Epilepsinin Cerrahi Tedavisi
  • 0

Epilepsi Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır

Epilepsi, beyinde bulunan sinir hücrelerinde oluşan anormal aktivitelerdir. Epilepsi nöbeti (sara krizi) ile kendini gösterir. Her yaştan bireyde görülebilen kronik ve tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Günümüzde epilepsi tedavisinde birçok farklı seçenek bulunmaktadır. Uzun zamandır kullanılan ilaç tedavisi hala sıklıkla tercih edilmektedir. Ayrıca doğru hastalarda epilepsinin cerrahi tedavisi de mümkündür. Beyin pili uygulaması ise yeni uygulanmaya başlanan ve doğru hastalarda tatmin edici sonuçlar veren farklı bir tedavi yaklaşımıdır.

Epilepsi Nedir?

Epilepsi ya da sara hastalığı. Beyinde bulunan sinir hücrelerinin bazılarında oluşan normal olmayan elektriksel aktivitelerdir. Bu aktivitelerin sonucunda da kişide epilepsi krizi/nöbeti görülür. Bu nöbetler epilepsi hastalığının en önemli belirtisidir. Nöbet anında kişi bilincini geçici olarak kaybedebilir. En hafif haliyle zihni bir anlığına bulanıklaşır. Epilepsi kadın erkek fark etmeksizin ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde birinde görülen kronik bir hastalıktır. Genç ve yaşlı bireylerde ise görülme riski daha fazladır. 16 yaşından küçük ve 65 yaşından büyük kişilerde epilepsi hastalığıyla daha sık karşılaşırız. Öyle ki 0-16 yaş en sık görülen nörolojik hastalık da yine epilepsidir.

Bu yaş grubu hastalarda nöbet hikayesi olmasa bile, sürekli göz dalması, boş bakma, sıçrama-irkilmelerin çokluğu, ağız şapırdatma epilepsi hastalığının varlığından şüphe ettiren belirtilerdir. İlk aşamada bir çocuk nöroloji uzmanından fikir almak faydalı olacaktır.

Epilepsi Belirtileri Nedir?

Epilepsi temelde beyin sinirlerinde oluşan bir fonksiyon bozukluğudur. Belirtileri de beynin hangi bölgesinde oluştuğuna göre değişir. En bilinen belirtisi geçirilen krizler/nöbetlerdir. Bunun dışında epilepsi şu belirtilerle kendini gösterir;

  • Vücudun ani kasılması
  • Kol, bacak veya kafanın kontrolsüz sallanması
  • Bilinç bulanıklığı/kaybı
  • Dalma, konuşulanları işitmeme, yanıt vermeme
  • Bazı psikolojik sorunlar (korku, anksiyete vd.)

Tanı

Epilepsi varlığının ve hangi türünün tanısını koymak tedavi planlaması için oldukça önemlidir. Fiziksel muayenenin ardından EEG testi yapılır. EEG, epilepsi tanısında altın standarttır. Epilepsinin varlığını ve kaynaklandığını bölgeyi tespit eder. Epilepsinin beyin tümörü veya beyin travması gibi yapısal bir nedenle ortaya çıkabileceği düşüncesi var ise MR ve BT görüntülemelerine de başvurulabilir.

Epilepsi Türleri

Epilepsinin farklı türleri mevcuttur. Sorunun yaşandığı sinir hücresine göre bazı epilepsi türleri daha hafif bazıları daha keskindir. Zamanla kaybolabileceği gibi kişinin yaşantısının tamamına yayılabilir. Her halükarda tıbbi tedavi gereklidir.

  • İyi Huylu Rolandik Epilepsi: Okul çağı çocuklarında görülür. Genellikle ergenlik sonrası kendiliğinden kaybolur.
  • Oksipital Lob Epilepsisi: Çocukluk döneminde daha sık görülür. Epilepsi nöbetine ek olarak, gözlerde sürekli dalma, bulantı ve kusma meydana gelir. Nöbet sonrası baş ağrısı yaşanır.
  • Temporal Lob Epilepsi: Yetişkinlerde görülür. Davranış bozukluğu, bilinç bulanıklığı/kaybı gözlenir. Beynin şakak bölgesindeki sinirlerden kaynaklanır.
  • Çocukluk Çağı Epilepsisi: Okula yeni başlayan çocuklarda sık görülür. Çocuk kısa süreliğine (5 ila 60 saniye arası) dalar, gözlerinde kayma olur, bilinci bulanıklaşır ve nöbet geçirir. Her olguda nöbet yaşanmayabilir.
  • Juvenil Myoklonik Epilepsi: Özellikle uykusuzluk ve yorgunluk ile tetiklenen bir nöbet türüdür. Bunun bir sonucu olarak da sabahleyin uykudan uyanınca geçirilen epilepsi krizleriyle kendini gösterir. Ellerde titreme görülebilir. Ergenlerde daha sık rastlanır. Aile öyküsü önemli bir faktördür. Hastaların üçte birinin ailesinde epilepsi öyküsü vardır.
  • İnfantil Spazm: 0-1 yaş arası bebeklerde görülür. Bebeğin vücudunda seri halde kasılmalar olur.

Neden Oluşur?

Epilepsi hastalığı ve epilepsi nöbetleri birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir. Kimi olgularda fiziksel bir neden dahi tespit edilemez. Genetik yatkınlık önemli bir nedendir. Kişide epilepsi oluşumuna en sık neden olan durumlar şöyledir;

  • Doğum ile alakalı sorunlar (enfeksiyonlar, travmalar, bebek beyninin oksijensiz kalması)
  • Beyin dokusunda veya damarlarında oluşan gelişimsel bozukluklar
  • Beyin tümörleri
  • Beyine alınan darbeler, hasarlar, kazalar
  • Santral sinir sistemi enfeksiyonları
  • Kalıtımsal hastalıklar ve genetik miras
  • Beyin kanaması veya damar tıkanıklığı

Ayrıca epilepsi nöbetleri de dış uyarıcılar tarafından tetiklenebilir. Bunlar nelerdir? Aşırı alkol tüketimi, uykusuzluk, stres, yüksek ateş, uzun süre bilgisayara bakma ve parlak ışığa maruz kalma.

Epilepsi Ameliyatı

Epilepsi tedavisinde ilk başvurulan tedavi yöntemi ilaç kullanımıdır. İlaç tedavisi sonucunda bir iyileşme yakalanamayan hastalarda ise cerrahi seçenek değerlendirilir. Ameliyat kararını alırken epilepsinin kişinin hayat kalitesini ne derece bozduğu ve ameliyata uygunluğu göz önünde bulundurulur. Klinik tecrübelerimize göre epilepsi sorunu olan her 10 hastadan 1’ine cerrahi uygulanmaktadır.

Epilepsi cerrahisine karar vermeden ilaç tedavisi ile gerçekten bir iyileşme sağlanamadığını görmek istiyoruz. 2 yıl boyunca farklı tür antiepileptik ilaçlardan sonuç alınamadığı takdirde cerrahiye yöneliyoruz. Ancak çocuk hastalarda durum biraz daha farklı… Epilepsi çocuk beyninde yapısal ve fonksiyonel kayıplara yol açabilir. Bu yüzden cerrahiyi daha erken değerlendirmek gerekebilir. Bu tür hastaları çocuk nöroloji uzmanı ile birlikte değerlendirerek, en uygun tedavi seçeneğine karar veriyoruz.

Epilepsinin Cerrahi Tedavisi Nasıl Yapılır

Epilepsi cerrahisinde iki yöntem vardır. İlki ve en sık kullanılanı rezektiv cerrahidir. Beyinde epilepsi krizine neden olan epileptik odak tamamen çıkarılır. Bu noktada önemli olan epilepsi kaynağının beyinin hangi bölgesinde olduğudur. Ameliyatın yapılacağı bölge hareket etme, konuşma, görme ve bellek gibi önemli bilişsel yetenekleri tehdit altına sokacaksa cerrahiyi derinlemesine değerlendirmek gerekir. Ancak bu riskler söz konusu değilse ya da minimize edildiyse erken aşamada cerrahi tedaviye geçilmelidir.

İkinci seçenek fonksiyonel (palyatif) cerrahidir. Bu tedavide ise nöbet yayılım yolları kesilir. Rezektiv cerrahinin aksine tamamen bir iyileşme olmaz. Ancak doğru hastalara uygulandığında epilepsi krizlerinin sıklığında ve şiddetinde önemli derecede azalma olur.

Epilepsi cerrahisi sonucu kısa süreli ilaç kullanımına devam edilebilir. İyileşmenin görülmesiyle birlikte zaman içinde bu ilaç kullanımı azalır ve nihayetinde bırakılır.

