonksiyonel becerilerini korumaktadır. Özellikle omuriliğe bası yapan fıtıkların temizlenip hastada bir fonksiyon kaybına yol açmaması öncelenir.</p>



<p>Bel fıtığı sık görülen bir rahatsızlık olduğu için hem cerrahi hem de cerrahi dışı farklı tedavi yaklaşımları geliştirilmiştir. Özellikle ciddi omurilik basısı olmayan tablolarda cerrahi dışı tedaviler yoğun olarak düşünülür.</p>



<p>Bel fıtıklarına uygulanabilen tedaviler şöyledir;</p>



<ul><li>Yaşam tarzı değişiklikleri: İstirahat, egzersiz ve ideal kiloya sahip olarak fıtık üzerindeki baskının azaltılıp, çevredeki kasların güçlenmesi ve esneklik kazanması amaçlanır. Böylece, ağrı azalabilir, hareket kabiliyeti artabilir.</li><li>Fizik tedavi uygulamaları: Omurganın yükünü azaltmak, bölgedeki kasları kuvvetlendirmek ve esneklik kazanmak için fizik tedavi düşünülebilir.</li><li>Enjeksiyonlar: Bazı hastalarda enjeksiyon tedavileri tercih edilebilir. Bu enjeksiyon uygulamaları <a href="https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-bel-fitigi-tedavisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">ameliyatsız bel fıtığı tedavisi</a> olarak da sıklıkla adlandırılır. Epidural enjeksiyonlar, sinir kökü etrafındaki iltihabı azaltarak ağrıyı hafifletir. Bu yöntem, özellikle şiddetli ağrı yaşayan ve konservatif tedaviden yanıt alamayan kişilerde etkilidir. Öyle ki, erken olgularda yüzde 90’a kadar, daha ileri olgularda ise yüzde 70’e kadar hastalarda iyileşme sağlanabilir. Bu enjeksiyonlar görüntüleme eşliğinde yapılır.</li><li>Cerrahi yani <a href="https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bel fıtığı ameliyatı</a>: Aslında bel fıtığı hastalarının neredeyse yüzde 90’ında ameliyat gerekmez. Burada ameliyat için en önemli endikasyon fıtığın omuriliğe şiddetli bası yapmasıdır. Bu durumda çoğu zaman ameliyata başvurulur. Bunun yanı sıra omurilik baskısı olmayan ama şiddetli ağrıları olan, hareket güçlüğü çeken ve diğer uygulamalardan da bir fayda elde edememiş hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir.  Cerrahi hem ameliyat mikroskobu hem de endoskop ile yapılabilir. Yapılan ameliyat temelde aynıdır. Diskin fıtıklaşmış bölümü vücut dışına çıkarılır. Bazen daha ileri tedavilere de ihtiyaç olabilir. Özellikle de omurgayla ilişkili farklı bir hastalığın da olduğu durumlarda füzyon ve kafes gibi omurganın stabilizasyonuna yardımcı prosedürler gündeme gelebilir. Diskin tamamen çıkarılıp yerine yapay bir disk takılması düşünülebilir.</li></ul>



<p>Her hastanın tedavisinin kendisine özel olduğu hiçbir zaman utulmamalıdır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-tedavisi/">Bel Fıtığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/bel-fitigi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kafatasinda-sislik-yapar-mi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kafatasinda-sislik-yapar-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 09:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8686</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı? Beyin tümörü kafatasında şişlik yapar mı? Vücudun herhangi bir bölümünde ele gelen ufak şişliklerle zaman zaman karşılaşılabilir. Bunlar böcek ısırığı, sivilce gibi önemsiz kısa sürede geçecek şişlikler olabileceği gibi, darbeye bağlı oluşan yine zaman içinde kendiliğinden geçebilen şişlikler de olabilir. Ancak bu şişlikler cilt altında oluşmuş bir lezyonun da belirtisi olabilir. Kafatası oldukça sert bir yapı olduğu için bir beyin tümörünün kafatasında şişlikle kendini göstermesi nadirdir. Beyinde oluşan bir tümör beyin içindeki dokulara baskı yapıp beyin içinde şişlik yapıp vital ve fonksiyonel semptomlara neden olabilir. Ancak kafatasının bu sert yapısından dolayı çoğu zaman beyindeki bu şişme kafatasına yansımaz. Ancak bazı özel ve nadir görülen kafa kemiğinin kendisinden köken alan tümörlerde (osteom ve osteosarkom gibi) bu durum izlenebilir. Ek olarak kafa kemiğine metastaz yapan tümörler de kafatasında şişlik yapabilir. Ancak bunlar oldukça nadir görülen tümör tipleridir. Beyin Tümörü Kafada Şişlik Yapar mı? Belirttiğimiz gibi beyin [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kafatasinda-sislik-yapar-mi/">Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı?</h1>



<p>Beyin tümörü kafatasında şişlik yapar mı? Vücudun herhangi bir bölümünde ele gelen ufak şişliklerle zaman zaman karşılaşılabilir. Bunlar böcek ısırığı, sivilce gibi önemsiz kısa sürede geçecek şişlikler olabileceği gibi, darbeye bağlı oluşan yine zaman içinde kendiliğinden geçebilen şişlikler de olabilir. Ancak bu şişlikler cilt altında oluşmuş bir lezyonun da belirtisi olabilir. Kafatası oldukça sert bir yapı olduğu için bir <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin tümörünün</a> kafatasında şişlikle kendini göstermesi nadirdir. Beyinde oluşan bir tümör beyin içindeki dokulara baskı yapıp beyin içinde şişlik yapıp vital ve fonksiyonel semptomlara neden olabilir. Ancak kafatasının bu sert yapısından dolayı çoğu zaman beyindeki bu şişme kafatasına yansımaz.</p>



<p>Ancak bazı özel ve nadir görülen kafa kemiğinin kendisinden köken alan tümörlerde (osteom ve osteosarkom gibi) bu durum izlenebilir. Ek olarak kafa kemiğine metastaz yapan tümörler de kafatasında şişlik yapabilir. Ancak bunlar oldukça nadir görülen tümör tipleridir.</p>



<h2>Beyin Tümörü Kafada Şişlik Yapar mı?</h2>



<p>Belirttiğimiz gibi beyin tümörleri nadiren kafa şişliği ile kendini gösterir. Bunun nedeni kafatası kemiğinin sert yapısıdır. Beyindeki bir şişlik çok nadiren dışarıya doğru baskı yapıp kafa kemiğini etkileyebilir. Bazı nadir görülen kemik tümörlerinde böyle bir şişlik daha çok izlenir. Vücudun farklı yerlerinde görülen bazı tümörler şişlikle kendini belli edebilse de beyin için bu çok da mümkün değildir. Örneğin, meme kanseri ve tiroid tümörlerinde bu tür şişlikler ilk aşamada fark edilen en önemli semptomdur.</p>



<p>Beyin tümörlerinin çok daha yaygın semptomları vardır. Bunlar arasında, baş ağrısı, nöbet geçirme, kusma, görme bozuklukları, davranış değişiklikleri, işitme problemleri, konuşma bozuklukları, bilinç bulanıklığı, anlama ile ilgili sorunlar, denge problemleri ve uyuşukluk gibi bir dizi farklı durumdan bahsedilebilir. Neticede beyin tümörünün türü, boyutu, yeri vd. birçok farklı özelliği hastanın semptomlarını ve bu semptomların şiddetini belirler.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kafatasinda-sislik-yapar-mi/">Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kafatasinda-sislik-yapar-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kisiligi-etkiler-mi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kisiligi-etkiler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 07:36:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8683</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi? Evet. Beyin tümörü kişiliği etkiler mi? sorusuna doğrudan evet diyebiliriz. Ancak bunun beyin tümörünün en yaygın belirtilerinden biri de olmadığını ve insanın karakterinin yüzlerce farklı neden nedeniyle de değişebileceğini de akılda tutmak gerekir. Aslında bu haliyle sorumuza yanıt olarak kişilik değişiminin yüzlerce nedeninden birinin beyin tümörleri olduğunu söyleyebiliriz. Hangi Beyin Tümörleri Karakteri Etkiler? Beyin tümörünün lokasyonu buradaki temel bileşendir. Özellikle frontal lobda yani beynin alnın hemen arkasındaki bölümünde oluşan ya da büyüyerek buraya baskı yapan tümörlerin bir semptom olarak kişilik değişikliği yapması söz konusu olabilir. Bilindiği gibi beynin her bölgesi fonksiyonel bir beceriyi üretir, kontrol eder ve/veya bir şekilde katkıda bulunur. Zira frontal lob da beynin kişilik ve duygusal durum gibi fonksiyonlarına ev sahipliği yapar. Bu bölgeyi tutan bir tümör de bu becerileri olumsuz etkileyebilir. Frontal lob ahlaki davranışlar sergilemede, davranışları düzenlemede birincil role sahiptir. Bu haliyle burada gelişen bir tümör sosyal olarak uygunsuz kabul [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kisiligi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi?</h1>



<p><strong><em>Evet. Beyin tümörü kişiliği etkiler mi? sorusuna doğrudan evet diyebiliriz. Ancak bunun beyin tümörünün en yaygın belirtilerinden biri de olmadığını ve insanın karakterinin yüzlerce farklı neden nedeniyle de değişebileceğini de akılda tutmak gerekir. Aslında bu haliyle sorumuza yanıt olarak kişilik değişiminin yüzlerce nedeninden birinin beyin tümörleri olduğunu söyleyebiliriz.</em></strong></p>



<h2>Hangi Beyin Tümörleri Karakteri Etkiler?</h2>



<p>Beyin tümörünün lokasyonu buradaki temel bileşendir. Özellikle frontal lobda yani beynin alnın hemen arkasındaki bölümünde oluşan ya da büyüyerek buraya baskı yapan tümörlerin bir semptom olarak kişilik değişikliği yapması söz konusu olabilir. Bilindiği gibi beynin her bölgesi fonksiyonel bir beceriyi üretir, kontrol eder ve/veya bir şekilde katkıda bulunur. Zira frontal lob da beynin kişilik ve duygusal durum gibi fonksiyonlarına ev sahipliği yapar. Bu bölgeyi tutan bir tümör de bu becerileri olumsuz etkileyebilir. Frontal lob ahlaki davranışlar sergilemede, davranışları düzenlemede birincil role sahiptir. Bu haliyle burada gelişen bir tümör sosyal olarak uygunsuz kabul edilen davranışlara da neden olabilir.</p>



<p>Hipofiz bezi tümörleri de kişilikle ilgili değişiklere yol açabilir. Hipofiz bezi hormonların üretilmesinden sorumludur. Burada oluşan bir tümör hormonlar üzerine etki yapabileceğinden bunun bir sonucu olarak da davranışları gayet tabii etkileyebilir.</p>



<h2>Beyin Tümörü Kişilikte Hangi Değişikliklere Yol Açabilir?</h2>



<p>Beyin tümörü kişinin karakterini farklı şekillerde etkileyebilir. Bunlar nelerdir?</p>



<ul><li>Asabiyet</li><li>Saldırganlık</li><li>Zihinsel karmaşa</li><li>Unutkanlık</li><li>İlgisizlik, motivasyon kaybı</li><li>Yer, zaman fark etmeksizin küfürlü konuşma ve ahlaki olmayan farklı davranışlar sergilemeye meyil etme</li><li>Aşırı endişe</li><li>Ruh halinde, duygularda aşırılık</li><li>Kişinin karakterinde keskin değişiklikler (önceden neşeli biriyken şimdi sinirli olma, konuşkanken suskun olma gibi)</li><li>Karakterine uymayan riskli davranışlar sergileme</li><li>Aşırı duygusal iniş çıkışlar</li></ul>



<h2>Sonuç</h2>



<p>Beyin tümörlerinin baş ağrısı, kusma, nöbet geçirme gibi daha yaygın kabul edilen belirtileri olmakla birlikte karakter değişimi de beyin tümörü belirtilerinden biri olabilir. Ancak her değişen kişilik özelliğinin nedeninin beyin tümörü olmadığı da açıktır. Öte yandan bazı kişilik değişimleri gerçekten çok keskin ve hatta dramatiktir. Bu noktada kişi bunun belki tam olarak farkında olamasa da yakın çevresi mutlaka bu değişimleri fark eder ve bir hekime başvurulması gerektiğine karar verir.</p>



<p>Burada hastanın bir beyin MR görüntülemesine bakmak faydalı olabilir. Beyinde bir kitle saptanırsa bu doğrultuda bir <a href="https://dryavuzaras.com/saglik-kosesi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tedavi </a>planlanır. Gerekli tetkikler yapıldıktan sonra bu kitlenin ameliyatla çıkarılması düşünülür.</p>



<p>Nihayetinde kişilik değişimi beyin tümörü kaynaklıysa uygun tedaviyle kişinin karakterindeki bu keskin değişiklik ortadan kaldırılabilir, hafifletilebilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kisiligi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-kisiligi-etkiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü Hafızayı Etkiler mi?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-hafizayi-etkiler-mi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-hafizayi-etkiler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 13:26:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8680</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü Hafızayı Etkiler mi? Evet. Beyin tümörünün konumuna ve boyutuna göre kişide hafıza kaybı ya da değişimi söz konusu olabilir. Hafıza oldukça detaylı, sınırları halen tam olarak keşfedilememiş bir beceridir. Beynin birçok bölümünün katkıda bulunup adeta bir ağ yapı halinde hareket eden bir olgudur hafıza. Beynin hangi bölümlerinin hafıza becerisine dahil olduğuna bakarsak; Temporal lobda bulunan mekanizmalar bilinçli olarak hatırlanan anıları işler. Hipokampus, yeni bilgileri hafızaya kayıt ederken, parahipokampal girus, mekansal hafıza, ortam ve konum bilgisinden sorumlusudur. Amigdala ise duygusal hafızanın oluşumu, korku ve stresle ilişkili anıları tutar. Frontal lobdaki sistemler ise çalışma belleği, dikkat, planlama, bilgiyi organize etme, hatırlanacak bilginin seçilmesi ve tekrar geri çağrılması gibi işlemleri yapar. Limbik sistem beynin iç orta bölgesinde, beyin yarımkürelerinin derin kısmında yer alır. Duygu ve hafızanın bütünleşmesine çalışır. Anıların kalıcı hale gelmesi için hipokampus ve amigdala iş birliği yapar. Beyin bir bağlantı bütünüdür. Neredeyse tüm sistemler birbiriyle iletişim halindedir. Bu bağlantı [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-hafizayi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Hafızayı Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü Hafızayı Etkiler mi?</h1>



<p>Evet. <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Beyin tümörünün</a> konumuna ve boyutuna göre kişide hafıza kaybı ya da değişimi söz konusu olabilir. Hafıza oldukça detaylı, sınırları halen tam olarak keşfedilememiş bir beceridir. Beynin birçok bölümünün katkıda bulunup adeta bir ağ yapı halinde hareket eden bir olgudur hafıza. Beynin hangi bölümlerinin hafıza becerisine dahil olduğuna bakarsak;</p>



<ul><li>Temporal lobda bulunan mekanizmalar bilinçli olarak hatırlanan anıları işler. Hipokampus, yeni bilgileri hafızaya kayıt ederken, parahipokampal girus, mekansal hafıza, ortam ve konum bilgisinden sorumlusudur. Amigdala ise duygusal hafızanın oluşumu, korku ve stresle ilişkili anıları tutar.</li><li>Frontal lobdaki sistemler ise çalışma belleği, dikkat, planlama, bilgiyi organize etme, hatırlanacak bilginin seçilmesi ve tekrar geri çağrılması gibi işlemleri yapar.</li><li>Limbik sistem beynin iç orta bölgesinde, beyin yarımkürelerinin derin kısmında yer alır. Duygu ve hafızanın bütünleşmesine çalışır. Anıların kalıcı hale gelmesi için hipokampus ve amigdala iş birliği yapar.</li><li>Beyin bir bağlantı bütünüdür. Neredeyse tüm sistemler birbiriyle iletişim halindedir. Bu bağlantı yollarından bazıları bilgi akışını sağlayarak hafıza ağını örer.</li></ul>



<p>Bu belirttiğimiz bölgelerde oluşan bir tümör, başka bir yerdeki tümörün buraya doğru büyüyüp baskı yapması ya da burada oluşan metastazlar hafızayla ilgili sorunlara neden olabilir.</p>



<h2>Hafıza Problemleri Nelerdir?</h2>



<p>Hafıza ile ilişkili problemler farklı şekillerde kendi gösterebilir;</p>



<ul><li>Unutkanlık</li><li>Yeni bir bilgi öğrenmede güçlük</li><li>Olayların sırasını karıştırma</li><li>Dikkat dağınıklığı</li><li>Bilgiyi, kelimeyi hatırlayamama</li><li>Karar verme ve planlama yapmakta zorluk</li></ul>



<h2>Hangi Tümörler</h2>



<p>Bazı tümörler beynin yukarıda belirttiğimiz bölümlerinde daha sık görülür. Bu nedenle oluştuğunda hafızayla ilgili semptomlara neden olabilir. Bunlar nelerdir?</p>



<ul><li>Temporal lob ve hipokampusa yakın yerleşimli <strong><em>gliomlar</em></strong> yeni bilgileri kaydetme ve hatırlama sorunlarına yol açabilir.</li><li>Frontal lob veya kafa tabanına yakın yerleşimli <strong><em>menenjiomlar</em></strong> dikkat, planlama ve hafızada belirgin bozulma oluşturabilir.</li><li>Hipokampusa yakın yerleşen <strong><em>hipofiz adenomları</em></strong> komşuluk ve hormon dengesizlikleri nedeniyle bilişsel işlevler ve hafızada sorunlara yol açabilir.</li><li>Hipokampus veya parahipokampal bölgede gelişen <strong><em>medial temporal bölge tümörleri</em></strong> yeni anı oluşturma kapasitesini etkileyebilir.</li><li>Frontal veya temporal lobda yerleşen <strong><em>beyin metastazları</em></strong> hafızada ve kişilik değişikliklerinde belirgin bozulmaya sebep olabilir.</li><li>Limbik yapılara tutulum gösteren tümörlerde ise hızlı ilerleyen hafıza kayıpları görülebilir.</li></ul>



<p>Nihayetinde beyin tümörleri hafıza sorunlarına yol açabilir. Ancak hafıza problemlerinin onlarca farklı nedeni mevcuttur. Ayrıntılı bir değerlendirme ve görüntüleme ile hastanın net tanısı konur ve uygun tedavisi başlanır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-hafizayi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Hafızayı Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-hafizayi-etkiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü İşitmeyi Engeller mi?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-isitmeyi-engeller-mi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-isitmeyi-engeller-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Oct 2025 12:45:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8678</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü İşitmeyi Engeller mi? Evet. Bazı beyin tümörlerinin bir semptomu olarak kişide işitme kaybı görülebilir. Beyin tümörleri kafatasının içinde yer aldığı bölgeye göre işitmeyi etkileyebilir. Tümör işitme sinire bası oluşturacak bir konumda ortaya çıkmış ya da zaman içinde buraya doğru büyüme göstermişse kişi duyma ile ilişkili sorunlar yaşayabilir. En temel belirti ise duyma güçlüğü ya da kaybıdır. Bununla birlikte kulakta çınlama, denge kaybı, inatçı baş ağrıları gibi farklı semptomlar da ortaya çıkabilir. Peki, hangi beyin tümörleri kişinin işitme becerisini sekteye uğratır; Vestibular schwannoma: İşitme kaybı ve beyin tümörü konu olduğunda ilk akla gelen işitme ve denge sinirinden (8. kraniyal sinir) köken alarak ortaya çıkan tümörlerdir. &#160;Bunlar iyi huylu tümörlerdir. Akustik nöronoma olarak da bilinir. İşitmenin azalması/kaybı, kulakta çınlama, denge problemleri gibi belirtilerle karşımıza çıkar. Beyinsapı ve posterior fossa da görülen tümörler:&#160; Beynin arka çukur kısmında yerleşen tümörler beyin sapına ve işitme yollarına baskı yapabilir. Menenjiomlar, ependimomlar, daha sık çocuklarda [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-isitmeyi-engeller-mi/">Beyin Tümörü İşitmeyi Engeller mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü İşitmeyi Engeller mi?</h1>



<p><strong><em>Evet. Bazı beyin tümörlerinin bir semptomu olarak kişide işitme kaybı görülebilir.</em></strong><strong><em></em></strong></p>



<p>Beyin tümörleri kafatasının içinde yer aldığı bölgeye göre işitmeyi etkileyebilir. Tümör işitme sinire bası oluşturacak bir konumda ortaya çıkmış ya da zaman içinde buraya doğru büyüme göstermişse kişi duyma ile ilişkili sorunlar yaşayabilir. En temel belirti ise duyma güçlüğü ya da kaybıdır. Bununla birlikte kulakta çınlama, denge kaybı, inatçı baş ağrıları gibi farklı semptomlar da ortaya çıkabilir. Peki, hangi beyin tümörleri kişinin işitme becerisini sekteye uğratır;</p>



<ul><li>Vestibular schwannoma: İşitme kaybı ve beyin tümörü konu olduğunda ilk akla gelen işitme ve denge sinirinden (8. kraniyal sinir) köken alarak ortaya çıkan tümörlerdir. &nbsp;Bunlar iyi huylu tümörlerdir. Akustik nöronoma olarak da bilinir. İşitmenin azalması/kaybı, kulakta çınlama, denge problemleri gibi belirtilerle karşımıza çıkar.</li><li>Beyinsapı ve posterior fossa da görülen tümörler:&nbsp; Beynin arka çukur kısmında yerleşen tümörler beyin sapına ve işitme yollarına baskı yapabilir. Menenjiomlar, ependimomlar, daha sık çocuklarda görülen medulloblastomlar örnek verilebilir.</li><li>Temporal lobda oluşan tümörler: Kafatasının iki yan bölümünde ortaya çıkan farklı farklı tümörler duymayı etkileyebilir. Gliomlar, metastazlar, menenjiomlar işitme becerisini olumsuz olarak etkileyebilir.</li></ul>



<h2>Belirtiler Nelerdir?</h2>



<p>Beyin tümörü işitmeyi engeller mi? Evet, bazen. En önemli belirti işitmenin azalması ya da tamamen kaybolmasıdır. Bu genelde tek kulakta olur. Bununla birlikte kulak çınlaması, denge sağlamakta zorlanma, baş ağrısı ve ileriki evrelerde de farklı nörolojik semptomlar görülebilir.</p>



<h2>Tedavi Nedir?</h2>



<p>Kişideki işitme probleminin bir beyin tümörüyle ilişkili olduğu ilk olarak ortaya konmalıdır. Beyin MRI görüntülemesi ve gerekirse biyopsi ile sorun tam olarak ortaya konur. Tümörün tipine göre ise tedavi planlanır. Mümkünse cerrahi ile tümörü tamamen çıkarmak hedeflenebilir. Tümörü çıkarırken işitme sinirine de korumak gerekir. Burada cerrahinin yanı sıra <a href="https://dryavuzaras.com/vestibular-schwannoma-tedavisinde-gamma-knife/">Gamma Knife</a> radyocerrahisi de düşünülebilir. Doğrudan bu yaklaşım tercih edilebileceği gibi tümörün bir kısmını cerrahi ile çıkarıp, işitme sinirine bitişik olan kısmına radyocerrahi uygulanması değerlendirilebilir.</p>



<p>Hastaların aklındaki en önemli soru ise semptomların ne derecede ortadan kalkacağıdır. İşitme sinirinin üzerinde sadece bası var ve sinirde de herhangi bir tahribat yoksa hastanın şikayetleri çok büyük oranda geçer.</p>



<p>Nihayetinde her hastanın tedavisinin kendi özel durumuna göre belirlenmesi ve uygulanması gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-isitmeyi-engeller-mi/">Beyin Tümörü İşitmeyi Engeller mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-isitmeyi-engeller-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Biyopsisi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-biyopsisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-biyopsisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Aug 2025 08:07:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8671</guid>

					<description><![CDATA[<p>Stereotaktik Beyin Biyopsisi Beyin biyopsisi radyolojik tarama ile beyinde tespit edilmiş anormal bir lezyonun tam olarak ne olduğunu anlamak için uygulanan ve bu lezyonun bir parçasının veya bazen tamamının çıkarılmasını içeren bir işlemdir. Patoloji bu parçayı inceler. Bunun bir kist ya da tümör olup olmadığını söyler. Tümörse karakteristiğinin ne olduğunu belirtilir ve moleküler özelliklerini ortaya koyar.&#160; Böylece en doğru tedavi planlamasını yapmak da mümkün olur. Beyin biyopsisi beyin tümörünün en net tanı aracıdır. Stereotaktik Beyin Biyopsisi Nedir? Beyin biyopsisi, beyin tümörünün tipini tam olarak anlayabilmek için yapılan minimal invaziv bir tanı aracıdır. Günümüzde gelişen MR teknolojisi sayesinde radyolojik olarak beyin tümörleri hakkında kayda değer bir bilgi elde etsek de kesin tanı biyopsi ile mümkündür. Beyin biyopsisi bazen sadece tanıya yönelik olabileceği gibi bazen hem tanı hem tedaviye yönelik de olabilir. Nasıl Yapılır? İşlem genel anestezi altında, ameliyathanede yapılır.&#160; Hastanın başına stereotaktik metal çerçeve yerleştirilir. Beyin tomografisi çekilir. Biyopsinin alınacağı lezyonun [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-biyopsisi/">Beyin Biyopsisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Stereotaktik Beyin Biyopsisi</h1>



<p>Beyin biyopsisi radyolojik tarama ile beyinde tespit edilmiş anormal bir lezyonun tam olarak ne olduğunu anlamak için uygulanan ve bu lezyonun bir parçasının veya bazen tamamının çıkarılmasını içeren bir işlemdir. Patoloji bu parçayı inceler. Bunun bir kist ya da tümör olup olmadığını söyler. Tümörse karakteristiğinin ne olduğunu belirtilir ve moleküler özelliklerini ortaya koyar.&nbsp; Böylece en doğru tedavi planlamasını yapmak da mümkün olur.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Beyin biyopsisi beyin tümörünün en net tanı aracıdır.</em></strong></p>



<h2>Stereotaktik Beyin Biyopsisi Nedir?</h2>



<p>Beyin biyopsisi, <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru/">beyin tümörünün</a> tipini tam olarak anlayabilmek için yapılan minimal invaziv bir tanı aracıdır. Günümüzde gelişen MR teknolojisi sayesinde radyolojik olarak beyin tümörleri hakkında kayda değer bir bilgi elde etsek de kesin tanı biyopsi ile mümkündür. Beyin biyopsisi bazen sadece tanıya yönelik olabileceği gibi bazen hem tanı hem tedaviye yönelik de olabilir.</p>



<h2>Nasıl Yapılır?</h2>



<p>İşlem genel anestezi altında, ameliyathanede yapılır.&nbsp; Hastanın başına stereotaktik metal çerçeve yerleştirilir. Beyin tomografisi çekilir. Biyopsinin alınacağı lezyonun koordinatları tam olarak tanımlanır. Ardından kafatasında küçük bir kesi yapılır. Biyopsi iğnesi yardımıyla tümöre ulaşılır, uygun doku alınır ve patolojiye gönderilir. İşlem sonlandırılır. Bazen de hastayı kapatmadan patolojiden gelen sonuca göre işleme devam edilebilir. İlgili lezyonunun aynı seansta tamamen çıkarılması düşünülebilir. Bazı olgularda ise kitle tamamen çıkarılır, patolojiye gönderilir ve işlem sonlandırılır. Gelen patoloji raporuna göre hastanın takipleri ve ilave bir tedavi alıp almayacağı belirlenir. Stereotaktik beyin biyopsisinin kendisi genellikle 1 saatten az sürer. Ancak işlemin kapsamına göre bu süre uzayabilir.</p>



<h2>Sonuç</h2>



<p>Beyin biyopsisi, beyin tümörlerinin tanısında ve tedavisinin planlamasında başvurulan değerli bir girişimsel işlemdir. Özellikle tümörün konumunun riskli olduğu, beynin derinlerinde olduğu ve doğrudan cerrahiye karar verilmesinin güç olduğu olgularda, beyindeki kitlenin (tümör, kist ya da enfeksiyon) tam olarak ne olduğunun anlaşılamadığı durumlarda beyin biyopsisine yaygın olarak başvurulur. Bununla birlikte radyoterapi ve/veya kemoterapi verilmesi planlanan olgularda da tümörün tipini tam olarak tespit etmek için beyin biyopsisinden faydalanılabilir.</p>



<p>Bununla birlikte radyolojik görüntüleme ile sınırları net bir şekilde ortaya konan ve cerrahi ile çıkarılması planlanan tümörlerde stereotaktik biyopsiye ihtiyaç duyulmayabilir. Bu tip olgularda mikrocerrahi ya da endoskopik yöntemle tümör çıkarılır yani cerrahi tamamlanır. Çıkarılan tümörün ne olduğunu tam olarak bilmek için patolojiye gönderilir. Gelen sonuca göre hastaya radyoterapi verilip verilmeyeceği tartışılır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-biyopsisi/">Beyin Biyopsisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-biyopsisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-beyin-tumoru-tedavisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-beyin-tumoru-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2025 07:31:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi Beyin tümörü tedavisindeki temel felsefe beyin içi basıncı düşürmek için tümörü çıkarmaktır. Bu haliyle beyin tümörlerinin tedavisindeki en yaygın tedavi cerrahidir. Ancak her beyin tümörünün de ameliyat edilmesi gerekmez. Bazı tümörlerin ameliyat edilmeden de tedavisi mümkün olabilir. Burada ameliyatsız beyin tümörü tedavisi ile ifade edilen radyocerrahi cihazları ile tümörün vücut dışından radyasyon ışınları ile tedavi edilmesidir. Burada en sık kullanılan cihaz da Gamma Knife’dır. Gamma Knife, beyin cerrahisi için geliştirilmiş ve sadece bu alanda kullanılan özellikli bir teknolojidir. Bununla birlikte vücudun diğer bölgelerinin yanı sıra kafa içi tümörlerde de kullanılan Cyberknife, Truebeam gibi farklı radyoterapi cihazları da mevcuttur. Bunların yanı sıra her beyin tümöründe doğrudan tedavi kararı alınmayadabilir. Bekle ve gör yaklaşımıyla hasta sık aralıklarla takip edilebilir. Bu strateji özellikle yayılım ve büyüme riski az olan tümörlerde ve/veya hastanın ameliyata uygun olmadığı olgularda değerlendirilir. Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi Nedir? Ameliyatsız beyin tümörü tedavisi beyin tümörünün vücut [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-beyin-tumoru-tedavisi/">Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi</h1>



<p>Beyin tümörü tedavisindeki temel felsefe beyin içi basıncı düşürmek için tümörü çıkarmaktır. Bu haliyle beyin tümörlerinin tedavisindeki en yaygın tedavi cerrahidir. Ancak her beyin tümörünün de ameliyat edilmesi gerekmez. Bazı tümörlerin ameliyat edilmeden de tedavisi mümkün olabilir. Burada <strong>ameliyatsız beyin tümörü tedavisi</strong> ile ifade edilen radyocerrahi cihazları ile tümörün vücut dışından radyasyon ışınları ile tedavi edilmesidir. Burada en sık kullanılan cihaz da Gamma Knife’dır. Gamma Knife, beyin cerrahisi için geliştirilmiş ve sadece bu alanda kullanılan özellikli bir teknolojidir. Bununla birlikte vücudun diğer bölgelerinin yanı sıra kafa içi tümörlerde de kullanılan Cyberknife, Truebeam gibi farklı radyoterapi cihazları da mevcuttur.</p>



<p>Bunların yanı sıra her beyin tümöründe doğrudan tedavi kararı alınmayadabilir. Bekle ve gör yaklaşımıyla hasta sık aralıklarla takip edilebilir. Bu strateji özellikle yayılım ve büyüme riski az olan tümörlerde ve/veya hastanın ameliyata uygun olmadığı olgularda değerlendirilir.</p>



<h2>Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi Nedir?</h2>



<p>Ameliyatsız beyin tümörü tedavisi beyin tümörünün vücut dışından ışın tedavisi ile yok edilmesi ya da büyümesinin durdurulmasıdır. Hastanın kafatasında bir kesi yeri açılmaz. Beyin tümörünün konumu tam olarak tespit edilir, tümörün sınırları çizilir ve ışın tedavisi yapılır. Kesisiz yapılan bu tedavi birçok avantajı da beraberinde getirir. Hasta anestezi almaz, enfeksiyon ve kanama riski çok çok azalır, hastanede yatmak gerekmez. Hasta tedavisini olur ve evine, günlük yaşamına geri döner.</p>



<h2>Beyin Tümörü Ameliyatsız Tedavi Edilir mi?</h2>



<p>Beyin tümörlerinin tamamına baktığımızda halen büyük bir bölümünün kesin tedavisi cerrahidir. Ancak bu ameliyatsız yaklaşım bazı beyin tümörlerinin cerrahisiz tedavisini mümkün kılabilir. Bunlar nelerdir? <a href="https://dryavuzaras.com/menenjiom-tedavisinde-gamma-knife/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Menenjiom</a> ve vestibular schwannoma Gamma Knife’ın en sık kullanıldığı iki beyin tümörü tipidir.  Bunlara ek olarak trigeminal schwannoma, hipofiz tümörü, hemanjioblastom, pineal bölge tümörleri, kordomalar, kraniofaringiom, glomus tümörleri de uygun olgularda Gamma Knife ile tedavi edilebilir.</p>



<h2>Beyin Tümörü Ameliyat Olmazsa Ne Olur?</h2>



<p>Ameliyat edilmesi uygun bulunan tüm tümörlerin cerrahi yolla çıkarılması gerekir. Ameliyat edilmezse ne olur?&nbsp; Beynin ya da vücudun diğer bölümlerine yayılabilir. Olduğu yerde büyüyüp beyne baskı yapabilir, bazı fonksiyonel semptomların oluşmasına neden olabilir.</p>



<h2>Beyin Tümörü İlaçla Tedavi Edilir mi?</h2>



<p>Günümüzde beyin tümörünü tek başına ilaç ile tedavi etmek mümkün değildir. Ancak burada ilaçla kastedilen kemoterapi gibi sistemik terapilerse, bu uygulamalar bazı beyin tümörlerinin tedavisinde cerrahi ve radyoterapi ile birlikte sıklıkla kullanılır. Özellikle metastatik olgularda sistemik terapilerden yoğun olarak yararlanılır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-beyin-tumoru-tedavisi/">Ameliyatsız Beyin Tümörü Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/ameliyatsiz-beyin-tumoru-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hidrosefali Şant Ameliyatı</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/hidrosefali-sant-ameliyati/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/hidrosefali-sant-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 May 2025 20:38:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8660</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hidrosefali Şant Ameliyatı Hidrosefali en temel tanımıyla beyindeki “beyin omurilik sıvısının” fazla birikmesi, emilememesidir. Bunun sonucunda da kafa içi basınç artar, beyin dokuları baskı altında kalabilir, kafa hacminde büyüme görülebilir. &#160;Hidrosefali doğuştan görülebileceği gibi, doğum sonrası çocukluk döneminde de ortaya çıkabilir. Ayrıca ileri yaşta da (özellikle 60 yaş sonrası) hidrosefali olgularıyla karşılaşılabilir. Hidrosefali Tedavisi Hidrosefali tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Zira, kişinin beyin fonksiyonlarını tehdit edebilir, yaşamını riske sokabilir. Bazı olgularda beyindeki farklı bir hastalık (örneğin bir tümör) hidrosefaliye neden olmuş olabilir. Burada tümörün çıkarılmasıyla birlikte hidrosefali de ortadan kaldırılır. Ancak hidrosefalinin farklı birçok nedeni olabilir. Bunlardan biri de bu fazla sıvının bir tıkanıklık nedeniyle tahliye edilememesidir. Burada da şanta gerek kalmadan özellikle çocuk yaş grubunda endoskopik ameliyat (endoskopik üçüncü ventrikülostomi) düşünebilir. Suyun akışını/emilimini bozan tıkanıklık aşılır ve BOS (beyin omurilik sıvısı) yeniden devirdaime başlar. Hirosefali Şant Ameliyatı Tüm hidrosefali olgularında endoskopik yaklaşım mümkün değildir. Endoskopik yaklaşımın belli başlı endikasyonları [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/hidrosefali-sant-ameliyati/">Hidrosefali Şant Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Hidrosefali Şant Ameliyatı</h1>



<p>Hidrosefali en temel tanımıyla beyindeki “beyin omurilik sıvısının” fazla birikmesi, emilememesidir. Bunun sonucunda da kafa içi basınç artar, beyin dokuları baskı altında kalabilir, kafa hacminde büyüme görülebilir. &nbsp;Hidrosefali doğuştan görülebileceği gibi, doğum sonrası çocukluk döneminde de ortaya çıkabilir. Ayrıca ileri yaşta da (özellikle 60 yaş sonrası) hidrosefali olgularıyla karşılaşılabilir.</p>



<h2>Hidrosefali Tedavisi</h2>



<p>Hidrosefali tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Zira, kişinin beyin fonksiyonlarını tehdit edebilir, yaşamını riske sokabilir. Bazı olgularda beyindeki farklı bir hastalık (örneğin bir tümör) hidrosefaliye neden olmuş olabilir. Burada tümörün çıkarılmasıyla birlikte hidrosefali de ortadan kaldırılır. Ancak hidrosefalinin farklı birçok nedeni olabilir. Bunlardan biri de bu fazla sıvının bir tıkanıklık nedeniyle tahliye edilememesidir. Burada da şanta gerek kalmadan özellikle çocuk yaş grubunda <a href="https://dryavuzaras.com/endoskopik-hidrosefali-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">endoskopik ameliyat</a> (endoskopik üçüncü ventrikülostomi) düşünebilir. Suyun akışını/emilimini bozan tıkanıklık aşılır ve BOS (beyin omurilik sıvısı) yeniden devirdaime başlar.</p>



<h2>Hirosefali Şant Ameliyatı</h2>



<p>Tüm hidrosefali olgularında endoskopik yaklaşım mümkün değildir. Endoskopik yaklaşımın belli başlı endikasyonları vardır, bu yöntem uygun hastalarda uygulanabilir ve başarılı sonuçlar verir. Endoskopik yaklaşıma uygun olmayan hastalarda hidrosefali şant tedavisi tercih edilir. Şant tedavisi çok uzun yıllardır uygulanan bir cerrahidir. Hidrosefali şant ameliyatı 1950’lerin hemen başında yapılmaya başlamıştır. O gün kullanılan şant sistemiyle bugün kullanılan sistem büyük ölçüde aynıdır. Şantın çalışma mekanizması oldukça basittir. Bir ucu beyinde bir ucu karın boşluğunda olan ince bir borudur. Şant bir valf sistemi ile bağlantılıdır. Bu valf BOS basıncını ayarlar. Nihayetinde beyinde biriken fazla sıvı bu boru yardımıyla karın boşluğuna aktarılır ve emilimi orada sağlanır. Beyin içindeki basınç da düşürülür. Beyinde aşırı sıvı birikiminin önüne geçilir. Hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Hidrosefalinin çıkaracağı sorunlar ortadan kaldırılabilir.</p>



<p>Hidrosefali şant ameliyatı erişkinlerde oldukça olumlu sonuçlar verirken, çocuklarda başarı oranları aynı olmayabilir. Öyle ki ABD’de yapılmış bazı çalışmalarda şant takılmış her iki çocuktan birinin iki yıl içinde şant sistemiyle ilgili çeşitli sorunlar nedeniyle yeniden ameliyat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.</p>



<h3>Sonuç</h3>



<p>Şant tedavisi neredeyse 75 yıldır uygulanan bir prosedürdür. Bu sayede de üzerine birçok çalışma yapılmıştır. Sonuçları, hastaya getirebileceği potansiyel faydalar, uygulamanın handikapları net bir şekilde bilinmektedir. Öte yandan endoskopik tedaviye uygun olmayan hastalarda da tek seçenektir. Şant ile hidrosefali tedavi edilebilir. Fazla BOS emilir, basınç düşürülür. Ancak şant sistemi zaman içinde enfekte olabilir ya da farklı bir nedenle fonksiyonunu kaybedebilir. Bu durumda da hasta ameliyata alınır, şantı çıkarılır, yeni bir şant takılır. Hastanın yaşamı boyunca birden fazla kez ameliyat olması gerekebilir.</p>



<p>Günün sonunda, artıları ve eksileri ile değerlendirildiğinde şant bazı hastalar için hayat kurtarıcı özelliğini sürdürmektedir. Ancak bunun yanı sıra hastaların şant sisteminin çıkarabileceği sorunlar hakkında da bilgi sahibi olmaları önemlidir.</p>



<h2>Şant Ameliyatı Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Beyin cerrahisinde şant ameliyatı uzun yıllardır uygulanmaktadır. Şant sisteminin kendisi de çok uzun süredir aynı yapıdadır. Yani cihazın kendisinde de pek bir değişiklik olmamıştır. Bu nedenle beyin cerrahları tarafından artıları, eksileri iyi bilinen bir prosedürdür. Hastalar tarafından sık sorulan sorular ve cevapları şöyledir.</p>



<h3>Şant ameliyatı nedir?</h3>



<p>Şant ameliyatı, en basit tanımıyla ince bir borunun beyinde birikmiş fazla beyin omurilik sıvısını (BOS) buradan karın boşluğuna aktarmasıdır. Buradaki amaç beyindeki fazla sıvı ve yüksek basıncı normal seviyelere düşürerek, kişinin bilişsel becerilerini korumaktır.</p>



<h3>Şant ömür boyu kalır mı?</h3>



<p>Evet. Şant, bir nedenle beynin fazla ürettiği BOS’u kalıcı olarak normale indiren ya da doğal tahliye yolu açan bir tedavi değildir. Şant, buradaki sorunu çözen yardımcı bir cihazdır. Yani beyinde biriken fazla BOS’un tahliyesi şant cihazı ile olur. Şant çıkarılırsa bu fazla sıvının tahliyesi de mümkün olmaz. Bu nedenle şantın ömür boyu kalması gerekir. Daha da önemlisi şant çalışır halde kalmalıdır. Şant sistemi bozulursa değiştirilmelidir.</p>



<h3>Şant arızalanırsa ne olur?</h3>



<p>Şant sistemi arızalanabilir. Tıkanabilir, enfekte olabilir. Fazla BOS’un tahliyesi sekteye uğrayabilir. Bu durumda hidrosefalinin semptomları yeniden ortaya çıkar. Baş ağrısı, bulantı, kusma, bilinç bulanıklığı, görme problemleri söz konusu olabilir. Hekime başvurmak gerekir. Şant sistemi değiştirilir.</p>



<p>Yapılan farklı çalışmalarda, şant takılan hastaların yüzde 1 ila 20’sinde enfeksiyon görülmüştür. Çalışmaların çoğunda ise ortak nokta bu enfeksiyonların yaklaşık yüzde 70’inin işlemden sonraki ilk 6 ayda ortaya çıkmasıdır. Şant hattı boyunca görülebilen yara, kızarıklık, hassasiyet enfeksiyon belirtisi olabilir.</p>



<h3>Şant kaç yılda bir değişir?</h3>



<p>Şant çalışır vaziyetteyse, bir enfeksiyon durumu da yoksa şantın değişmesi gerekmez.</p>



<h3>Şant takılan hastalar nasıl bir yaşam sürer?</h3>



<p>Hastalar günlük yaşamlarına devam edebilir. Hidrosefalinin yol açtığı semptomlar ortadan kalkar. Özellikle işlem erken evrelerde beyinde bir fonksiyonel hasar oluşmadan yapılmışsa kişi rahatlıkla normal bir yaşam sürer. Çocuk, akranlarıyla birlikte okuluna devam edebilir.&nbsp; Yetişkinler iş hayatına katılabilir. Bazı ağır ve temasa dayalı spor aktivitelerini kısıtlamak gerekebilir. Ameliyatı yapan hekim bu konuda hastasını mutlaka bilgilendirir.</p>



<h3>Şant takıldıktan sonra takip gerekir mi?</h3>



<p>Evet, mutlaka. Düzenli aralıklarla beyin cerrahı tarafından hastanın kontrol edilmesi gerekir. Görüntüleme yöntemleriyle şantın çalışırlığı, BOS’un başarıyla tahliye edilip edilmediği kontrol edilir.</p>



<h3>Şant ameliyatı kaç saat sürer?</h3>



<p>İşlem genelde bir saat içinde tamamlanır. Hastanın uyutulması, sonrasında uyandırılmasıyla birlikte yeniden odasına götürülmesi 2 saati bulabilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/hidrosefali-sant-ameliyati/">Hidrosefali Şant Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/hidrosefali-sant-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Tümörü Görmeyi Etkiler mi?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-gormeyi-etkiler-mi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-gormeyi-etkiler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Mar 2025 12:56:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[NöroOnkoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8654</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Tümörü Görmeyi Etkiler mi? Evet, beyin tümörü görmeyi etkileyebilir. Beyinde oluşmuş bir tümör kişinin görme becerisini sekteye uğratabilir. Beynin farklı farklı lokasyonları vardır ve her bir bölüm birbirinden değerli fonksiyonları yönetir. Beynin arka kısmında bulunan oksipital lob da görme işlevini yerine getirmekten sorumludur. Okspital lob göze gelen görüntüleri işleyip görmenin mümkün olmasını sağlar. Beynin tüm doku ve bölümleri gibi burada da tümör gelişebilir. Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık yüzde 3’ü bu bölgede gelişir. Bu bölgede gelişen tümörler görme siniri üzerinde bası yapar ve kişide görme ile ilişkili sorunlara yol açabilir. Buna ek olarak beynin göze yakın olan bölümlerinde oluşan tümörler de görme problemlerine neden olabilir.&#160; Beyin Tümörleri Görmeyi Nasıl Etkiler? Beyin tümörü görmeyi çeşitli şekillerde etkileyebilir. Kişide, bulanık görme, çift görme, göz hareketlerinde anomali, ışığa hassasiyet ve farklı boyutlarda görme kayıpları oluşabilir.&#160;&#160;Bu semptomların şiddeti zaman içinde artabilir. Gözde kör noktalar oluşabilir. Tümörün büyümesiyle birlikte yarattığı bası da artar. Nihayetinde ciddi [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-gormeyi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Görmeyi Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Tümörü Görmeyi Etkiler mi?</h1>



<p>Evet, beyin tümörü görmeyi etkileyebilir. Beyinde oluşmuş bir tümör kişinin görme becerisini sekteye uğratabilir. Beynin farklı farklı lokasyonları vardır ve her bir bölüm birbirinden değerli fonksiyonları yönetir. Beynin arka kısmında bulunan oksipital lob da görme işlevini yerine getirmekten sorumludur. Okspital lob göze gelen görüntüleri işleyip görmenin mümkün olmasını sağlar. Beynin tüm doku ve bölümleri gibi burada da tümör gelişebilir. Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık yüzde 3’ü bu bölgede gelişir. Bu bölgede gelişen tümörler görme siniri üzerinde bası yapar ve kişide görme ile ilişkili sorunlara yol açabilir. Buna ek olarak beynin göze yakın olan bölümlerinde oluşan tümörler de görme problemlerine neden olabilir.&nbsp;</p>



<h2>Beyin Tümörleri Görmeyi Nasıl Etkiler?</h2>



<p>Beyin tümörü görmeyi çeşitli şekillerde etkileyebilir. Kişide, bulanık görme, çift görme, göz hareketlerinde anomali, ışığa hassasiyet ve farklı boyutlarda görme kayıpları oluşabilir.&nbsp;&nbsp;Bu semptomların şiddeti zaman içinde artabilir. Gözde kör noktalar oluşabilir. Tümörün büyümesiyle birlikte yarattığı bası da artar. Nihayetinde ciddi görme kayıpları söz konusu olabilir.</p>



<p>Tüm bu semptomların temel nedeni de tümörün oksipital lob üzerine yaptığı basıdır. Ancak sadece oksipital lobda değil, oksipital lobun çevresinde oluşup buraya bası yapan tümörlerde de bu tip semptomlarla karşılaşılabilir. Bunlara ek olarak bir tümörün beyin köküne ve optik sinirlere bası yaptığı olgularda da görme kusurları gündeme gelebilir.</p>



<h2>Hangi Beyin Tümörleri Görmeyi Etkiler? Tedavileri Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Beyinde oluşan birçok farklı tümör tipi vardır. Bunlardan görme becerisini etkileyebilenler arasında sıklıkla şunlar yer alır;</p>



<ul><li>Menenjiom: En sık görülen beyin tümörlerindendir. Genellikle iyi huyludur, beynin birçok farklı bölgesinde görülebilir. Bu tümörler genellikle sağlıklı beyin dokusuyla iç içe geçmez ve beyinle arasında belirgin bir ayrım vardır. Bu da cerrahi ile çıkarılabilmelerini mümkün kılar. Çok geç kalınmadıysa, görme sinirlerinde kalıcı bir hasar oluşmadıysa, tümörün yarattığı bası ortadan kaldırıldığında kişinin şikayetleri ortadan kalkabilir.</li><li>Gliomlar: Optik sinire bası yapabilirler. Kötü huylu olmaya meyil edebilen tümörlerdir. Bazen tümör optik sinir hattı boyunca büyüyebilir. Görme ile ilişkili ciddi semptomlara yol açabilir. Bu tip tümörlerde cerrahiye ek tedavi modalitelerine de ihtiyaç duyulabilir.</li><li>Kraniyofaringioma: İlk olarak görme ile ilgili şikayetlerle kendini gösterebilir. Bu nedenle hastalar ilk aşamada sıklıkla göz hekimine de başvurabilirler. Çocuk beyin tümörleri arasında da yaygın görülen bir tümör tipidir. Tedavisinde cerrahi altın standarttır. Gerekli olgularda cerrahi sonrası radyoterapi de uygulanabilir.</li></ul>



<p>Sonuç olarak beyin tümörleri görme bozukluklarına yol açabilir. Cerrahi ile hastaların şikayetleri geçebilir, hasta tümöründen kurtulabilir. Bazı olgularda tümör tamamen çıkarılabilirken bazı olgularda görme sinirine zarar vermemek için tümörün bir kısmı içeride bırakılabilir. Buraya radyocerrahi ya da radyoterapi uygulamak düşünülebilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-gormeyi-etkiler-mi/">Beyin Tümörü Görmeyi Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-tumoru-gormeyi-etkiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
