<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Epilepsi - Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<atom:link href="https://dryavuzaras.com/category/epilepsi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dryavuzaras.com/category/epilepsi/</link>
	<description>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Aras İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde hizmet vermektedir.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Dec 2025 12:41:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.9.13</generator>

<image>
	<url>https://dryavuzaras.com/wp-content/uploads/2021/06/cropped-1-32x32.png</url>
	<title>Epilepsi - Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</title>
	<link>https://dryavuzaras.com/category/epilepsi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Epilepsi Nedir</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 12:41:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi Nedir Epilepsi ya da sara hastalığı en basit tanımıyla beyinde anormal elektriksel aktivitelerin meydana gelip nöbet tablosunun ortaya çıkmasıdır. Hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülebilir. Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide izlenen yaygın bir hastalıktır. Dünyada 60 milyondan fazla insanı etkileyen bir sağlık problemidir. Dalgın bakışlar gibi masum semptomlar ile ilk aşamada kendini gösterebileceği gibi bazı kişilerde yoğun nöbet ataklarıyla da izlenebilir. Epilepsinin yönetilmesi/tedavi edilmesi oldukça kritik&#8230; Zira her nöbet beyne zarar verme potansiyeli taşır ve bu nedenle de erken aşamada bu nöbetlerin önüne geçmek gerekir. Epilepsi tedavisinde temel yaklaşım nöroloji uzmanları tarafından reçete edilen ilaçlardır. Dirençli olgularda, ilaçlarla hastalığın yönetilemediği hastalarda cerrahi yaklaşım gündeme gelir. En nihayetinde eldeki tüm tedavilerle hastaya mümkünse nöbetsiz bir yaşam sunulmaya çalışılır. Epilepsi Şüphesi Epilepsinin en net tablosu, insanların epilepsi dendiğinde ilk akla gelen görsel yerde yatan, ağzından köpükler gelen, bilinci kaybolmuş, vücudu kaskatı kesilmiş bir bireydir. Bu ciddi bir epilepsi atağıdır. Ancak her nöbet [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/">Epilepsi Nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Epilepsi Nedir</h1>



<p>Epilepsi ya da sara hastalığı en basit tanımıyla beyinde anormal elektriksel aktivitelerin meydana gelip nöbet tablosunun ortaya çıkmasıdır. Hem çocuklarda hem yetişkinlerde görülebilir. Ülkemizde yaklaşık bir milyon kişide izlenen yaygın bir hastalıktır. Dünyada 60 milyondan fazla insanı etkileyen bir sağlık problemidir. Dalgın bakışlar gibi masum semptomlar ile ilk aşamada kendini gösterebileceği gibi bazı kişilerde yoğun nöbet ataklarıyla da izlenebilir. Epilepsinin yönetilmesi/tedavi edilmesi oldukça kritik&#8230; Zira her nöbet beyne zarar verme potansiyeli taşır ve bu nedenle de erken aşamada bu nöbetlerin önüne geçmek gerekir. Epilepsi tedavisinde temel yaklaşım nöroloji uzmanları tarafından reçete edilen ilaçlardır. Dirençli olgularda, ilaçlarla hastalığın yönetilemediği hastalarda cerrahi yaklaşım gündeme gelir. En nihayetinde eldeki tüm tedavilerle hastaya mümkünse nöbetsiz bir yaşam sunulmaya çalışılır.</p>



<h2>Epilepsi Şüphesi</h2>



<p>Epilepsinin en net tablosu, insanların epilepsi dendiğinde ilk akla gelen görsel yerde yatan, ağzından köpükler gelen, bilinci kaybolmuş, vücudu kaskatı kesilmiş bir bireydir. Bu ciddi bir epilepsi atağıdır. Ancak her nöbet de böyle olmaz. Aslında epileptik odağın beynin hangi bölümünde olduğu ve hangi bağlantılarla hangi diğer farklı bölümleri etkilediğine göre semptomlar değişir. Örneğin uzun uzun dalmalar, dalgın bakışlar, uykuda ani sıçramalar, aşırı duraksayarak yapılan konuşmalar, anlamlandırılamayan kötü kokular epilepsinin birçok farklı belirtisinden yaygın birkaçıdır. Bu tür durumların dikkate alınması ve bir uzmana başvurulması oldukça değerledir. Zira nöbetler şiddetlendikçe, sıklaştıkça ve uzadıkça beyne zarar verme riski de bir o kadar artar. Öyle ki, bir nöbet 5 dakikaya kadar uzayabilir. Bu gibi uzayan nöbetlerde beyin oksijensiz kalabilir ve ciddi nörolojik hasar gündeme gelebilir.</p>



<h2>Epilepsi Tanısı</h2>



<p>Kişinin neden nöbet geçirdiğini anlamaya çalışarak tanı basamaklarına başvurulur. Hasta anormal elektriksel aktivite nedeniyle nöbet geçirebileceği gibi bir beyin tümörünün yaptığı bası nedeniyle de nöbet geçirebilir. MR görüntülemesiyle bu ayrım yapılır. Beyinde bir lezyon saptanırsa o doğrultuda bir tedavi planlanır ve bu lezyon çıkarıldığında hastanın nöbetleri de kaybolabilir.</p>



<p>EEG, epilepsi ile ilgili en önemli tanı metotlarından biridir. Beynin elektriksel aktivitesi kaydedebilir. Video EEG’de ise daha uzun süreli olarak bu kayıt yapılır. EEG taramaları sonucunda bu anormal elektriksel aktivitenin olup olmadığı, ne kadar süreli olduğu, beynin hangi bölgesinden çıktığı ve nereleri etkilediği ortaya konur.</p>



<h2>Tedavi</h2>



<p>Epilepsinin primer tedavisi ağızdan alınan ilaçlardır ve hastaların neredeyse yüzde 70’ine bu ilaçlarla fayda sağlanır. Bu hastaların bir grubunda doğru ilacı bulmak biraz zaman alabilse de yine de ilaçlarla nöbetler ortadan kaldırılabilir. Geri kalan yaklaşık yüzde 30’luk hasta grubunda ise ilaçlarla sorun çözülemez. Bu durumda ise eldeki <a href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-ameliyati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">cerrahi yöntemler</a> değerlendirilip uygun tedavi planı yapılır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/">Epilepsi Nedir</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/epilepsi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rezektiv Epilepsi Cerrahisi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/rezektiv-epilepsi-cerrahisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/rezektiv-epilepsi-cerrahisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2025 21:55:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8644</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rezektiv Epilepsi Cerrahisi Epilepsi, nöbet geçirme ile karakterize nörolojik bir sorundur. Temel tedavisi ağızdan alınan antiepileptik ilaçlardır. Ancak epilepsi hastalarının yüzde 20 ila 30’unda ilaçlar bir noktada hastaya fayda etmeyi bırakabilir. İlaçlara yanıt vermeyen ya da zaman içinde ilaçlara direnç göstermeye başlayan hastalarda cerrahi tedavi düşünülür. Farklı tip epilepsi ameliyatları mevcuttur. Bunlardan en yaygını ve yaşam kalitesini de en yüksek boyutta iyileştirme potansiyeli olanı rezektiv cerrahidir. Rezektiv cerrahi beyindeki epilepsi odağının çıkarılmasını içeren cerrahi prosedürdür.&#160;&#160;Bu yaklaşımla epilepsi nöbetlerinin sayısı, şiddeti, süresi azaltılabilir. Hatta nöbetsiz bir yaşam mümkün olabilir. Ancak her hasta bu ameliyat için uygun değildir.&#160;&#160;Peki ne yapmak gerekir? Nöbetleri hafifletmek için farklı cerrahi yaklaşımlar da mevcuttur. Bunlardan biri disconnection ameliyatıdır. Buradaki amaç epilepsinin yayılım yollarını kesmek, epilepsi sinyallerinin beynin çok daha az bölümünü etkilemesini sağlamaktır. Diğer bir seçenek ise pil ameliyatıdır. Burada da elektrodlar ve pil yardımıyla epilepsiye yol açan beyindeki anormal sinyaller düzenlenmeye çalışılır.&#160; Rezektiv Epilepsi Cerrahisi Nedir? [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/rezektiv-epilepsi-cerrahisi/">Rezektiv Epilepsi Cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Rezektiv Epilepsi Cerrahisi</h1>



<p>Epilepsi, nöbet geçirme ile karakterize nörolojik bir sorundur. Temel tedavisi ağızdan alınan antiepileptik ilaçlardır. Ancak epilepsi hastalarının yüzde 20 ila 30’unda ilaçlar bir noktada hastaya fayda etmeyi bırakabilir. İlaçlara yanıt vermeyen ya da zaman içinde ilaçlara direnç göstermeye başlayan hastalarda cerrahi tedavi düşünülür.</p>



<p>Farklı tip epilepsi ameliyatları mevcuttur. Bunlardan en yaygını ve yaşam kalitesini de en yüksek boyutta iyileştirme potansiyeli olanı rezektiv cerrahidir. Rezektiv cerrahi beyindeki epilepsi odağının çıkarılmasını içeren cerrahi prosedürdür.&nbsp;&nbsp;Bu yaklaşımla epilepsi nöbetlerinin sayısı, şiddeti, süresi azaltılabilir. Hatta nöbetsiz bir yaşam mümkün olabilir. Ancak her hasta bu ameliyat için uygun değildir.&nbsp;&nbsp;Peki ne yapmak gerekir? Nöbetleri hafifletmek için farklı cerrahi yaklaşımlar da mevcuttur. Bunlardan biri disconnection ameliyatıdır. Buradaki amaç epilepsinin yayılım yollarını kesmek, epilepsi sinyallerinin beynin çok daha az bölümünü etkilemesini sağlamaktır. Diğer bir seçenek ise <a href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">pil ameliyatıdır</a>. Burada da elektrodlar ve pil yardımıyla epilepsiye yol açan beyindeki anormal sinyaller düzenlenmeye çalışılır.&nbsp;</p>



<h2>Rezektiv Epilepsi Cerrahisi Nedir?</h2>



<p>Epilepsi ameliyatı dendiğinde genellikle akla ilk gelen prosedür rezektiv cerrahidir. Bu ameliyatın en önemli endikasyonu hastanın beyninde belirgin bir epileptik odağın varlığıdır. Bu da yapılan çeşitli tetkiklerle belirlenir. Epilepsi hastalarında beyin MR’ı, bazen de PET taramasına ilk aşamada başvurulur. Ayırıcı tanı da ise uzun süreli video EEG incelemesi yapılır. Bu uygulama, hastanın özel bir odada 48 saat kadar beyin aktivitelerinin ve epilepsi ataklarının izlenmesini, kaydedilmesini içerir. Hastanın en az 3 nöbetinin bu tarama esnasında kaydedilmesi gerekir. Böylece epileptik odak var mı, yok mu tespit edilir. Odağın başlangıç noktası ve konumu belirlenir. Bu odak nokta beynin çok farklı bölgelerinde yer alabilir. Beynin yan kısımlarında, önünde ya da arkasında olabilir.&nbsp;</p>



<p>Yapılan testler sonucunda beynin tek bir yerinde epileptik odak tespit edildiyse ve bu odağın boyutu, konumu cerrahiye imkan veriyorsa ameliyat yapılabilir. Hastanın bilişsel becerilerinin bu rezeksiyon işleminden olumsuz etkilenmeyeceği kararı verilirse cerrahi mümkün olabilir.&nbsp;</p>



<p>Epilepsi farklı açılardan incelenmesi gereken bir hastalıktır. Nihai ameliyat kararını almak için beyin cerrahi, nöroloji (epileptolog), nöropsikiyatri, nöroradyoloji gibi disiplinlerin hastanın cerrahiye uygunluğu konusunda hemfikir olması gerekir.</p>



<h2>Epilepsi Ameliyatı Başarı Oranları</h2>



<p>Epilepsi odağının konumuna, büyüklüğüne, hastanın kullandığı ilaçlara nasıl yanıt verdiğine göre sonuçlar değişebilir. Örneğin temporal lobdaki yani beynin yan taraflarındaki epileptik odaklar daha net olarak tespit edilebilir ve çıkarılabilir.&nbsp;&nbsp;Bu hastalarda yüzde 90’lara varan başarı oranı elde vardır. Bazı hastalarda ameliyattan sonra ilaç dozu git gide azaltılabilir, hatta ilaçsız ve nöbetsiz bir yaşam mümkün olabilir.&nbsp;</p>



<p>Her hastanın kendine özgü olduğu ve sonuçların olgudan olguya değişebileceği ise her zaman akılda tutulmalıdır.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/rezektiv-epilepsi-cerrahisi/">Rezektiv Epilepsi Cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/rezektiv-epilepsi-cerrahisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsi Pili</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 06:37:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=8459</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi Pili İlaca dirençli epilepsi hastalarının tedavisinde cerrahi yöntemler tercih edilebilmektedir. Bu cerrahi uygulamalardan biri de vagal sinir stimülatörü prosedürüdür. Vagus pili ya da epilepsi pili olarak da bilinen bu tedavi yaklaşımı beyinde nöbetlere yol açan odağın elektriksel aktivitesini düzenlemek için epilepsi odağına yerleştirilen elektrodlar ve köprücük kemiğinin altına konumlandırılan güç kaynağını (pil) içerir. Hasta 2 yıl boyunca en az 3 farklı çeşit epilepsi ilacı kullanmış ve epilepsi nöbetlerinde bir azalma söz konusu olmamışsa epilepsi ameliyatı ya da epilepsi pili gibi tedaviler değerlendirilir. Vagal sinir stimülatörü 2000’li yılların başından bugüne uygulanan bir tedavidir. Uygun hastalarda epilepsi nöbetleri hafifletilebilir, nöbet sayısı azaltılabilir. Öte yandan bu tedavi ile hastanın epilepsisi genellikle tamamen tedavi edilemez. Aynı Parkinson Hastalığında kullanılan beyin pili nasıl Parkinson semptomlarını hafifletiyorsa burada da vagus pili epilepsi nöbetlerinin şiddetini/sıklığını hafifletir. Vagus Siniri Nedir? Sinir sisteminin bir parçası olan vagus siniri beyinden başlar, boynun iki yanından dolaşarak göğüs kafesine gelir. Buradan [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/">Epilepsi Pili</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Epilepsi Pili</h1>



<p>İlaca dirençli epilepsi hastalarının tedavisinde cerrahi yöntemler tercih edilebilmektedir. Bu cerrahi uygulamalardan biri de vagal sinir stimülatörü prosedürüdür. Vagus pili ya da epilepsi pili olarak da bilinen bu tedavi yaklaşımı beyinde nöbetlere yol açan odağın elektriksel aktivitesini düzenlemek için epilepsi odağına yerleştirilen elektrodlar ve köprücük kemiğinin altına konumlandırılan güç kaynağını (pil) içerir. Hasta 2 yıl boyunca en az 3 farklı çeşit epilepsi ilacı kullanmış ve epilepsi nöbetlerinde bir azalma söz konusu olmamışsa epilepsi ameliyatı ya da epilepsi pili gibi tedaviler değerlendirilir. Vagal sinir stimülatörü 2000’li yılların başından bugüne uygulanan bir tedavidir. Uygun hastalarda epilepsi nöbetleri hafifletilebilir, nöbet sayısı azaltılabilir. Öte yandan bu tedavi ile hastanın epilepsisi genellikle tamamen tedavi edilemez. Aynı <a href="https://dryavuzaras.com/parkinson/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Parkinson Hastalığında</a> kullanılan beyin pili nasıl Parkinson semptomlarını hafifletiyorsa burada da vagus pili epilepsi nöbetlerinin şiddetini/sıklığını hafifletir.</p>



<p><em>Vagus Siniri Nedir? Sinir sisteminin bir parçası olan vagus siniri beyinden başlar, boynun iki yanından dolaşarak göğüs kafesine gelir. Buradan farklı dallara ayrılarak vücudun kalp, böbrek, karaciğer gibi farklı organlarına kadar uzanır ve beyinden gelen komutları bu organlara iletilir. Vagus siniri &nbsp;vücudun çalışma sisteminin düzenlenmesinde etkin bir rol oynar.</em></p>



<h2>Hangi Hastalara Uygulanabilir?</h2>



<ul><li>İlaca yanıt vermeyen epilepsi nöbetlerinin devam ettiği hastalar</li><li>Epilepsi ameliyatı olmasına rağmen nöbetlerin devam ettiği hastalar</li><li>Epilepsi ameliyatı için uygun olmayan hastalar</li></ul>



<h2>Kimlere Uygulanmaz?</h2>



<ul><li>Epilepsisi ilaçlarla düzelebilen hastalar</li><li>Beyinde veya vücutta tümörü olan hastalar</li><li>Kalp hastalığı bulunanlar</li><li>Vücudunda enfeksiyon tespit edilen hastalar</li><li>Yeni epilepsi tanısı almış hastalar</li><li>Beyinde damar yumağı, kitle, kist varlığı</li></ul>



<h2>Epilepsi Pili Nasıl Uygulanır?</h2>



<p>Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Kafatasında küçük bir delik açılarak vagus sinirine ulaşılır ve buraya elektrodlar yerleştirilir.&nbsp; Köprücük kemiğinin hemen altına ise pil kaynağı konumlandırılır. Bu elektrodlar pile bağlanır ve elektrodlar aktif hale getirilir. Beyin pili takıldıktan sonra nöroloji uzmanı tarafından beyin pilinin ayarları yapılır. Bu ayarlamalar esnasında hastada hafif bir karıncalanma hissi ve ses kısıklığı görülebilir. Bu belirtilerin zaman içinde azalması, yok olması beklenir. Ameliyattan 3 ay kadar sonra vagus pili en randımanlı haliyle çalışmaya başlar. Hasta ilaç kullanmaya devam edebilir. Ancak kullanılan ilaç sayısında yarı yarıya bir azalma olur. Bu da ilaç kullanımının ortaya çıkaracağı yan etkileri ortadan kaldırır.</p>



<h2>Epilepsi Pili Uygulamasının Sonuçları</h2>



<p>Epilepsi pili uygulamasındaki temel amaç nöbetlerin sayısını azaltmak, şiddetini hafifletmektir. Yapılan çalışmalar vagal sinir stimülatörünün nöbet sıklığını yarı yarıya düşürdüğünü belirtmektedir. Hastaların yüzde 5’lik bir kısmında semptomlar tamamen yok olurken bir grup hastada da bu tedaviyle bir iyileşme kaydedilemediği belirtilmiştir.</p>



<h2>Epilepsi Pili Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Hasta ve hasta yakınlarının epilepside pil tedavisi hakkında sık sordukları sorulara yanıt verdik.</p>



<h3>Epilepsi pili her hasta için uygun mu?</h3>



<p>Epilepsi hastası epilepsi ilaçlarından fayda görmüyorsa ya da ilaçların faydası git gide azalıyorsa cerrahi prosedürler düşünülür. Burada başvurulabilecek tedavi seçeneklerinden biri de epilepsi pilidir. Ayrıca hastada ortaya çıkan nöbetlerin nedeninin epilepsi olduğundan emin olmak gerekir. Zira beyindeki bir kitle ya da damar yumağı da bu nöbetlere yol açabilir. Böyle bir durumda yapılacak ameliyatı da tümörü/damar yumağını çıkarmaya yönelik planlamak gerekir. Özetle, nöbetlerin kaynağının epilepsi hastalığı olduğundan eminsek, hasta epilepsi ilaçlarından fayda görmüyorsa ya da bu ilaçlar çok ciddi yan etkilere neden oluyorsa, hastanın genel sağlık durumu da ameliyat için uygunsa pil tedavisi düşünülebilir.</p>



<h3>Epilepsi pili ameliyatı riskli mi?</h3>



<p>Her ameliyatın riskleri vardır. Ancak beyin ve sinir cerrahisinde gerçekleştirdiğimiz diğer ameliyatları düşündüğümüzde epilepsi pili cerrahisi düşük riskli bir prosedür olarak değerlendirilebilir.                                                                                                                                </p>



<h3>Ameliyat nasıl yapılır?</h3>



<p>Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Boyun bölgesinde açılan keşiden vagal sinire ulaşılır ve elektrodlar/kablolar bu bölgeye yerleştirilir. Güç kaynağı yani pil ise ciltte bir kesi daha açarak köprücük kemiğinin alt kısmında konumlandırılır. Kesi yerleri kapatılır ve ameliyat yaklaşık 1 saatte tamamlanır.</p>



<h3>Epilepsi pili nasıl çalışır?</h3>



<p>Epilepsi pili ile vagal sinire sürekli olarak sinyaller gönderilir ve epilepsiye neden olan sinirsel aktivitenin düzene girmesi amaçlanır. Böylece hastanın geçirdiği nöbetler azaltılabilir, nöbetlerin şiddeti hafifletilebilir.</p>



<h3>Epilepsi ameliyatı sonrası süreç nasıldır?</h3>



<p>Hastalar genellikle ameliyattan bir sonraki gün taburcu edilir. Normal yaşama dönmek mümkündür. Taburculuk sonrası evde birkaç gün istirahat önerilir. Bazı hastaların ameliyat sonrası ses kısıklığı ya da seste çatallaşma gibi şikayetleri olabilir. Bu şikayetler zaman içinde kendiliğinden geçer. Ameliyatın ardından pil ayarlamaları yapılır. Pilin en verimli haliyle çalışmaya başlaması 3 ayı bulabilir. Hastanın rutin kontrollerle nöroloji uzmanını ziyaret etmesi gerekir. Bu kontrol aralıklarını hekiminiz belirtecektir.</p>



<h3>Epilepsi pili sonrası ilaç kullanmayı bırakacak mıyım?</h3>



<p>Epilepsi pili epilepsi hastalığını tamamen ortadan kaldırabilen bir tedavi değildir. Nöbetlerin şiddetini hafifletebilir, nöbet sayısını azaltabilir. Bu nedenle hastalarda genellikle epilepsi ilaçlarına devam edilir. Ancak pil sayesinde artık hasta daha az ilaç kullanır. Pil verimli olarak çalışmaya başladıktan sonra hastaların kullandığı ilaçlar yarı yarıya azalabilir.</p>



<h3>Epilepi pilinin ömrü ne kadardır?</h3>



<p>Hastadan hastaya değişmekle birlikte piller 3-6 yıl kadar sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam eder. Pil bittiğinde ise sadece güç kaynağının değiştirilmesi yeterlidir. Yani pili yenilerken beynin içine girilmeyecektir.</p>



<h3>Hasta epilepsi pili ile MR çekilebilir mi?</h3>



<p>Epilepsi pilleri MR ile uyumludur. Ancak önlem amaçlı MR öncesi pil kapatılıp MR sonrası yeniden açılabilir. Tomografi ve röntgen çekimlerinde ise böyle bir uygulamaya gerek yoktur.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/">Epilepsi Pili</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/epilepsi-pili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Epilepsinin Cerrahi Tedavisi</title>
		<link>https://dryavuzaras.com/epilepsinin-cerrahi-tedavisi/</link>
					<comments>https://dryavuzaras.com/epilepsinin-cerrahi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Yavuz Aras]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Aug 2021 20:54:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://dryavuzaras.com/?p=7549</guid>

					<description><![CDATA[<p>Epilepsi Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır Epilepsi, beyinde bulunan sinir hücrelerinde oluşan anormal aktivitelerdir. Epilepsi nöbeti (sara krizi) ile kendini gösterir. Her yaştan bireyde görülebilen kronik ve tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Günümüzde epilepsi tedavisinde birçok farklı seçenek bulunmaktadır. Uzun zamandır kullanılan ilaç tedavisi hala sıklıkla tercih edilmektedir. Ayrıca doğru hastalarda epilepsinin cerrahi tedavisi de mümkündür. Beyin pili uygulaması ise yeni uygulanmaya başlanan ve doğru hastalarda tatmin edici sonuçlar veren farklı bir tedavi yaklaşımıdır. Epilepsi Nedir? Epilepsi ya da sara hastalığı. Beyinde bulunan sinir hücrelerinin bazılarında oluşan normal olmayan elektriksel aktivitelerdir. Bu aktivitelerin sonucunda da kişide epilepsi krizi/nöbeti görülür. Bu nöbetler epilepsi hastalığının en önemli belirtisidir. Nöbet anında kişi bilincini geçici olarak kaybedebilir. En hafif haliyle zihni bir anlığına bulanıklaşır. Epilepsi kadın erkek fark etmeksizin ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde birinde görülen kronik bir hastalıktır. Genç ve yaşlı bireylerde ise görülme riski daha fazladır. 16 yaşından küçük ve 65 yaşından büyük kişilerde [&#8230;]</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsinin-cerrahi-tedavisi/">Epilepsinin Cerrahi Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1>Epilepsi Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır</h1>



<p>Epilepsi, beyinde bulunan sinir hücrelerinde oluşan anormal aktivitelerdir. Epilepsi nöbeti (sara krizi) ile kendini gösterir. Her yaştan bireyde görülebilen kronik ve tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Günümüzde epilepsi tedavisinde birçok farklı seçenek bulunmaktadır. Uzun zamandır kullanılan ilaç tedavisi hala sıklıkla tercih edilmektedir. Ayrıca doğru hastalarda epilepsinin cerrahi tedavisi de mümkündür. Beyin pili uygulaması ise yeni uygulanmaya başlanan ve doğru hastalarda tatmin edici sonuçlar veren farklı bir tedavi yaklaşımıdır.</p>



<h2>Epilepsi Nedir?</h2>



<p>Epilepsi ya da sara hastalığı. Beyinde bulunan sinir hücrelerinin bazılarında oluşan normal olmayan elektriksel aktivitelerdir. Bu aktivitelerin sonucunda da kişide epilepsi krizi/nöbeti görülür. Bu nöbetler epilepsi hastalığının en önemli belirtisidir. Nöbet anında kişi bilincini geçici olarak kaybedebilir. En hafif haliyle zihni bir anlığına bulanıklaşır. Epilepsi kadın erkek fark etmeksizin ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde birinde görülen kronik bir hastalıktır. Genç ve yaşlı bireylerde ise görülme riski daha fazladır. 16 yaşından küçük ve 65 yaşından büyük kişilerde epilepsi hastalığıyla daha sık karşılaşırız. Öyle ki 0-16 yaş en sık görülen nörolojik hastalık da yine epilepsidir.</p>



<p>Bu yaş grubu hastalarda nöbet hikayesi olmasa bile, sürekli göz dalması, boş bakma, sıçrama-irkilmelerin çokluğu, ağız şapırdatma epilepsi hastalığının varlığından şüphe ettiren belirtilerdir. İlk aşamada bir çocuk nöroloji uzmanından fikir almak faydalı olacaktır.</p>



<h2>Epilepsi Belirtileri Nedir?</h2>



<p>Epilepsi temelde beyin sinirlerinde oluşan bir fonksiyon bozukluğudur. Belirtileri de beynin hangi bölgesinde oluştuğuna göre değişir. En bilinen belirtisi geçirilen krizler/nöbetlerdir. Bunun dışında epilepsi şu belirtilerle kendini gösterir;</p>



<ul><li>Vücudun ani kasılması</li><li>Kol, bacak veya kafanın kontrolsüz sallanması</li><li>Bilinç bulanıklığı/kaybı</li><li>Dalma, konuşulanları işitmeme, yanıt vermeme</li><li>Bazı psikolojik sorunlar (korku, anksiyete vd.)</li></ul>



<h2>Tanı</h2>



<p>Epilepsi varlığının ve hangi türünün tanısını koymak tedavi planlaması için oldukça önemlidir. Fiziksel muayenenin ardından EEG testi yapılır. EEG, epilepsi tanısında altın standarttır. Epilepsinin varlığını ve kaynaklandığını bölgeyi tespit eder. Epilepsinin <a href="/beyin-tumoru/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">beyin tümörü</a> veya beyin travması gibi yapısal bir nedenle ortaya çıkabileceği düşüncesi var ise MR ve BT görüntülemelerine de başvurulabilir.</p>



<h2>Epilepsi Türleri</h2>



<p>Epilepsinin farklı türleri mevcuttur. Sorunun yaşandığı sinir hücresine göre bazı epilepsi türleri daha hafif bazıları daha keskindir. Zamanla kaybolabileceği gibi kişinin yaşantısının tamamına yayılabilir. Her halükarda tıbbi tedavi gereklidir.</p>



<ul><li>İyi Huylu Rolandik Epilepsi: Okul çağı çocuklarında görülür. Genellikle ergenlik sonrası kendiliğinden kaybolur.</li><li>Oksipital Lob Epilepsisi: Çocukluk döneminde daha sık görülür. Epilepsi nöbetine ek olarak, gözlerde sürekli dalma, bulantı ve kusma meydana gelir. Nöbet sonrası baş ağrısı yaşanır.</li><li>Temporal Lob Epilepsi: Yetişkinlerde görülür. Davranış bozukluğu, bilinç bulanıklığı/kaybı gözlenir. Beynin şakak bölgesindeki sinirlerden kaynaklanır.</li><li>Çocukluk Çağı Epilepsisi: Okula yeni başlayan çocuklarda sık görülür. Çocuk kısa süreliğine (5 ila 60 saniye arası) dalar, gözlerinde kayma olur, bilinci bulanıklaşır ve nöbet geçirir. Her olguda nöbet yaşanmayabilir.</li><li>Juvenil Myoklonik Epilepsi: Özellikle uykusuzluk ve yorgunluk ile tetiklenen bir nöbet türüdür. Bunun bir sonucu olarak da sabahleyin uykudan uyanınca geçirilen epilepsi krizleriyle kendini gösterir. Ellerde titreme görülebilir. Ergenlerde daha sık rastlanır. Aile öyküsü önemli bir faktördür. Hastaların üçte birinin ailesinde epilepsi öyküsü vardır.</li><li>İnfantil Spazm: 0-1 yaş arası bebeklerde görülür. Bebeğin vücudunda seri halde kasılmalar olur.</li></ul>



<h2>Neden Oluşur?</h2>



<p>Epilepsi hastalığı ve epilepsi nöbetleri birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Kimi olgularda fiziksel bir neden dahi tespit edilemez. Genetik yatkınlık önemli bir nedendir. Kişide epilepsi oluşumuna en sık neden olan durumlar şöyledir;</p>



<ul><li>Doğum ile alakalı sorunlar (enfeksiyonlar, travmalar, bebek beyninin oksijensiz kalması)</li><li>Beyin dokusunda veya damarlarında oluşan gelişimsel bozukluklar</li><li>Beyin tümörleri</li><li>Beyine alınan darbeler, hasarlar, kazalar</li><li>Santral sinir sistemi enfeksiyonları</li><li>Kalıtımsal hastalıklar ve genetik miras</li><li>Beyin kanaması veya damar tıkanıklığı</li></ul>



<p>Ayrıca epilepsi nöbetleri de dış uyarıcılar tarafından tetiklenebilir. Bunlar nelerdir? Aşırı alkol tüketimi, uykusuzluk, stres, yüksek ateş, uzun süre bilgisayara bakma ve parlak ışığa maruz kalma.</p>



<h2>Epilepsi Ameliyatı</h2>



<p>Epilepsi tedavisinde ilk başvurulan tedavi yöntemi ilaç kullanımıdır. İlaç tedavisi sonucunda bir iyileşme yakalanamayan hastalarda ise cerrahi seçenek değerlendirilir. Epilepsinin cerrahi tedavisi kararını alırken epilepsinin kişinin hayat kalitesini ne derece bozduğu ve ameliyata uygunluğu göz önünde bulundurulur. Klinik tecrübelerimize göre epilepsi sorunu olan her 10 hastadan 1’ine cerrahi uygulanmaktadır.</p>



<blockquote class="wp-block-quote"><p>Epilepsi cerrahisine karar vermeden ilaç tedavisi ile gerçekten bir iyileşme sağlanamadığını görmek istiyoruz. 2 yıl boyunca farklı tür antiepileptik ilaçlardan sonuç alınamadığı takdirde cerrahiye yöneliyoruz. Ancak çocuk hastalarda durum biraz daha farklı… Epilepsi çocuk beyninde yapısal ve fonksiyonel kayıplara yol açabilir. Bu yüzden cerrahiyi daha erken değerlendirmek gerekebilir. Bu tür hastaları çocuk nöroloji uzmanı ile birlikte değerlendirerek, en uygun tedavi seçeneğine karar veriyoruz.</p></blockquote>



<h3>Epilepsinin Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır</h3>



<p>Epilepsi cerrahisinde iki yöntem vardır. İlki ve en sık kullanılanı rezektiv cerrahidir. Beyinde epilepsi krizine neden olan <em>epileptik odak</em> tamamen çıkarılır. Bu noktada önemli olan epilepsi kaynağının beyinin hangi bölgesinde olduğudur. Ameliyatın yapılacağı bölge hareket etme, konuşma, görme ve bellek gibi önemli bilişsel yetenekleri tehdit altına sokacaksa cerrahiyi derinlemesine değerlendirmek gerekir. Ancak bu riskler söz konusu değilse ya da minimize edildiyse erken aşamada cerrahi tedaviye geçilmelidir.</p>



<p>İkinci seçenek fonksiyonel (palyatif) cerrahidir. Bu tedavide ise nöbet yayılım yolları kesilir. Rezektiv cerrahinin aksine tamamen bir iyileşme olmaz. Ancak doğru hastalara uygulandığında epilepsi krizlerinin sıklığında ve şiddetinde önemli derecede azalma olur.</p>



<p>Epilepsi cerrahisi sonucu kısa süreli ilaç kullanımına devam edilebilir. İyileşmenin görülmesiyle birlikte zaman içinde bu ilaç kullanımı azalır ve nihayetinde bırakılır.</p>



<p>Epilepsi her zaman beyin sinirlerindeki anormal elektriksel aktividen dolayı ortaya çıkmıyor. Beyin tümörü, beynin damarsal hastalığı ya da beyin travması kaynaklı da görülebiliyor. Bu durumda ilgili hastalığı tedavi ederek epilepsiyi de yok etmek mümkündür.</p>



<h2>Rezektif Epilepsi Cerrahisi</h2>



<p><a></a>Epilepsi cerrahisinde en sık uygulanan yöntemdir. Rezektif epilepsi cerrahi en sık uygulanan epilepsi ameliyatıdır. Bu ameliyat beyinde epilepsi nöbetlerine yol açan odak noktanın ortadan kaldırılmasını içerir. Bu tür ameliyatlara lezyonektomi adı verilir. Rezektif epilepsi cerrahisinde beyinde nöbetlerden sorumlu gerekli ve yeterli en az dokunun çıkarılması amaçlanır.</p>



<h3>Epilepsinin Cerrahi Tedavisi Nasıl Planlanır</h3>



<p>Bir epilepsi hastasına cerrahi yapılıp yapılmayacağına ve hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına karar verilirken izlenen yol haritası ise şöyledir:</p>



<ol type="1"><li>Non-invaziv testler ve skalp elektrodlarla video/EEG monitorizasyonu</li><li>Bilateral karotis anjiografisi ve intrakarotis sodyum amobarbital testi</li><li>İntrakranyal elektrodlarla video / EEG monitorizasyonu</li><li>Cerrahi</li></ol>



<h4>Video EEG</h4>



<p>Cerrahiye karar verirken uzun süreli video EEG çekimi oldukça önemli bir tetkiktir. Bu işlem saçlı deriye elektrotlar yerleştirilerek yapılır. Hasta yatırılır. En az 3 veya daha fazla kez nöbet geçirmesi beklenir. Nöbet öncesi ve esnasında EEG&#8217;si kaydedilir. Böylece nöbet başlangıç odağı veya alanı tespit edilir. Cerrahi tedaviye karar verilir. Video EEG epilepside önemli bir tanıdır. Çünkü epilepsi hastalarının bazısında Beyin MR’ında da bir anomali saptanmaz. Ancak hastanın epilepsi nöbetleri devam eder. Bu hastalarda uzun süreli video EEG yapılması gerekir.</p>



<h3>Rezektif Epilepsi Cerrahisi</h3>



<p>Beyindeki epileptik odağın epilepsiye neden olduğu durumlarda epileptik odak en sık temporal bölgede yer alır. Bu olguların yarısından fazlası antiepileptik ilaçlara yanıt vermez. Rezektif cerrahi ile epilepsi hastalarının ortalama yüzde 70’inde tam nöbet kontrolü sağlanır. Yüzde 20’sinde ise belirgin bir iyileşme kaydedilir. Kalan yüzde 10’luk hasta grubunda ise bir değişiklik olmaz.</p>



<p>Epilepsi frontal lobdan da kaynaklanabilir. Epileptik odak temporal lobdan sonra en sık bu bölgede görülür. Frontal lob çok geniş bir bölgeyi kapsadığı için bu bölgeye yapılan operasyonlardaki başarı oranı temporal loba yönelik yapılan ameliyatlara göre daha düşüktür. Hastaların ortalama yüzde 40’ı nöbetsiz hale gelirken,&nbsp; yüzde 30’unda belirgin iyileşme sağlanır.</p>



<p>Epilepsiye bir epileptik odak neden olabileceği gibi bir tümör de neden olabilir. Epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 25’inde antiepileptik ilaçlara bir direnç söz konusudur. Bu grubun içinde ortalama yüzde 10’luk bir hasta grubunda da epilepsiye neden olan beyinde bulunan bir tümördür. Bu tümörün tedavisine bağlı olarak epilepsi bulgularında da iyileşme görülür.</p>



<h3>Rezektif Epilepsi Cerrahisi Hangi Hastalara Uygulanır</h3>



<p><strong>Non-lezyonel olgular</strong></p>



<ul><li>Temporal</li><li>Ekstratemporal (Frontal, oksipital, paryetal)</li></ul>



<p><strong>Lezyonel olgular</strong></p>



<ul><li>Fokal (Düşük gradeli tümör, glioma,kortikaldisplazi, hamartoma)</li><li>Multifokal (Hemisferik, multilober rezeksiyon)</li></ul>



<h3>Rezektif Cerrahi Kimlerde Uygulanmaz</h3>



<ul><li>Beyinde epileptik odak mevcut olmayan (primer jeneralize epilepsi) olgularda</li><li>Epileptik odağın beynin kritik alanlarında olduğu durumlarda</li><li>Epilepsinin genetik geçişli olduğu hastalarda</li><li>Çocukluk yaş grubu iyi huylu parsiyel başlangıçlı epilepsi hastalarında</li><li>Zeka düzeyi düşük (IQ&lt;70) hastalarda</li></ul>



<h2>Epilepsi Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>



<h3>Epilepsi nöbetleri yaz aylarında artar mı?</h3>



<p>Bazı hastaları etkileyebilir. Özellikle aşırı sıcaklarda vücudun tuz ve sıvı kaybı, aşırı terleme, uyku ile ilgili sorunlar nöbetlerin sayısını ve şiddetini artırabilir. Aşırı tuz ve sıvı kaybı vücudun elektrolit dengesini bozabilir. Bu da kişinin epilepsi tablosunu yaz aylarında şiddetlendirebilir. Bol su içerek, epileptik ilaçları düzenli kullanarak bu durumdan kaçınılabilir. Ayrıca aşırı sıcaktan kaçınmak ve mümkünse yatak odasını serin tutmak da faydalı olacaktır.&nbsp; Bunların yanı sıra hastalara alkol tüketmemek, eğlence yerlerinde sürekli yanıp sönen patlayan ışıklardan uzak durmak, rahat giyinmek, güneş kremi, güneş gözlüğü ve şapka gibi koruyucu ekipmanları kullanmak önerilebilir.</p>



<h3>Epilepsi kaç kişide bir görülür?</h3>



<p>Yapılan farklı çalışmalarda her 100 kişiden 1’inde epilepsi görüldüğü paylaşılmıştır. Ancak bunların çok büyük bir kısmı hafif seyreden ve/veya ilaçlarla kontrol edilebilen epilepsilerdir.</p>



<h3>Nöbet geçirdim epilepsi hastası mıyım?</h3>



<p>Kişinin yaşamı boyunca bir kez nöbet geçirmesi epilepsi hastası olduğu ve epileptik bir ilaç kullanması gerektiği anlamına gelmez. Epilepsi birden fazla kez geçirilen nöbetlerle karakterizedir. Ancak yine de bu atağın nedenini öğrenmek gerekir. Hastaların bir nöroloji uzmanını ziyaret etmesi tavsiye edilir.</p>



<h3>Nöbet geçirirken ne olur?</h3>



<p>Hastada gözlerin boş bakması, bilinç değişiklikleri, vücudun kasılması ve kontrolsüz hareketler görülebilir. Yani nöbetler hem nörolojik hem de fiziksel semptomlara neden olur. Nöbet esnasında hasta dalgınlaşır, bilinci bulanır, etrafını algılayamaz. Kafa sallama, sürekli göz kırpma, sıçrama, düşme gibi fiziksel anomaliler olur. Tat ve koku algıları farklılaşır.&nbsp; Ani panik, öfke, korku gibi duygudurum karmaşaları söz konusu olur. Tüm bu belirtilerin hepsi bir arada görülebileceği gibi yalnızca bir kısmı da ortaya çıkabilir.</p>



<h3>Epilepsi doğumsal mıdır?</h3>



<p>Olabilir. Ancak her 10 epilepsi hastasının neredeyse 7’sinde epilepsiyi ortaya çıkaran neden tam olarak bilinemiyor. Kalıtsal nedenler, doğum esnasında yaşanan sorunlar, beyin gelişirken yaşadığı gelişimsel bozukluklar, travmalar, enfeksiyonlar, tümörler, damarsal bazı hastalıklar epilepsiye yol açabilir.</p>



<h3>Stres epilepsi yapar mı?</h3>



<p>Bir kişinin stresli olması onu epilepsi hastası yapmaz. Ancak kişi zaten epilepsi hastasıysa ve stresli bir dönemden geçiyorsa evet nöbetlerin sayısı ve şiddeti artabilir.</p>



<h3>Epilepsi ilaçla geçer mi?</h3>



<p>Evet, ilaçlar ile epilepsi kontrol altında tutulabilir. Nöroloji uzmanı tarafından verilen bazen bir bazen iki nadirense daha fazla ilaçla nöbetler engellenebilir/hafifletilebilir. Öte yandan bazı epilepsiler ilaca istenen yanıtı vermez. Bu durumda epilepsinin cerrahi tedavisi gündeme gelir.</p>



<h3>Cep telefonu epilepsi atağına yol açar mı?</h3>



<p>Kesin bir cevap vermek zor. Ancak bazı hastaların epilepsisi ışığa aşırı duyarlı olabilir. Bu durumda sürekli bilgisayar, telefon, tablet ışığına maruz kalmak epilepsi nöbetlerini artırabilir.</p>
<p><a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com/epilepsinin-cerrahi-tedavisi/">Epilepsinin Cerrahi Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a rel="nofollow" href="https://dryavuzaras.com">Prof. Dr. Yavuz Aras Resmi Web Sitesi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://dryavuzaras.com/epilepsinin-cerrahi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
