Beyin Anevrizması
  • 0

Beyin Anevrizması

Beyin anevrizması beyindeki kan damarlarında oluşan tehlikeli baloncuklardır. Nedeni, atardamar duvarının incelmesidir. Beyin MR ve BT ile tespit edilir. Beyin anevrizması olan her 10 kişiden birinde baloncuk patlar ve beyin kanaması gelişir. Beyin anevrizmaları çoğu zaman patlamadan önce ciddi bir belirti göstermez. Ailesinde anevrizma öyküsü olan veya anlamlandırılamayan baş/göz ağrısı çeken bireylerin hekime başvurması gerekir. Erken tanı sayesinde anevrizmaya müdahale edilir. Olası bir beyin kanamasının önüne geçilir.

Beyin Anevrizması Nedir?

Beyin damar duvarının zayıfladığı bir noktada oluşan baloncukladır. Zayıflamanın ve balonlaşmanın oluştuğu bu bölgeye “anevrizma” adı verilir. Oluşan anevrizmanın duvarı incedir ve yırtılması sağlıklı bir beyin damarı duvarından çok daha kolaydır. Bu nedenle ilave bir travma durumu vs. olmadan dahi patlaması mümkündür.

Beyin anevrizması patlamasına subaraknoid kanama adı verilir. Kanamanın şiddetine göre beyin hasarı meydana gelebilir hatta süreç ölümle sonuçlanabilir. Patlamanın vereceği hasarı etkileyen en önemli bileşenlerden biri anevrizmanın boyutudur. Günlük pratiğimizde karşılaştığımız anevrizmaların boyutu 0,3 cm ila 2,54 cm arasındadır. Ancak anevrizma daha büyük ebatta da olabilir. Bu tür anevrizmalar dev anevrizma olarak isimlendirilir, patladıktan sonra tedavi edilmesi güçtür. Bu nedenle erken teşhis oldukça önemlidir. Patlayan beyin anevrizmalarına acil tıbbi müdahale gerekir. Beyin anevrizmaları sıklıkla beyin tabanındaki Willis çemberi adı verilen kan damarı ağında görülür.

Beyinde Anevrizma Belirtileri Nelerdir?

Beyin anevrizması belirtileri iki başlıkta incelenebilir; patlamamış anevrizma ve patlamış anevrizma.

Beyinde oluşmuş ancak patlamamış anevrizmaların erken tanısı oldukça güçtür, özellikle anevrizmanın ebatı da küçükse, bir ömür boyu belirti vermeyebilir. Ancak anevrizmanın boyutu büyükse komşu doku ve sinirlere baskı yaparak, çeşitli şekillerde kendini gösterebilir. Örneğin; anevrizma görme becerimizi etkileyen bir sinirin yakınında oluşabilir ve bu sinire baskı yapabilir. Bu durumda çeşitli görme bozukluklarıyla karşılaşabiliriz. Hastalarımızda gördüğümüz bazı belirtiler şöyledir;

  • Göz arkasında ağrı, göz kapağında düşme
  • Görüş bozuklukları, çift görme
  • Yüzün bir yarısında uyuşma ve kuvvetsizlik
  • Ani ve şiddetli başlayan baş ağrısı

Patlamamış beyin anevrizmalarıyla genelde rutin tarama veya farklı bir şikayet sonucu yapılan beyin MR görüntülemesi sonucu karşılaşırız.

Patlamış anevrizmalarda karşılaştığımız belirtilerse daha ciddidir. Şu şekilde sıralanabilir;

  • Beklenmedik bir anda başlayan şiddetli baş ağrısı (bomba patlaması gibi)
  • Bulantı, kusma
  • Şuur kaybı, bayılma
  • Ensede sertleşme ve boynu bükememe
  • Ateş
  • Işığa karşı aşırı hassasiyet

Neden Oluşur?

Beyin anevrizmasının oluşmasında farklı faktörler vardır. Birçok etken atardamar duvarında zayıflamaya neden olabilir. Yüksek tansiyon en önemli sebeplerden biridir. Özellikle yaşlanmayla birlikte bu tür hastalarda beyin anevrizması oluşma riski arttığı gibi mevcuttaki bir beyin anevrizmasının patlama riski de artar. Beyinde anevrizma oluşmasının diğer olası nedenleri şöyledir;

  • Sigara içmek ve yoğun sigara dumanına maruz kalmak
  • Aşırı alkol tüketmek
  • Uyuşturucu kullanmak
  • Kafa travması ve kan enfeksiyonları
  • Polikistik böbrek hastalığı
  • Konjenital sorunlar (bazı insanların aort damarları doğuştan dardır, bu durum anevrizma riskini artırır)
  • Genetik yatkınlık (ailesinde beyin anevrizması olan kişilerin bu hastalığı geçirme riski daha fazladır)

Beyin Anevrizması Tedavisi

Beyin anevrizması tedavisi iki başlıkta incelenebilir. Kanamamış (patlamamış) ve kanamaya başlamış (patlamış) beyin anevrizması.

Beyin anevrizması patlamadan beyin sinirlerine yaptığı baskıdan dolayı veya tamamen tesadüfen tespit edilebilir. Bu durumda anevrizmanın boyutu, beyindeki yeri, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve aile öyküsü değerlendirilerek cerrahi müdahale yapıp yapmama kararı alınır. Anevrizma ufaksa, beyindeki konumu gereği büyüme ve kanama riski düşükse cerrahi müdahale yapmama ve hastayı takip etmek iyi bir seçenek olabilir. Bu tür hastalara düzenli aralıklarla radyolojik inceleme (beyin anjiyografisi, MR, BT) yapılmalıdır. Ayrıca hastanın hipertansiyon öyküsü varsa bu yüksek tansiyon mutlaka kontrol altına alınmalı, sigara kullanımından vazgeçilmelidir. Gerekirse beyin cerrahı ilaç tedavisi de başlayabilir.

Beyin anevrizmasının patladığı ve cerrahinin tek alternatif olduğu durumlarda iki farklı tedavi seçeneği mevcuttur.

Cerrahi Klipleme (Mandalla Kapatma)

Beyin cerrahı radyolojik görüntülemede anevrizmayı ve kanamanın olduğu bölgeyi tespit eder. Kafatasında küçük bir kısmı ameliyat sonrası geri yerleştirilmek üzere çıkarır. Beyin cerrahı beyinde açılan bu delikten anevrizmaya ulaşır ve küçük bir metal klip (mandal) ile kanamayı durdurur. Ameliyat boyunca nöromonitörizasyon ile sinirlerin sağlamlığını kontrol eder. Beyin damarına takılan bu klip kalıcıdır. Beyne ya da vücudun başka bir kısmına zarar vermez. Ameliyat sonrası 3-7 gün boyunca hastanın durumu izlenir. Her şey yolundaysa taburcu edilir.

Endovasküler Koilleme

Bu yöntemin en önemli farkı kafatasının açılmamasıdır. Genellikle kasıktan yerleştirilen bir katater ile beyin anevrizmasının oluştuğu beyin damarına ulaşılır. Anevrizmanın bulunduğu damar beyne bir zarar vermeyecek maddelerde tıkanır ve kanama durdurulur. Endovasküler koillemenin en önemli avantajı işlemin kapalı yapılmasıdır. Ancak bazı dezavantajları da söz konusudur. İşlem sırasında beyinde oluşabilecek ani bir kanamaya müdahale etmek güçtür. Bu kanama beyindeki hassas damarlarda görülebilir ve acil olarak açık cerrahiye geçmek gerekebilir.

Sonuç

Beyin anevrizmaları oldukça komplike yapılardır. Kanayana kadar belirti vermemesi, acil tıbbi müdahale gerektirmesi, yaşamı tehdit etmesi gibi nedenlerle tedavi süreci dikkatli planlanmalıdır. Beyin anevrizması hastalarına multidisipliner yaklaşım oldukça kıymetlidir. Beyin ve sinir cerrahisi, nöroloji ve nöroradyoloji uzmanlarının hastanın bulgularını incelemesi ve en doğru tedaviye karar vermesi gerekir.

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *