<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fonksiyonel Beyin Hastalıkları - Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<atom:link href="https://dryavuzaras.com/category/fonksiyonel-beyin-hastaliklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dryavuzaras.com/category/fonksiyonel-beyin-hastaliklari/</link>
	<description>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Aras İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde hizmet vermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Aug 2024 10:29:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.13</generator>

<image>
	<url>https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2021/06/cropped-1-32x32.png</url>
	<title>Fonksiyonel Beyin Hastalıkları - Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<link>https://dryavuzaras.com/category/fonksiyonel-beyin-hastaliklari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji-tedavisinde-balon/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji-tedavisinde-balon/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Aug 2024 10:29:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8608</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon Hastaya ciddi ağrılar yaşatan, beyindeki trigeminal sinirden kaynaklanan bir rahatsızlık olan trigeminal nevrajinin tedavisinde farklı yaklaşımlar mevcuttur. Trigeminal nevralji tedavisinde balon kompresyon uygulaması da minimal invaziv bir tedavi yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Tedavi, semptomlara yol açan trigeminal sinirin paralize/bloke edilmesini içerir.  İşlem görüntüleme eşliğinde yapılır. İnce bir iğne yardımıyla yanaktan geçilerek ilgili sinire ulaşılır. Bu iş için özel olarak geliştirilmiş olan balon da katater üzerinden inik halde sinire gönderilir ve şişirilir. Balon kompresyon yaparken trigeminal sinirin bulunduğu anatomik bölgenin şekli skopi görüntülemesi sayesinde net bir şekilde ortaya konur. Bu da tedavinin başarısını artırır. Hastaların trigeminal nevraljinin semptomlarından kurtulması mümkün olur. Balon Kompresyon İşlemi Nasıl Yapılır? İşlem ameliyathane ortamında, genel anestezi altında, görüntüleme eşliğinde yapılır. Yanaktan, dudağın hemen yanından ince bir iğne (katater) ile sinire ulaşılır. Ardından bu iğne üzerinden balon içeriye gönderilir ve şişirilir. Balon şişirildiğinde ilgili sinir üzerinde balona aşağıdaki görselde olduğu gibi “üçgenimsi”, [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji-tedavisinde-balon/">Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon</h1>



<p>Hastaya ciddi ağrılar yaşatan, beyindeki trigeminal sinirden kaynaklanan bir rahatsızlık olan trigeminal <a href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">nevrajinin</a> tedavisinde farklı yaklaşımlar mevcuttur. Trigeminal nevralji tedavisinde balon kompresyon uygulaması da minimal invaziv bir tedavi yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Tedavi, semptomlara yol açan trigeminal sinirin paralize/bloke edilmesini içerir.  İşlem görüntüleme eşliğinde yapılır. İnce bir iğne yardımıyla yanaktan geçilerek ilgili sinire ulaşılır. Bu iş için özel olarak geliştirilmiş olan balon da katater üzerinden inik halde sinire gönderilir ve şişirilir. Balon kompresyon yaparken trigeminal sinirin bulunduğu anatomik bölgenin şekli skopi görüntülemesi sayesinde net bir şekilde ortaya konur. Bu da tedavinin başarısını artırır. Hastaların trigeminal nevraljinin semptomlarından kurtulması mümkün olur.</p>



<h2>Balon Kompresyon İşlemi Nasıl Yapılır?</h2>



<p>İşlem ameliyathane ortamında, genel anestezi altında, görüntüleme eşliğinde yapılır. Yanaktan, dudağın hemen yanından ince bir iğne (katater) ile sinire ulaşılır. Ardından bu iğne üzerinden balon içeriye gönderilir ve şişirilir. Balon şişirildiğinde ilgili sinir üzerinde balona aşağıdaki görselde olduğu gibi “üçgenimsi”, “armut şeklinde” bir görüntü vermeyi amaçlarız. Bu şekilde ilgili sinirden çıkan ağrı sinyalleri ortadan kaldırılabilir. Bu görüntüye ulaşılan hastalarda ağrı çok yüksek oranda geçer. İlgili görüntü elde edildikten sonra, balon söndürülür ve vücut dışına çıkarılır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img width="1024" height="427" src="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-1024x427.jpg" alt="Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon" class="wp-image-8610" srcset="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-1024x427.jpg 1024w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-300x125.jpg 300w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-768x320.jpg 768w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-1536x640.jpg 1536w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4-125x52.jpg 125w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2024/08/siyah-fon-4.jpg 1920w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Uygulamasının Avantajları</h2>



<p>Trigeminal nevraljide en sık uyguladığımız tedavi yöntemi çok uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyondur. Oldukça başarılı sonuçlar elde ettiğimiz ve hastalığın kesin tedavisi olarak tanımlayabileceğimiz bu yöntem önemli bir cerrahi operasyondur. Kendi içinde bazı riskleri de barındırır. Bu nedenle trigeminal nevralji tedavisinde balon gibi daha konservatif yaklaşımlara uzun yıllardır başvurulmaktadır. Bunlar arasında ilgili sinire yine yanaktan girip ulaşarak alkol ya da radyofrekans ile ağrıyı yönetmeye çalışmak da mevcuttur. Biz kliniğimizde konservatif yöntemler içinde sahip olduğu avantajlar nedeniyle hastalarımıza balon kompresyon uygulamasını tercih ediyoruz. Neden? Yukarıda bahsettiğimiz “üçgenimsi yapıyı” genel anestezi eşliğinde ve yüksek çözünürlüklü skopi cihazı altında balona rahatlıkla verebiliriz. Diğer konservatif yaklaşımlarda ağrının azalıp azalmadığını ölçmek için hastanın uyanık kalması gerekir. Bu da hastaya ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Genel anestezi altında yapılan balon kompresyon uygulaması hem hasta için daha konforlu olması hem de cerraha daha rahat bir çalışma ortamı sağlayıp işlemin başarı şansını artırması sebebiyle bizim kliniğimizde daha çok yer bulmaktadır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji-tedavisinde-balon/">Trigeminal Nevralji Tedavisinde Balon Kompresyon</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji-tedavisinde-balon/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Distoni</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/distoni/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/distoni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2022 12:33:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8258</guid>

					<description><![CDATA[<p>Distoni Distoni hastalığı parkinson ve tremor gibi bir hareket bozukluğudur. Bu iki hastalıktan sonra en sık görülen hareket bozukluğu tipidir. Kasların istemsiz olarak kasılmasıdır. Tüm hareket bozuklukları gibi kişinin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler.&#160; Günlük yaşam faaliyetlerini sekteye uğratır. Uygulanan çeşitli tedavilerle distoninin semptomları hafifletilmeye/giderilmeye çalışılır. Tedavide ilk seçenek nöroloji uzmanı tarafından reçete edilen ilaçların kullanımıdır. Bu tedaviden fayda görmeyen hastalarda beyin ve sinir cerrahisi tarafından yapılan pil ve yakma ameliyatları düşünülebilir. Yapılan çalışmalar İngiltere’de 70.000, Amerika’da ise 300.000’den fazla kişinin distoni hastası olduğunu bildirmektedir. Distoni Nedir? Distoni, kasların istemsiz olarak kasıldığı bir hareket bozukluğudur. Vücudun yalnızca bir bölümünde izlenebileceği gibi birden fazla bölümünde ya da tüm vücutta da görülebilir. Distoni, kas spazmları ve kasların istem dışı hareketiyle karakterizedir. Distoni hastalarının vücudunda, kollarında ve bacaklarında istemsiz adele kasılmaları olur. Buna bağlı kol ve bacaklarda şekil bozukluğu oluşabilir. Hastalığın seyrine ve evresine göre bu istemsiz hareketlerin şiddeti değişir. Vücut ağrısı, duruş [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/distoni/">Distoni</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Distoni</h1>



<p>Distoni hastalığı parkinson ve tremor gibi bir hareket bozukluğudur. Bu iki hastalıktan sonra en sık görülen hareket bozukluğu tipidir. Kasların istemsiz olarak kasılmasıdır. Tüm hareket bozuklukları gibi kişinin yaşam kalitesini olumsuz olarak etkiler.&nbsp; Günlük yaşam faaliyetlerini sekteye uğratır. Uygulanan çeşitli tedavilerle distoninin semptomları hafifletilmeye/giderilmeye çalışılır. Tedavide ilk seçenek nöroloji uzmanı tarafından reçete edilen ilaçların kullanımıdır. Bu tedaviden fayda görmeyen hastalarda beyin ve sinir cerrahisi tarafından yapılan pil ve yakma ameliyatları düşünülebilir.</p>



<p class="has-text-align-center"><em>Yapılan çalışmalar İngiltere’de 70.000, Amerika’da ise 300.000’den fazla kişinin distoni hastası olduğunu bildirmektedir.</em></p>



<h2>Distoni Nedir?</h2>



<p>Distoni, kasların istemsiz olarak kasıldığı bir hareket bozukluğudur. Vücudun yalnızca bir bölümünde izlenebileceği gibi birden fazla bölümünde ya da tüm vücutta da görülebilir. Distoni, kas spazmları ve kasların istem dışı hareketiyle karakterizedir. <strong>Distoni hastalarının vücudunda, kollarında ve bacaklarında istemsiz adele kasılmaları olur.</strong> Buna bağlı kol ve bacaklarda şekil bozukluğu oluşabilir. Hastalığın seyrine ve evresine göre bu istemsiz hareketlerin şiddeti değişir. Vücut ağrısı, duruş bozukluğu, ses tellerinde titreme görülebilir.</p>



<h2>Distoninin Belirtileri</h2>



<p>Distoni vücudun farklı kas gruplarını etkileyebilir. Buna bağlı olarak da farklı belirtiler söz konusu olur. Bunlar nelerdir?</p>



<ul><li>El yazısında bozulma, el hareketlerinde akıcılığı kaybetme</li><li>Ayaklarda kramp, kontrol kaybı</li><li>Boynun aniden kasılması</li><li>Konuşma zorluğu</li><li>Başın istemsiz hareketi, yana doğru eğilmesi</li><li>Sürekli göz kırpma</li><li>Çiğneme ve yutmada güçlük</li><li>Sesin çatlaması, incelmesi, boğuklaşması</li></ul>



<p>Distoninin belirtileri yaşın ilerlemesiyle birlikte şiddetlenebilir. Stres, yorgunluk ve kaygılanma anlarında kötüleşebilir.</p>



<h2>Distoni Nedenleri</h2>



<p>Distoni beyindeki bazı sinir hücrelerinin vücuda sinyal gönderme işlevindeki bozulmalardan kaynaklanır. Ancak bu bozulmaların nedeni tam olarak bilinememektedir. Bu sinyal bozulmalarını tetikleyen ve distoniye neden olduğu düşünülen durumlar ve hastalıklar şöyledir:</p>



<ul><li>Kalıtsal nedenler</li><li>Parkinson</li><li>Huntington ve wilson hastalığı</li><li>Beyin travması</li><li>Doğum yaralanmaları</li><li>İnme</li><li>Tümörler</li><li>Oksijensiz kalmak, karbonmonoksit zehirlenmesi</li><li>Tüberküloz, ensefalit (beyin iltihabı)</li></ul>



<h2>Distoninin Sonuçları</h2>



<ul><li>Kişinin günlük aktiviteleri sekteye uğrar, sosyal yaşamdan kopar, işine devam etmekte güçlük çeker, performansı düşer.</li><li>Göz kapaklarını etkileyerek sağlıklı görüşü engelleyebilir.</li><li>Çene hareketlerini etkileyerek yutma ve konuşma zorluğuna neden olabilir.</li><li>Kaslarda ağrı ve yorgunluk görülebilir.</li><li>Depresyona neden olabilir.</li></ul>



<h2>Tanı</h2>



<p>Fiziksel muayene ve hasta öyküsü ile tanı konulabilir. Hastadan ayrıca kan ve idrar testi, beyin MR taraması, EMG (beyin sinirlerindeki elektriksel aktiviteyi ölçme) istenebilir. Nihayetinde hastaya distoni tanısı konur. Hastalığının tipi ve evresi hakkında bilgi sahibi olur. Tedavisi planlanır.</p>



<h2>Distoni Tedavisi</h2>



<p>Tedavideki amaç hastanın kas spazmlarını azaltmak mümkünse yok etmektir. Bu sayede hasta günlük yaşantısına geri dönebilir. Bugün için distoni tedavisinde farklı seçeneklerimiz vardır.</p>



<ul><li>Ağızdan alınan ilaçlar tedavideki ilk uygulamadır.</li><li>Semptom gösteren kas grubuna botulinium toksini (botoks) enjekte edilebilir. Enjeksiyon sonrası kasılmalarda bir gerileme görülür. Ancak bu işlemi her 3-4 ayda bir tekrarlamak gerekir.</li><li>Semptomları hafifletmek ve hastanın ağrılarını azaltmak için fizik tedavi ve konuşma terapisinden yararlanılabilir.</li><li>Beyin pili (derin beyin stimülasyonu) ameliyatı uygulanabilir. Bu ameliyat Parkinson hastalığında uygulanan beyin pili ameliyatıyla aynıdır. <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/">Beyin pili ameliyatı</a> hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.  Ameliyat kısaca anormal çalışan sinirlere elektrot ve köprücük kemiğinin üst kısmına bu elektrotlara güç sağlayacak pilin yerleştirilmesini içerir. Bu elektrotlar sinirlerin çalışmasını düzenleme görevini yerine getirir.</li></ul>



<h2>Distoni Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Hastalarımızdan  sık gelen sorulara yanıt verdik.</p>



<h3>Parkinson ve distoni arasında ne fark vardır?</h3>



<p>İki hastalık da birer hareket bozukluğu sorunudur. Beynin aynı bölgelerinden kaynaklanır. Ancak mekanizmaları farklıdır. Bu nedenle de klinik bulgular birbirinden farklıdır. Nedir bu farklar?</p>



<ul><li>Parkinson tüm vücudu etkilerken distonide kas grupları hastalığın etkisindedir. Hastalık sadece bazı kas gruplarını etkileyebileceği gibi vücuttaki tüm kasları da etkileyebilir.</li><li>Parkinson temelde titreme, yavaşlık ve tutukluk ile karakterize bir hastalıkken distoni kasların istemsiz kasılması ile karakterizedir.</li><li>Parkinson nörodejeneratif bir hastalıktır. İleri yaş hastalığı olarak bilinir. Ancak distoni orta yaş ve hatta genç hastalarda dahi görülebilir.</li></ul>



<h3>Tanısı zor mu?</h3>



<p>Tanı bir nöroloji uzmanının ya da beyin sinir cerrahının muayenesi ile konulabilir. MR taraması ve EMG ile tanı kesinleştirilir. Distonide temel semptom kas kasılmalarıdır. Bu kasılmaların stres, yorgunluk, kaygı gibi etkenlerle oluştuğu düşünülebilir. Hastalar bu aşamada hekime başvurmayabilir. Ancak kasılmaların zaman içinde şiddeti artabilir. Kasılmalar sadece belli kas gruplarında olduğu için o kaslarda şekil bozukluğu ortaya çıkabilir. Yüz spazmları, çiğneme güçlüğü, konuşma ritminde bozulmalar görülebilir. Bu aşamada hastalar mutlaka bir hekimle görüşür. Hastalığın tanısı konur.</p>



<h3>Distoni ilerler mi?</h3>



<p>Her zaman ilerlemez. Semptomların ilerleme, gerileme ya da bir noktada sabit kalma ihtimali vardır. Bu durum hastadan hastaya değişir. Ancak distoni semptomlarının tamamen ortadan kalkması söz konusu değildir.</p>



<h3>Distonik hastaların ağrısı olur mu?</h3>



<p>Distoniden etkilenen kas grubunda ağrı olur. Örneğin, servikal distoni olgularında hasta omurgasında ağrı hisseder.&nbsp; Sürekli yaşanan kas spazmları kas dokusunu yıpratır, sinir köklerini tahriş eder bu da ilgili bölgede ağrıya neden olur.</p>



<h3>Ne zaman doktora gidilmeli?</h3>



<p>Sürekli kas spazmı yaşayan hastaların mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmaları gerekir.</p>



<h3>Distoninin ilaçla tedavisi mümkün mü?</h3>



<p>Distoni tedavisindeki ilk seçenek ağızdan alınan ilaçlardır. Tedavideki amaç distoni semptomlarını mümkün olduğunca azaltmaktır. İlaç tedavisinde fayda göremeyen hastalar için cerrahi seçenek değerlendirilebilir.</p>



<h3>Distoninin bitkisel tedavisi var mı?</h3>



<p>Günümüzde distoninin bilinen bitkisel bir tedavisi yoktur.</p>



<h3>Distoni için hangi doktora gidilmelidir?</h3>



<p>Hastalarımız detaylı muayene için ilk olarak nöroloji uzmanlarına başvurabilirler. Hasta için cerrahi tedavi bir seçenek ise beyin ve sinir cerrahisi tedaviye dahil olur. Hastanın ameliyatını gerçekleştirir.</p>



<h3>Distoni için botoks tedavisi uygulanır mı?</h3>



<p>Evet. Botoks yani botulinum toksini uygulaması kas içine ilgili maddenin enjekte edilmesini içerir. Böylece kas kasılmalarının önüne geçilebilir. Zamanla botoksun etkisi biter. İşlemi tekrarlamak gerekir.</p>



<h3>Distoninin cerrahi tedavisi nedir?</h3>



<p><a></a>Distoni hastalarına derin beyin stimülasyonu (beyin pili) ameliyatı yapılabilir. Bu işlemde hastanın beynine elektrotlar takılır ve anormal çalışan sinirsel aktiviteyi düzenleyecek sinyaller gönderilir. Hastanın köprücük kemiğinin üst kısmına da bu mekanizmayı çalıştıracak bir güç kaynağı yerleştirilir. Beyin pili ameliyatı hareket bozukluklarının tedavisinde önemli bir seçenektir. Uygun hastaların semptomlarını ciddi oranda azaltmaktadır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/distoni/">Distoni</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/distoni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyin Pili Ameliyatı</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2022 10:56:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8005</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beyin Pili Ameliyatı Parkinson, bireylerin hareket kabiliyetini önemli ölçüde azaltan nörolojik bir hastalıktır. Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkar. Yürüme güçlüğü, titreme, adele sertliği gibi semptomlar verir; kişinin yaşam kalitesine dramatik seviyede zarar verir. Bugün için Parkinson hastalığını kalıcı olarak iyileştiren bir tedavi yok. Ancak hastalığın semptomlarını mümkün olduğunca azaltmak ve kişinin günlük yaşamına geri dönmesini sağlamak mümkün. Burada yapılan tedavi ise beyin pili uygulamasıdır. Beyin ve sinir cerrahları tarafından uygulanan beyin pili ameliyatı ile Parkinson hastalığının semptomları büyük ölçüde ortadan kalkabiliyor. Bir beyin pili ameliyatı parkinsona neden olan beyindeki dopamin hücrelerine ince elektrodlar bağlanması ve köprücük kemiğinin üst kısmına bu elektrodlara güç sağlayacak pilin yerleştirilmesini içerir. Beyin cerrahı ve nöroloji uzmanı uzaktan kumandayla bu pili ve elektrodları kontrol ederek hastanın semptomlarını ortadan kaldıracak ayarlamaları yapar. Beyin pili en sık Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılmakla birlikte, distoni (istemsiz kasılmalar) ve esansiyel tremor (istemsiz titremeler) olgularında da kullanılmaktadır. Beyin Pilinin Etkisi Nedir? Beyin pili [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/">Beyin Pili Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Beyin Pili Ameliyatı</h1>



<p>Parkinson, bireylerin hareket kabiliyetini önemli ölçüde azaltan nörolojik bir hastalıktır. Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkar. Yürüme güçlüğü, titreme, adele sertliği gibi semptomlar verir; kişinin yaşam kalitesine dramatik seviyede zarar verir. Bugün için <a href="/parkinson/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Parkinson hastalığın</a>ı kalıcı olarak iyileştiren bir tedavi yok. Ancak hastalığın semptomlarını mümkün olduğunca azaltmak ve kişinin günlük yaşamına geri dönmesini sağlamak mümkün. Burada yapılan tedavi ise beyin pili uygulamasıdır. Beyin ve sinir cerrahları tarafından uygulanan beyin pili ameliyatı ile Parkinson hastalığının semptomları büyük ölçüde ortadan kalkabiliyor.</p>



<p>Bir beyin pili ameliyatı parkinsona neden olan beyindeki dopamin hücrelerine ince elektrodlar bağlanması ve köprücük kemiğinin üst kısmına bu elektrodlara güç sağlayacak pilin yerleştirilmesini içerir. Beyin cerrahı ve nöroloji uzmanı uzaktan kumandayla bu pili ve elektrodları kontrol ederek hastanın semptomlarını ortadan kaldıracak ayarlamaları yapar. Beyin pili en sık Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılmakla birlikte, distoni (istemsiz kasılmalar) ve esansiyel tremor (istemsiz titremeler) olgularında da kullanılmaktadır.</p>



<h2>Beyin Pilinin Etkisi Nedir?</h2>



<p>Beyin pili <strong>doğru hastalara</strong> uygulandığında oldukça olumlu sonuçlar verir. Sürekli titreyen bir kişi sağlıklı yürüyemez, yazamaz, su içmekte ve yemek yemekte dahi sorun yaşar. Beyin pili ile bu sorunlar büyük oranda yok olur. Beyin pili ameliyatı olanların yorumları oldukça pozitiftir. Hastadaki titreme, hareket kontrolünü sağlayamama, hareketlerde yavaşlık gibi semptomlar beyin pili ameliyatıyla ciddi oranda giderilir. Beyin pili ameliyatı için net bir yaş sınırı olmamakla birlikte 75-80 yaşını geçmiş hastalarda pek tercih edilmemektedir.</p>



<h2>Beyin Pili Ameliyatı Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Beyin pili ameliyatının en önemli kısımlarından biri planlamadır. Hastanın MR’ı çekilir. Ardından poliklinik ortamında hastanın kafatasına metal bir çerçeve yerleştirilir. Hastanın son olarak tomografisi çekilir. Beynin hangi noktasına müdahale edileceğinin koordinatları tam olarak ortaya konur. Bir sonraki aşama ameliyattır. Ameliyat öncesi saçların tıraş edilmesi gerekli değildir. Ameliyat anestezi altında ve ameliyathane ortamında yapılır. Kafatasında küçük bir delik açarak beynin hasar görmüş ve Parkinson hastalığına yol açmış bölgesine ulaşılır. Elektrodlar yerleştirilir. Beyinde doğru noktaya ulaştığımızdan emin olmak için ameliyat esnasında nöronavigasyon cihazından yararlanırız. Elektrodlar ilgili sinirlere yerleştirildikten sonra hastanın tekrar tomografisi çekilir. Son olarak elektrodları kontrol etmeyi sağlayacak pil de köprücük kemiğinin altına konumlandırılır. Elektrodlar bir kablo aracılığıyla uzatılarak pile bağlanır. Ameliyat sonlandırılır. Ameliyat süresi ortalama 2 saattir. Beyin cerrahisinde uygulanan diğer ameliyatlar ile kıyaslandığında beyin pili ameliyatı görece daha kolay ve risksiz bir cerrahi müdahaledir.</p>



<h2>Ameliyat Sonrası</h2>



<p>Ameliyattan sonra hastanede yatış süresi ortalama 2 gündür. Anestezi etkisinden çıktıktan sonra hastada baş ağrısı, baş dönmesi olabilir. Bu normaldir. Kısa süre içinde kendiliğinden geçer. Ameliyat sonrası beyin pilinin ayarlamaları yapılır. Pilin elektrodlara gönderdiği güç kademeleri artırılır. Bu doğrultuda hastanın şikayetleri de kademeli olarak geriler. Hareket kabiliyetinde artış, titremesinde azalma görülür.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatı hangi yaşta yapılmalı?</h2>



<p>Beyin pili ameliyatı neredeyse tüm yaş grubundan hastalara yapılabilir. 50’li yaşlarda semptomları henüz çok artmamış bir hastaya da 70’li yaşlarda ciddi semptomları olan bir hastaya da beyin pili takılabilir. Parkinson hastalığı kendiliğinden iyileşmez. Semptomları hafiflemez. Aksine Parkinson hastalığı zaman içinde ilerlemeye meyil eder. 3 ila 7 yıl içinde hastalık büyük ölçüde ilerler. Bugün hafif titremeleri olan bir hasta, birkaç yıl içinde kaşık tutamaz hale gelebilir. Bu nedenle hastaların semptomları ortaya çıktıktan sonra çok beklemeden bu tedaviyi olmaları önerilir. Böylece Parkinson hastaları yaşamını daha kaliteli bir biçimde sürdürebilir. Yapılan bazı kısıtlı çalışmalarda erken dönemde beyin pili takmanın hastalığın genel seyrine de olumlu etki yaptığı bildirilmiştir.</p>



<h2>Beyin pili için yaş sınırı var mı?</h2>



<p>Beyin pili hemen hemen tüm yaş grubundan hastalara takılabilir. Ancak hastaya beyin pili ameliyatı yapıp yapmamaya karar vermek için değerlendirilen faktörler farklıdır. Hastanın ilaç tedavisinden fayda görüp görmediği, hastanın genel sağlık durumu, bilişsel iyilik hali, parkinsonun verdiği semptomların ne olduğu gibi bir dizi bileşen değerlendirilir. Hastanın beyin pili ameliyatından fayda görüp görmeyeceği tartışılır. Nihayetinde hastanın ameliyat kararı verilir.</p>



<h2>Beyin pili ile Parkinson hastalığının tüm belirtileri düzelir mi?</h2>



<p>Doğru hastalara yapılan beyin pili tedavisi ile Parkinson hastalığının en bilinen semptomlarında azalmalar görülür. Titremesi olan, yürüme zorluğu çeken, kaslarında katılık görülen, distoni veya diskinezi problemi yaşayan hastaların şikayetlerinde belirgin ölçüde azalma olur. Semptomların ne derecede hafifleyeceği hastadan hastaya değişiklik gösterir. Ancak unutmamak gerekir ki Parkinson beynin dejeneratif bir hastalığıdır. Maalesef kesin bir tedavisi yoktur. Yani beyin pili ile hastalığı iyileştirmiş olmayız. Semptomları azaltmış oluruz.</p>



<h2>Beyin pili olan hasta tomografi ya da MR çektirebilir mi?</h2>



<p>Hastanın tomografi çektirmesinde bir sakınca yoktur. Ancak beyin pili olan hastaların MR çekimi süreci karmaşık olabilir. MR cihazına ve hastaya takılan beyin pilinin modeline göre MR taraması mümkün olabilir. Beyin cerrahınız ve radyoloji uzmanı hekim değerlendirmenizi yapıp sizi konuyla ilgili detaylı bilgilendirecektir.</p>



<h2>Beyin pili olan hastalar spor yapabilir mi?</h2>



<p>Beyin pili ameliyatı sonrası yapılan spor aktivitelerinde dikkatli olmak gerekir. Temas gerektiren, kafaya darbe riski taşıyan sporlar (futbol, basketbol, boks vd.) yapılmamalıdır. Bu tip hastalar için hafif egzersizler daha iyi bir tercih olacaktır.&nbsp;</p>



<h2>Beyin pili olan bir hasta yüzebilir mi?</h2>



<p>Beyin pili olan hastaların en sık sorduğu sorulardan biri beyin pili ile yüzüp yüzemeyecekleridir. Genel olarak yüzmenin beyin piline bir zarar vermediğini biliyoruz. Ancak kişinin beyninde pil olsa da Parkinson atakları zaman zaman kendini hatırlatabilir. Bu durum yüzerken de olabilir. Bu nedenle Parkinson hastalarının mutlaka bir arkadaş ya da antrenör ile birlikte yüzmesi önerilir. Öte yandan yakın zamanda yayınlanan bir çalışma beyin pili ameliyatı olan 9 hastanın ameliyat sonrası&nbsp;<a href="https://www.aan.com/PressRoom/Home/PressRelease/2758">yüzme becerilerini kaybettiğini</a>&nbsp;bildirmiştir. Beyin pili olan ve yüzen hastaların genel olarak dikkatli olmalarını öneririz. Yeniden yüzmeye başlamadan önce hekiminizden de bir görüş almanızda yarar var.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatı riskli mi?</h2>



<p>Beyne yapılan tüm cerrahi müdahaleleri düşündüğümüzde beyin pili ameliyatı çok daha az riskli bir ameliyattır. Yine de her cerrahi operasyonun sahip olduğu kanama ve enfeksiyon gibi bir dizi farklı riske sahiptir.</p>



<h2>Beyin pilini kim yapıyor?</h2>



<p>Dünya’da beyin pili üreten farklı firmalar var. Dünyada ve ülkemizde en yaygın kullanılan piller ise ABD’li Medtronic, Boston Scientific ve Abbott firmalarına aittir.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatı hangi hastanelerde yapılıyor?</h2>



<p>Ülkemizde üniversite, kamu ve özel hastanelerinde beyin pili ameliyatı yapılabilmektedir.</p>



<h2>Beyin pili şarj edilebilir mi?</h2>



<p>Beyin pilinin ömrü azalabilir, bitebilir. Bu durumda beyin pilinin türüne göre ya şarj edilmesi ya değiştirilmesi gerekir. Şarj edilemeyen pillerin ortalama ömrü 5 yıldır. Pil bitmeye doğru kafatasının içindeki kablolara dokunmadan sadece güç kaynağı olan pil değiştirilebilir. Şarj edilebilir pillerin ise ortalama ömrü 25 yıldır. Bu pillerin de belli aralıklarla şarj edilmesi gerekir.</p>



<h2>Beyin pili beyne nasıl etki eder?</h2>



<p>Beyin pili tedavisi beyinde hasar görmüş ve Parkinson, distoni, tremor gibi hastalıklara yol açmış sinir hücrelerinin yeniden düzenlenmesini içerir. Bunun için beyindeki ilgili sinirlere çok ince kablolar yerleştirilir. Göğüs bölgesine takılan güç kaynağıyla da bu kablolar aktif hale getirilir. Bu sayede hastalığın semptomlarında azalma elde edilir.</p>



<h2>Beyin pili hangi hastalıklarda kullanılır?</h2>



<p>Beyin pili ameliyatına en sık Parkinson hastalığında başvurulur. Uygun hastalarda yüz güldüren sonuçlar elde edilebilir. Hastanın titremesinde yüzde 80 ve kas kasılmasında yüzde 70 oranında azalma olabilir. Hastanın yürümesinde ise yüzde 50 oranında bir iyileşme elde edilebilir. Beyin pili ameliyatıyla distoni hastalarının kas spazmlarında yüzde 70’e kadar gerileme görülebilir. Ayrıca uygun hastalarda beyin pili uygulamasıyla esansiyel tremor hastalarının semptomlarında, motor tiklerinde ve multipl skleroz’a bağlı titremelerde de ciddi oranda gerileme elde edilebilir. Bazı ağrı sendromlarında da beyin pilinden yararlanmak mümkündür.</p>



<h2>Beyin pili hangi hastanelerde takılıyor?</h2>



<p>Beyin pili ameliyathanesi ve görüntüleme teknolojisi yeterli olan her hastanede takılabilir. Burada önemli olan bu ameliyatı yapma becerisi olan beyin cerrahının varlığıdır. Ayrıca ameliyat sonrası düzenli bir nörolojik takip gerekir. Hastanede bu konuyla yakından ilgilenen bir nöroloji uzmanının olması da önemsenmelidir.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatı öncesi hangi hazırlıklar yapılır?</h2>



<p>Ameliyat öncesi kan tetkikleri, anestezi muayenesi, beyin cerrahi ve nöroloji muayenesi yapılır. Hastanın beyin MR’ı çekilir.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatı sonrası hastanede kaç gün yatılır?</h2>



<p>Yatış süresi genellikle 2 gecedir. Ameliyat sonrası hastanın ciddi bir ağrısı olması beklenmez. Ancak ameliyatın hemen ardından hafif orta baş ağrıları, baş dönmeleri normaldir. Ameliyatın ardından bazı pil ayarlamaları yapılabilir. Taburculuk sonrası hastanın pil ayarları için kontrole gelmesi gerekir. Beyin pili ameliyattan ortalama 1 ay sonra en randımanlı haliyle çalışmaya başlar.</p>



<h2>Beyin pili hangi hastalara takılır?</h2>



<p>Beyin pili ameliyatında hasta seçimi önemlidir. Hastanın yaşı, semptomları, kullandığı ilaçlara verdiği yanıt değerlendirilerek hastanın ameliyattan göreceği fayda tartışılır. Ameliyata karar verilir. Beyin ve sinir cerrahisi, nöroloji ve psikiyatri hekimlerince hasta değerlendirilir. Ortak bir karar olarak hastayı ameliyat etmeye ya da etmemeye karar verilir.</p>



<h2>Beyin pilinin ömrü nedir?</h2>



<p>İki grup beyin pili vardır; sarj edilen ve edilemeyen. Sarj edilebilen pillerin 25 yıllık bir ömrü vardır. Bu pilleri haftada 2-3 kez sarj etmek gerekir. Sarj edilemeyen pillerin ömrü ise 3 ila 5 yıl arasıdır. Pil bittikten sonra değişimi günübirlik bir ameliyatla kolaylıkla yapılabilir.</p>



<h2>Beyin pili ameliyatının avantajları nelerdir?</h2>



<ul><li>Günümüzde kesin bir tedavisi olmayan Parkinson gibi hastalıklardan muzdarip hastalar için önemli bir tedavi seçeneğidir.</li><li>Hareket bozukluğuna yol açan birçok hastalık (Parkinson, distoni, tremor vd.) için kullanılabilir.</li><li>Beynin farklı dokularına ve sinirlerine bilinen bir zarar vermez.</li><li>Güvenle yapılan bir cerrahidir.</li><li>Beyin pili ile hastaların semptomları önemli ölçüde azaltılabilir. Hastanın yaşamını kendi kendine idame ettirmesi sağlanabilir.</li><li>Hastanın semptomları agresif bir şekilde kötüleşirse hastayı yeniden ameliyat etmeden uzaktan bir kumandayla beyin pilinin akımını artırmak ve semptomları azaltmak mümkündür.</li><li>Pil bir kere beyne takıldıktan sonra hastanın bir daha ciddi bir ameliyat geçirmesi gerekmez. Pilin ömrü bittiğinde günübirlik basit bir cerrahiyle pil değiştirilebilir.</li></ul>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/">Beyin Pili Ameliyatı</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hemifasiyal Spazm</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/hemifasiyal-spazm/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/hemifasiyal-spazm/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 19:40:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hemifasiyal Spazm Nedir? Hemifasiyal spazm yüzün sağ veya sol kısmında olabilen istemsiz kasılmalardır. HFS, tic-convulsif ya da tik hastalığı olarak da bilinir. Nedeni fasiyal sinir (7. kranial sinir) üzerine gelen baskıdır. Hasta bir ağrı, sızı, acı duymaz. Ancak bu kasılmalar sürekli olduğu için kişi bu durumdan rahatsız olur. Bu kasılmalar sıklıkla göz çevresinde ve ağız kenarında başlar. Ani çekilmeler halindedir. Zaman içinde yüzün farklı bölgelerinde/kaslarında da kasılmalar izlenebilir. Zaman içinde yüzde asimetrik bir görünüm söz konusu olabilir. Toplumda her 10 bin kişiden 1’inde rastlanır. Sıklıkla 50’li yaşlarda ortaya çıkar ve kadınlarda daha sık görülür. Hemifasiyal Spazm Nedenleri Hemifasyal spazmın nedeni beyindeki fasiyal sinir üzerinde oluşan basıdır. Beynin değişik bölümlerine bağlanan 12 çift sinir vardır. Fasiyal sinir bunlardan yedincisidir. Yüzümüzdeki mimik hareketleri ve göz kırpma fasiyal sinir sayesinde mümkün olur. Fonksiyonu en sık bozulan sinirlerden biridir. Diğer sinirlerin birçoğundan uzun ve kıvrımlı olduğu, ayrıca dar bir kanal içinden geçtiği için bu [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/hemifasiyal-spazm/">Hemifasiyal Spazm</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Hemifasiyal Spazm Nedir?</h1>



<p><a></a>Hemifasiyal spazm yüzün sağ veya sol kısmında olabilen istemsiz kasılmalardır. HFS, tic-convulsif ya da tik hastalığı olarak da bilinir. Nedeni fasiyal sinir (7. kranial sinir) üzerine gelen baskıdır. Hasta bir ağrı, sızı, acı duymaz. Ancak bu kasılmalar sürekli olduğu için kişi bu durumdan rahatsız olur. Bu kasılmalar sıklıkla göz çevresinde ve ağız kenarında başlar. Ani çekilmeler halindedir. Zaman içinde yüzün farklı bölgelerinde/kaslarında da kasılmalar izlenebilir. Zaman içinde yüzde asimetrik bir görünüm söz konusu olabilir. Toplumda her 10 bin kişiden 1’inde rastlanır. Sıklıkla 50’li yaşlarda ortaya çıkar ve kadınlarda daha sık görülür.</p>



<h2>Hemifasiyal Spazm Nedenleri</h2>



<p>Hemifasyal spazmın nedeni beyindeki <strong>fasiyal sinir üzerinde oluşan bası</strong>dır. Beynin değişik bölümlerine bağlanan 12 çift sinir vardır. Fasiyal sinir bunlardan yedincisidir. Yüzümüzdeki mimik hareketleri ve göz kırpma fasiyal sinir sayesinde mümkün olur. Fonksiyonu en sık bozulan sinirlerden biridir. Diğer sinirlerin birçoğundan uzun ve kıvrımlı olduğu, ayrıca dar bir kanal içinden geçtiği için bu sinirde hasar daha kolay meydana gelmektedir. Sinire gelen bir damar teması ya da damar basısı nedeniyle bu tik hastalığı ortaya çıkabilir.</p>



<p>Buna ek olarak beyinde oluşan tümör, multipl skleroz hastalığı ya da anevrizma nedeniyle de bu sinire bası gelebilir. Kişide hemifasiyal semptomları izlenebilir. Yüzünde sürekli kasılmalar olan kişide stres, anksiyete, huzursuzluk, sosyalleşmeye isteksizlik gibi durumlar görülebilir. Bunlar da kasılmaların sıklığını artırabilir. Konuşma, gülme, duygusal durumlar bu kontrolsüz kasılmaları tetikleyebilir.</p>



<h2>Hemifasiyal Spazm Belirtileri</h2>



<ul><li>Hastalığın en önemli belirtisi yüzde oluşan kasılmalardır. Yani hastanın yüzünde tik olmasıdır.</li><li>Göz kapağında olan küçük kasılmalar hastalığın en erken verdiği belirtidir. Ancak bu durum göz seğirmesi ile karıştırılmamalıdır. Hemifasiyal spazm olgularında kasılmalar gözü tamamen açıp kapayacak kadar şiddetlidir.</li><li>Göz kapağı ve göz çevresindeki kasılmalardan sonra, ağız ve çenede başlayan kasılma hemifasiyal spazmın önemli belirtilerinden biridir.</li><li>Kulak arkasında ciddi ağrı, duyma sorunları söz konusu olabilir.</li><li>Kasılmalar uykuda dahi devam edebilir.</li></ul>



<h2>Tanı</h2>



<p>Fiziksel muayene ve hasta öyküsü ile hemifasiyal spazm tanısı kolaylıkla konabilir. Ancak bu hastalığa hangi durumun neden olduğunu tespit etmek için MR görüntülemesine başvurmak gerekir. Fasiyal sinire neyin, nasıl bası yaptığı tespit edilir. Bu doğrultuda tedavi planlanır.</p>



<h2>Hemifasiyal Spazm Tedavisi</h2>



<p>Hemifasiyal spazm tedavisinde ağızdan alınan ilaçlara,  botoks uygulamasına ve cerrahiye başvurulabilir. Kas gevşeticiler ve yine yüz sinirlerinden kaynaklanan diğer bir hastalık olan <a href="/trigeminal-nevralji/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">trigeminal nevralji</a>de kullanılan ilaçlar hemifasiyal spazm tedavisinde kullanılabilir. Ancak bu ilaçlar çok nadiren faydalı olur. Diğer bir tedavi yöntemi ilgili sinire uygulanan botoks (botulinum toksin) enjeksiyonudur. Böylece hemifasiyal spazm semptomları bir süreliğine ortadan kalkabilir. 6 aylık bir dönem kasılma olmadan geçilebilir. Ancak bir süre sonra yeniden botoks uygulamak gerekir. Yani kalıcı bir tedavi değildir.</p>



<p>Hemifasiyal spazm olgularında bilinen en etkili tedavi cerrahidir. Fasiyal sinirin <strong>vasküler dekompresyon operasyonu</strong> tedavide altın standarttır. Bu işlem trigeminal nevraljide yapılan vasküler dekompresyon ile aynı işlemdir. Trigeminal sinir değil fasiyal sinir üzerindeki basıyı kaldırmak için uygulanır. Ameliyatta sinirin üzerindeki bası kaldırılır. Sinirin damarla temas ettiği yere yastık benzeri bir madde yerleştirilerek hastalığın tekrarlamaması için ilave önlem alınır. Ameliyatın ardından hastaların neredeyse tamamında semptomlar ortadan kalkar. Hasta, kasılmalarından tamamen kurtulur. İşlem hem ameliyat mikroskobu hem de endoskop ile yapılabilir. Ameliyat bölgesi beyin sapına yakın bir konumdadır. Ameliyat sırasında nöromonitörizasyon teknolojisinden de yararlanarak beyindeki herhangi bir sinire zarar gelmesinin önüne geçilmiş olur.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/hemifasiyal-spazm/">Hemifasiyal Spazm</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/hemifasiyal-spazm/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Parkinson Nedir? Belirtileri, Tedavi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/parkinson/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/parkinson/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Mar 2022 13:19:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Parkinson Nedir? Belirtileri, Tanı ve Tedavi Parkinson ileri yaşlarda görülen nörolojik bir hastalıktır. Yürüme güçlüğü, titreme ve adele sertliği gibi semptomlarla kendini gösterir ve kişinin yaşam kalitesini ciddi manada düşürür. Parkinson hastalığının nedeni beyindeki dopamin adı verilen kimyasal maddenin yaşlanmayla birlikte azalmasıdır. Dopamin vücudun hareket mekanizmasına katkı sağlayan bir maddedir. Dolayısıyla vücut dopamin üretemedikçe vücudun hareket sisteminde de bozulmalar görülür. Bu haliyle Parkinson nörodejeneratif bir hastalıktır. Hatta en sık görülenlerinden biridir. Parkinson Nedir? Parkinson, genellikle 60 yaş üzeri bireylerde görülen titreme ve yürüme güçlüğü ile kendini gösteren nörodejeneratif bir hastalıktır. Hafif semptomlarla başlayıp zaman içinde ilerleme eğilimindedir. Parkinson ölümcül bir hastalık değildir. Ancak yaşamı önemli ölçüde zorlaştırır. Kişi rahat bir şekilde hareket edemez, yürüyemez, titreme nedeniyle ellerini dilediği gibi kullanamaz. Parkinson hastalığı kişinin yaşam kalitesine doğrudan zarar verir. Ayrıca hastalığın dolaylı olarak da kişinin yaşam süresini kısaltacağı düşünülebilir. Parkinson’un etkileri hastalığın şiddetine göre değişir. Ortalama insan ömrünün uzamasıyla birlikte Parkinson’un [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/parkinson/">Parkinson Nedir? Belirtileri, Tedavi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1><a></a>Parkinson Nedir? Belirtileri, Tanı ve Tedavi</h1>



<p>Parkinson ileri yaşlarda görülen nörolojik bir hastalıktır. Yürüme güçlüğü, titreme ve adele sertliği gibi semptomlarla kendini gösterir ve kişinin yaşam kalitesini ciddi manada düşürür. Parkinson hastalığının nedeni beyindeki dopamin adı verilen kimyasal maddenin yaşlanmayla birlikte azalmasıdır. Dopamin vücudun hareket mekanizmasına katkı sağlayan bir maddedir. Dolayısıyla vücut dopamin üretemedikçe vücudun hareket sisteminde de bozulmalar görülür. Bu haliyle Parkinson nörodejeneratif bir hastalıktır. Hatta en sık görülenlerinden biridir.</p>



<h2>Parkinson Nedir?</h2>



<p>Parkinson, genellikle 60 yaş üzeri bireylerde görülen titreme ve yürüme güçlüğü ile kendini gösteren nörodejeneratif bir hastalıktır. Hafif semptomlarla başlayıp zaman içinde ilerleme eğilimindedir. Parkinson ölümcül bir hastalık değildir. Ancak yaşamı önemli ölçüde zorlaştırır. Kişi rahat bir şekilde hareket edemez, yürüyemez, titreme nedeniyle ellerini dilediği gibi kullanamaz. Parkinson hastalığı kişinin yaşam kalitesine doğrudan zarar verir. Ayrıca hastalığın dolaylı olarak da kişinin yaşam süresini kısaltacağı düşünülebilir. Parkinson’un etkileri hastalığın şiddetine göre değişir.</p>



<p class="has-text-align-center"><strong><em>Ortalama insan ömrünün uzamasıyla birlikte Parkinson’un görülme sıklığı tüm dünyada artmaktadır. Bugün için 7-10 milyon arası bireyin parkinson hastası olduğu öngörülüyor. The Lancet Neurology&#8217;de çıkan bir çalışma bu sayının 2040&#8217;da 12,9 milyona ulaşacağını bildiriyor. European Parkinson&#8217;s Disease Association ise parkinson’dan muzdarip hasta sayısının 13,1 milyonu geçeceğini iletiyor.</em></strong></p>



<h2>Parkinson Neden Olur?</h2>



<p>Parkinson hastalığı neden ortaya çıkar sorusunun cevabını <strong><em>vücuttaki dopamin hücreleri neden azalır ve bozulurda</em></strong> aramak gerekiyor. Parkinson hastalığının kesin bir nedeni olmamakla birlikte bazı risk faktörleri söz konusudur.</p>



<ul><li>İleri yaş</li><li><strong>Kafaya alınan darbeler:</strong> Ünlü boksör Muhammed Ali Parkinson hastalığıyla özdeşleşmiş bir figürdür. Yaşamının son 32 yılını bu hastalıkla mücadele ederek geçirdi. Belki Muhammed Ali’nin de etkisiyle kafaya alınan darbelerin Parkinson’a neden olup olmayacağı üzerine araştırmalar yapıldı. 2013 yılında yayınlanan ve 403 kişi üzerinde yapılan <a href="https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24142978/">Head Injuries and Parkinson&#8217;s Disease in a Case-Control Study</a> adlı araştırmada beyin sarsıntısına neden olan ve şuur kaybına neden olacak ciddi kafa travmaları ile Parkinson arasında bir ilişki olduğu belirtildi.</li><li><strong>Genetik yatkınlık:</strong> Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde 10’unun aile geçmişinde Parkinson’lu başka bir hasta vardır. (<em>Muhammed Ali’nin doktorlarından biri olan Dr. Michael Okun hastasının genetik olarak da Parkinson’a yatkın olduğunu, kafasına aldığı darbelerin hastalığın ortaya çıkışını hızlandırdığını ve şiddetini artırdığını belirtiyor.)</em></li><li>Zirai ilaçlar gibi bazı kimyasallar maddelere maruz kalma</li><li>Kuyu suyu kullanımı</li><li>Kafa içi enfeksiyonlar</li><li>Damar sertliğini(ateroskleroz)</li><li>Demir ve manganezin gibi minerallerin yoğun tüketimi</li></ul>



<h2>Belirtiler</h2>



<p>Parkinson hastalığının en önemli iki belirtisi hareketlerde yavaşlama ve titremedir. Kaslarda katılaşma ve reflekslerde azalma diğer en sık görülen semptomlardır. Parkinson’un belirtileri şöyledir:</p>



<ul><li>Hareketlerde yavaşlama</li><li>Yürüme güçlüğü ve küçük adımlarla yürüme</li><li>Yüz mimiklerinin azalması ya da yok olması</li><li>Ellerde titreme</li><li>Ayak, çene ve dudaklarda titreme</li><li>Harekete başlamada zorluk</li><li>Unutkanlık, uyku bozukluğu</li><li>Psikiyatrik hastalıklar (Dopamin hücrelerinin bozulması depresyonun da nedenlerinden biridir.)</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" width="1024" height="341" src="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18-1024x341.jpg" alt="parkinson belirtileri" class="wp-image-7814" srcset="https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18-1024x341.jpg 1024w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18-300x100.jpg 300w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18-768x256.jpg 768w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18-125x42.jpg 125w, https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2022/03/Bir-alt-baslik-ekleyin-18.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2>Tanı</h2>



<p>Hasta öyküsü ve nörolojik muayene ile hastalığın tanısı rahatlıkla konulabilir. Farklı hastalıklardan şüphe duyulursa kan testlerine ve MR görüntülemesine başvurulabilir.</p>



<h2>Tedavisi</h2>



<p>Parkinson hastalığının tanısı nöroloji hekimleri tarafından konur ve hastaya ilk olarak <strong>ilaç tedavisi</strong> başlanır. Ağızdan alınan bu ilaçlar ile beyindeki eksilmiş dopamin maddesi tekrar oluşturulmaya çalışılır. Böylece hastalığın semptomları azaltılır ve kişinin yaşam kalitesi yükseltilir. Ancak belirttiğimiz gibi Parkinson ilerleyen bir hastalıktır. Zaman içinde semptomlar tekrardan artabilir. Hasta ilaçlardan fayda göremeyebilir. İlaçların yan etkileri (istem dışı yapılan fiziksel hareketler ve ruhsal bozukluklar) ortaya çıkabilir. Bu noktada beyin cerrahları tarafından yapılan <strong>beyin pili ameliyatı</strong> değerlendirilebilir.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Parkinson Ameliyatı Nedir? Nasıl Yapılır?" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/Ljsiv2MvuD4?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<h3>Beyin Pili Ameliyatı</h3>



<p>Beyin pili ya da DBS (derin beyin stimulasyonu) olarak adlandırdığımız yöntemdir. Cerrahi bir müdahaledir. Bu yöntemle beyindeki bozulmuş elektriksel aktivitenin düzenlenmesi amaçlanır. Beyin pili ameliyatıyla Parkinson’a neden olan dopamini yerine koymak mümkün değildir. Ancak bu maddenin eksikliği nedeniyle aşırı aktif hale gelmiş ve semptomları ortaya çıkarmış beyin bölgelerine elektrik akımı ile müdahale edebiliriz. <strong>Nihayetinde hastanın aşırı titremeleri, yürüme güçlüğü, yüz donukluğu ve diğer semptomları kaybolur ya da önemli ölçüde geriye gider.</strong> Kişinin yeniden sosyal hayata dönmesi mümkün olur.</p>



<p>Beyin pili ameliyatında, beyindeki dopamin hücrelerine oldukça ince ve hassas kablolar yerleştirilir. Bu kabloların güç aldığı pil ise köprücük kemiğinin üst kısmında konumlandırılır. Bu pil beyne devamlı elektriksel uyarılar gönderir. Böylece elektriksel aktivitesi bozulmuş olan sinir hücreleri düzene girer ve hastalığın belirtileri kaybolur.</p>



<p>Beyin Pili Ameliyatı Hakkında Daha Fazla <a href="https://dryavuzaras.com/beyin-pili-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bilgi Alın</a></p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/parkinson/">Parkinson Nedir? Belirtileri, Tedavi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/parkinson/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trigeminal Nevralji Nedir?</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2021 06:49:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fonksiyonel Beyin Hastalıkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7670</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trigeminal Nevralji Nedir Trigeminal nevralji nedir sorusuna cevap vermeden önce trigeminal sinirin ne olduğunu açıklayalım. Trigeminal nevralji, tic douloureux, delirten hastalık ya da intihar hastalığı gibi farklı isimlerle bilinmektedir. Birçok farklı isimle anılan bu hastalık yüzümüzdeki trigeminal sinirle ilgilidir. Bu sinirin en önemli görevi yüzümüzün duyusunu, hissiyatını beyne iletmektir. Ayrıca çiğneme becerimize yardımcı olur. Nevralji ise sinir ağrısı anlamına gelir, aniden ortaya çıkmakla karakterizedir. Trigeminal nevralji, yüzümüzdeki trigeminal sinirinde aniden ortaya çıkan güçlü ağrılar olarak tanımlanabilir. Trigeminal Nevralji Nedir? Trigeminal nevralji yüzün duyusunu beyne ileten trigeminal sinirinin bir hastalığıdır. Ani ağrı ataklarıyla kendini gösterir. Bu şiddetli bir ağrıdır. Elektrik çarpması veya yanma sonucu yaşanan ağrıyla benzerdir. Ağrı atağı geçtikten sonra ne zaman tekrar geleceği bilinmez. 10 dakika sonra olabileceği gibi 2 ay sonra da olabilir. Bu aralık hastadan hastaya değişebilir. Bu haliyle kişinin yaşam kalitesini son derece düşüren bir hastalıktır. Hastalar bu ağrı ataklarını “yaşadığım en büyük ağrı” olarak anlatırlar. [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/">Trigeminal Nevralji Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Trigeminal Nevralji Nedir</h1>



<p><strong>Trigeminal nevralji nedir </strong>sorusuna cevap vermeden önce trigeminal sinirin ne olduğunu açıklayalım.<strong> </strong>Trigeminal nevralji, tic douloureux, delirten hastalık ya da intihar hastalığı gibi farklı isimlerle bilinmektedir. Birçok farklı isimle anılan bu hastalık yüzümüzdeki trigeminal sinirle ilgilidir. Bu sinirin en önemli görevi yüzümüzün duyusunu, hissiyatını beyne iletmektir. Ayrıca çiğneme becerimize yardımcı olur. Nevralji ise sinir ağrısı anlamına gelir, aniden ortaya çıkmakla karakterizedir. Trigeminal nevralji, yüzümüzdeki trigeminal sinirinde aniden ortaya çıkan güçlü ağrılar olarak tanımlanabilir.</p>



<h2>Trigeminal Nevralji Nedir?</h2>



<p>Trigeminal nevralji yüzün duyusunu beyne ileten trigeminal sinirinin bir hastalığıdır. Ani ağrı ataklarıyla kendini gösterir. Bu şiddetli bir ağrıdır. Elektrik çarpması veya yanma sonucu yaşanan ağrıyla benzerdir. Ağrı atağı geçtikten sonra ne zaman tekrar geleceği bilinmez. 10 dakika sonra olabileceği gibi 2 ay sonra da olabilir. Bu aralık hastadan hastaya değişebilir. Bu haliyle kişinin yaşam kalitesini son derece düşüren bir hastalıktır. Hastalar bu ağrı ataklarını “yaşadığım en büyük ağrı” olarak anlatırlar.</p>



<p>Trigeminal sinir alından çeneye kadar uzanır. Ağrı yüzün tüm bölgelerinde ortaya çıkabilmekle birlikte en sık alt çene ve yanağın dudağa yakın kısmında olur. Bu nedenle hastalar bu ağrıyı ilk hissettiklerinde bunu bir diş ağrısı olarak düşünürler. Ağrı yüzün tek tarafındadır.</p>



<h2>Belirtileri</h2>



<p>Trigeminal nevraljinin en önemli belirtisi hiçbir sinyal vermeden bir anda ortaya çıkan ağrıdır. Hasta bunu ilk aşamada diş ağrısıyla özdeşleştirir. Yapılan tetkikler sonucunda hastaya trigeminal nevralji tanısı konur. Bu ani ağrı genellikle kısa sürer ama bilinmeyen zamanlarda kendini sürekli yeniden hatırlatır. İlk kez ortaya çıktığında ağrının şiddeti hafif olur. Ancak zamanla şiddetlenmeye meyil eder. Aynı zamanda ağrı ataklarının sıklığı da artabilir. Hasta günde 20-30 kez dahi bu ağrı atağına maruz kalabilir.</p>



<p>Kimi olgularda bu ağrının ortaya çıkmasını tetikleyen faktörler vardır. Bunlara tetikleyici nokta adı verilir. Nelerdir?</p>



<ul><li>Yüze dokunma</li><li>Burun silme</li><li>Yemek yeme</li><li>Diş fırçalama</li><li>Ağız çalkalama</li><li>Konuşma</li><li>Tıraş olma ya da makyaj yapma</li><li>Rüzgara maruz kalma</li></ul>



<h2>Trigeminal Nevralji Neden Olur?</h2>



<p>Trigeminal nevraljinin nedeni yüzdeki hisleri beyne taşıyan trigeminal sinirinin bozukluğudur. Bu bozukluğun da en sık rastlanan nedeni normal bir kan damarı ile trigeminal sinirin olağandışı olarak birbirine temasıdır. Bu temas sinire baskı yapar. Hastada trigeminal nevralji gelişir. Hastalığa neden olabilen diğer unsurlarsa şöyledir:</p>



<ul><li>Yaşlılık</li><li>Beyindeki miyelin kılıfına zarar veren multipl skleroz ya da benzeri bir sorun</li><li>Trigeminal sinire baskı yapan iyi veya kötü huylu bir tümör</li><li>Felç</li><li>Yüz travması</li><li>Beyne yapılan başarısız girişimler</li></ul>



<h2>Tanı</h2>



<p>Trigeminal nevralji tanısı beyin cerrahı tarafından yalnızca hasta öyküsünün alınmasıyla dahi konabilir. Burada önemli olan hastanın bu ağrıyı bir sinir ağrısı olarak yorumlaması ve nöroşirürji uzmanına başvurmasıdır. Hastalar bu ağrıyla genellikle diş hekimine veya aile hekimlerine başvururlar. <strong>Bu hastaların bir nöroloji veya nöroşirürji uzmanına yönlendirilmeleri gerekir.</strong> Kesin tanı için trigeminal sinire yönelik MR taraması yapılır. Sinirin neden baskı altında kaldığı tespit edilir ve tedavi planlanır.</p>



<h2>Tedavi</h2>



<p>Trigeminal nevralji tedavisinde ilk aşama ağızdan alınan ilaçlardır. Bu ilaçların büyük bir kısmı aynı zamanda epilepsi için de kullanılan ilaçlardır. Hastaların büyük çoğunluğu bu tedaviye olumlu yanıt verir, ağrıları geçer, hafifler. Bu ilaçların yaşam boyu kullanılması gerekebilir. Hasta belli aralıklarla kontrolleri için hekimini ziyaret eder. İlaç bırakıldığında ağrı atakları tekrar ortaya çıkabilir. Ancak aynı antibiyotikler gibi zamanla ilaçların etkinliği azalabilir. Hasta ilaca devam etse dahi ağrıları yeniden başlar. İlaçlar sayesinde ağrısı geçen hastaların neredeyse yarısında zaman içinde bu senaryo gelişir. Bu durumda cerrahi tedavi gündeme gelir.</p>



<h3>Trigeminal Nevraljinin Cerrahi Tedavisi</h3>



<p>Ağrısı şiddetli bir şekilde geri gelen hastalara trigeminal nevralji ameliyatı uygulamak gerekir. Ameliyatın adı <strong><em>mikrovasküler dekompresyon</em></strong>dur. Çekilen MR sonucunda trigeminal sinire bir damar basısı tespit edilirse, bu tedavi uygulanabilir. Başarı oranı oldukça yüksek bir işlemdir. Hastaların ortalama %85’i ağrısından tamamen kurtulur. Yaşam boyu ağrısız bir yaşam mümkün olur. Ameliyat mikrocerrahi teknikle yapılır. Kafatasında açılan küçük bir delikten ilgili sinire ulaşılır. Beyin cerrahı, siniri ve sinire bası yapan damarı mikroskop sayesinde normalden 6-12 kat daha büyük olarak yüksek ışık altında görür. Trigeminal sinirin üzerindeki basıyı uzaklaştırır.</p>



<p>Diğer bir cerrahi tedavi ise <strong><em>foromen ovale fonksiyonu</em></strong>dur. Bu yöntemde ağız kenarından bir iğneyle kafa tabanından geçerek trigeminal sinire ulaşılır. Balon, radyofrekans ya da alkol uygulayarak sinir üzerindeki bası kaldırılır. Bu tedavi <strong><em>mikrovasküler dekompresyon</em></strong>a göre daha kolaydır. Lokal anestezi altında yapılır, cerrahi riski düşüktür. Ancak genellikle yaşam boyu ağrısızlık söz konusu olmaz. Belirli bir süre sonra hastanın ağrıları geri gelebilir.</p>



<h2>Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Hastalarımızın trigeminal nevralji hakkında en sık sorduğu sorulara yanıt verdik.</p>



<h3>Trigeminal nevraljinin ilk belirtileri nelerdir?</h3>



<p>Yüzde aniden ortaya çıkan, şiddetli ve yüzün tek bir noktasından köken alan, genellikle yüzün tek bir tarafında görülen ağrılarla kendini gösterir. Ağrı belli periyotlarla tekrarlar.</p>



<h3>Trigeminal nevralji nasıl bir hastalıktır?</h3>



<p>Yüzde ortaya çıkan ani ve şiddetli ağrılarla karakterize bir hastalıktır. Kafatasımızda 12 adet sinir vardır. Bu sinirlerden beşincisi ve en büyüğü olan trigeminal sinir ile ilişkilidir. Trigeminal sinirde bir fonksiyon bozukluğu olduğunda ise trigeminal nevralji adını verdiğimiz ağrı atakları ortaya çıkar. Her sinir beyindeki bir veya daha fazla fonksiyonu yerine getirir. Trigeminal sinir de ısırma, çiğneme gibi hareketleri sağlar. Ayrıca yüzdeki hisleri beyne taşıma görevini yerine getirir. Bu nedenle trigeminal sinirinde bir problem olan kişide yüze dokunma, yemek yeme, diş fırçalama, ağız çalkalama gibi bazı eylemler de ağrı ataklarının ortaya çıkmasını tetikleyebilir.</p>



<h3>Trigeminal nevralji tehlikeli mi?</h3>



<p>Trigeminal nevralji ölümcül bir hastalık değildir. Doğrudan can kaybına neden olmaz. Ancak hastaların yaşam kalitesine ciddi oranda zarar verir. Ne zaman geleceği belli olmayan şiddetli yüz ağrıları yaşamı olumsuz etkiler. Kişilerin ruh sağlığına zarar verir. Bu nedenledir ki “delirten hastalık” ve “intihar hastalığı” olarak da adlandırılmıştır. Öte yandan ağrının şiddeti, sıklığı ve süreci de zaman içinde artabilir. Ciddi ağrı atakları geçiren kişinin sosyal yaşamı da maalesef zarar görür.&nbsp;</p>



<h3>Trigeminal nevraljinin kendiliğinden geçmesi mümkün mü?</h3>



<p>Hastalığın kendiliğinden geçmesi beklenen bir durum değildir. Tedavi edilmesi gerekir.</p>



<h3>Trigeminal nevralji atakları ne kadar sürer?</h3>



<p>Ağrı ataklarının bir iki dakikadan fazla sürmesi beklenmez. Saniyeler içinde dahi ağrı yok olabilir. Ancak ağrının sıklığı değişkenlik gösterir. Kimi olgularda hastanın ağrısı 10 dakika sonra tekrarlayabilirken kimi olgularda 2 ay boyunca ağrı görülmeyebilir.</p>



<h3>Trigeminal nevralji ağrısı nasıl olur?</h3>



<p>Ağrı çene, yanak ve göz bölgelerinde hissedilir. Çok şiddetli ve zonklayıcı bir ağrıdır. Tek bir noktadan çıkar ve çevresine de etki eder. Bu nedenle sıklıkla diş ağrısıyla karıştırılır.</p>



<h3>Trigeminal nevralji ilerler mi?</h3>



<p>Trigeminal nevraljiye neden olan esas probleme göre hastalık ilerleme gösterebilir. Örneğin bir beyin tümörünün trigeminal sinire yaptığı bası nedeniyle hastalık oluşmuşsa tümör büyüdükçe trigeminal sinir de o kadar zarar görür. Dolayısıyla ağrı atakları şiddetlenebilir ve sıklaşabilir. Trigeminal nevralji en sık bir damarın sinire yaptığı bası nedeniyle olur. Damarın sinire yaptığı bası artarsa yine ağrı atakları kötüleşebilir.</p>



<h3>Trigeminal nevralji göze&nbsp;vurur&nbsp;mu?</h3>



<p>Beyinden çıkan trigeminal sinir kulak hizasına geldikten sonra dallara ayrılır. Alt çene, üst çene ve göz bölgesine giden farklı dallar vardır. Trigeminal nevralji en çok çeneye giden sinirlerde olsa da göz bölgesine giden sinir dallarında da olabilir. Bu durumda&nbsp;ağrı göz ve çevresinde hissedilebilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/">Trigeminal Nevralji Nedir?</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/trigeminal-nevralji/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