Epilepsi her zaman beyin sinirlerindeki anormal elektriksel aktividen dolayı ortaya çıkmıyor. Beyin tümörü, beynin damarsal hastalığı ya da beyin travması kaynaklı da görülebiliyor. Bu durumda ilgili hastalığı tedavi ederek epilepsiyi de yok etmek mümkündür.

Rezektif Epilepsi Cerrahisi

Epilepsi cerrahisinde en sık uygulanan yöntemdir. Rezektif epilepsi cerrahi en sık uygulanan epilepsi ameliyatıdır. Bu ameliyat beyinde epilepsi nöbetlerine yol açan odak noktanın ortadan kaldırılmasını içerir. Bu tür ameliyatlara lezyonektomi adı verilir. Rezektif epilepsi cerrahisinde beyinde nöbetlerden sorumlu gerekli ve yeterli en az dokunun çıkarılması amaçlanır.

Epilepsinin Cerrahi Tedavisi Nasıl Planlanır

Bir epilepsi hastasına cerrahi yapılıp yapılmayacağına ve hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına karar verilirken izlenen yol haritası ise şöyledir:

  1. Non-invaziv testler ve skalp elektrodlarla video/EEG monitorizasyonu
  2. Bilateral karotis anjiografisi ve intrakarotis sodyum amobarbital testi
  3. İntrakranyal elektrodlarla video / EEG monitorizasyonu
  4. Cerrahi

Video EEG

Cerrahiye karar verirken uzun süreli video EEG çekimi oldukça önemli bir tetkiktir. Bu işlem saçlı deriye elektrotlar yerleştirilerek yapılır. Hasta yatırılır. En az 3 veya daha fazla kez nöbet geçirmesi beklenir. Nöbet öncesi ve esnasında EEG’si kaydedilir. Böylece nöbet başlangıç odağı veya alanı tespit edilir. Cerrahi tedaviye karar verilir. Video EEG epilepside önemli bir tanıdır. Çünkü epilepsi hastalarının bazısında Beyin MR’ında da bir anomali saptanmaz. Ancak hastanın epilepsi nöbetleri devam eder. Bu hastalarda uzun süreli video EEG yapılması gerekir.

Rezektif Epilepsi Cerrahisi

Beyindeki epileptik odağın epilepsiye neden olduğu durumlarda epileptik odak en sık temporal bölgede yer alır. Bu olguların yarısından fazlası antiepileptik ilaçlara yanıt vermez. Rezektif cerrahi ile epilepsi hastalarının ortalama yüzde 70’inde tam nöbet kontrolü sağlanır. Yüzde 20’sinde ise belirgin bir iyileşme kaydedilir. Kalan yüzde 10’luk hasta grubunda ise bir değişiklik olmaz.

Epilepsi frontal lobdan da kaynaklanabilir. Epileptik odak temporal lobdan sonra en sık bu bölgede görülür. Frontal lob çok geniş bir bölgeyi kapsadığı için bu bölgeye yapılan operasyonlardaki başarı oranı temporal loba yönelik yapılan ameliyatlara göre daha düşüktür. Hastaların ortalama yüzde 40’ı nöbetsiz hale gelirken,  yüzde 30’unda belirgin iyileşme sağlanır.

Epilepsiye bir epileptik odak neden olabileceği gibi bir tümör de neden olabilir. Epilepsi hastalarının yaklaşık yüzde 25’inde antiepileptik ilaçlara bir direnç söz konusudur. Bu grubun içinde ortalama yüzde 10’luk bir hasta grubunda da epilepsiye neden olan beyinde bulunan bir tümördür. Bu tümörün tedavisine bağlı olarak epilepsi bulgularında da iyileşme görülür.

Rezektif Epilepsi Cerrahisi Hangi Hastalara Uygulanır

Non-lezyonel olgular

  • Temporal
  • Ekstratemporal (Frontal, oksipital, paryetal)

Lezyonel olgular

  • Fokal (Düşük gradeli tümör, glioma,kortikaldisplazi, hamartoma)
  • Multifokal (Hemisferik, multilober rezeksiyon)

Rezektif Cerrahi Kimlerde Uygulanmaz

  • Beyinde epileptik odak mevcut olmayan (primer jeneralize epilepsi) olgularda
  • Epileptik odağın beynin kritik alanlarında olduğu durumlarda
  • Epilepsinin genetik geçişli olduğu hastalarda
  • Çocukluk yaş grubu iyi huylu parsiyel başlangıçlı epilepsi hastalarında
  • Zeka düzeyi düşük (IQ<70) hastalarda

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *