Bel omurgasını oluşturan beş adet omurumuz vardır. Bu omurlar arasında da rahat hareket etmemizi sağlayan bir nevi amortisör gibi çalışan diskler mevcuttur. Zamanla çeşitli nedenlerle bu diskler yıpranır, yerinden oynar hatta yırtılır. Zarar gören bu diskler omuriliğe ve omurilikten çıkan sinirler üzerinde bir baskı oluşturur. Bu durum bel fıtığı olarak isimlendirilir. Kişi, bel bölgesinde yoğunlaşmakla birlikte bel, kalça, bacak gibi vücudun farklı bölgelerinde de ağrı hisseder.
Bel diskinin dış kısmındaki halkada zayıflama veya yırtılma olduğunda fıtıklaşma meydana gelir. Bel fıtığı genellikle kendisini bel, kalça, bacak ve ayaklara yayılan ağrı ile gösterir. Diğer öne çıkan semptomlar ise şöyledir:
Yaşlanmaya bağlı dejenerasyon ileri yaş hastalarda karşılaşılan bel fıtığın en yaygın nedeni. Aşırı kilo, ağır yük kaldırma, ağır spor aktiviteleri, hareketsiz yaşam tarzı da tüm yaş gruplarında bel diskinin zayıflamasına neden olup fıtık oluşumunu kolaylaştırır. Genetik mirasımızın da fıtık oluşumunu etkilediği düşünülmektedir.
Muayene esnasında mutlaka hastalarımızın ne iş yaptığını sorarız. Çünkü bazı meslek mensupları bel fıtığına daha yatkın olurlar. Örneğin; 8-10 saat masa başında çalışanlar, uzun yol şoförleri, inşaat işçileri, halter ve güreş gibi ağır sporlarla uğraşanlar.
Ayrıca sigara kullanımının da vücudumuzun tamamına olduğu gibi omurgamızdaki disklere de zarar verdiği ve bel fıtığına yol açtığı düşünülmektedir. Sigara, disklerimize giden oksijeni azaltabilir ve disklerin kendini yenileme kabiliyetini ortadan kaldırabilir.
Hastalar sıklıkla bel ve çevresinde yaşadığı yoğun ağrı nedeniyle hekime başvurur. Hastalarımızda genellikle ağrının yanında hareket güçlüğü de gözlenir. Fiziksel muayene ve hasta öyküsünde bel fıtığından şüphe ettiren bir durum var ise radyolojik görüntülemeye başvurulur. Günümüzün MR teknolojisi bize en doğru sonuçları sağlayabilmektedir. MR sonucunda hastaya bel fıtığı tanısı konularak tedavi planlanır. Bel fıtığı yok ise de ağrının/hareket güçlüğünün nedenleri araştırılır. Bel fıtığı tanısında BT, EMG ve röntgen gibi farklı tanı teknolojilerine de başvurulabilir.
Tedavide farklı yaklaşımlar mevcuttur. İstirahat etmek, ilaç kullanmak, fizik tedavi görmek ve korse takmak ile bel fıtığı tedavi edilmeye çalışılabilir. Bu yöntemler hastanın ağrılarını azaltmaya ve hayat kalitesini artırmaya yöneliktir. Doğru merkezlerde doğru hastalara uygulandığında faydaları da görülür. Ancak bel fıtıklarının kesin tedavisi cerrahidir.
Bel fıtığı ameliyatında en yaygın uygulanan yöntem mikroskobik diskektomidir. Bu yöntemle fıtıklaşmış, hastanın hareketini sınırlayan, ağrı veren disk ve diğer kopmuş parçalar sinirin üzerinden temizlenir. Sinirin üstüne baskı yapmaması sağlanır.
Her şey yolundaysa hastalarımızı ameliyatın ertesi günü taburcu ederiz. İlk bir hafta istirahat öneririz. Ameliyattan ortalama bir hafta sonra ise günlük yaşantılarına geri dönebilirler. Uzun yolculuklara, ağır spora, ağır beden işine dönmek için ise biraz daha beklemek gerekir. Hekiminiz en doğru zamanı söyleyecektir.
Bel fıtığı ameliyatı ile fıtıklaşmış diskin sinirlere yaptığı baskı ortadan kaldırılır. Bu şekilde hastalarımızın ağrısını dindirmeyi, hareket kabiliyetini artırmayı ve yaşam kalitesini iyileştirmeyi amaçlarız.
Bel fıtığı ameliyatlarında altın standart mikroskobik diskektomidir. Operasyon, genel anestezi altında yapılır. Hastanın vücudunda ortalama 2 cm’lik bir kesi yeri açılır. Ameliyat, mikrocerrahi ameliyatları için özel olarak geliştirilmiş mikroskoplar ile gerçekleştirilir. Cerrahi enstrümanlarla sinir dokusuna baskı yapan fıtık tamamen temizlenir.
Cerrah, mikroskop sayesinde fıtık bölgesini oldukça büyük bir şekilde görür. Böylece hem komşu doku ve organlara zarar vermek riski olmaz hem de sinire baskı yapan fıtık parçacıkları tamamen vücut dışına çıkarılabilir.
Mikroskobik diskektomi ameliyatı gerekli teknolojiye sahip merkezlerde bu konuda eğitim görmüş ve deneyim biriktirmiş beyin cerrahları tarafından yapıldığında oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Bu gereklilikler sağlandığında ve doğru hasta grubuna yapıldığında bel fıtığı ameliyatı olanların yorumları oldukça olumludur.
Hastalarımız ameliyatın ardından, anestezi etkisinin de geçmesiyle üç dört içinde ayağa kalkıp yürüyebilmekte ve ertesi gün evlerine gidebilmektedir.
Beyin ve Sinir Cerrahı Doç. Dr. Yavuz Aras mikroskobik distektomi ameliyatını İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde 1000’den fazla kez gerçekleştirmiş ve oldukça başarılı sonuçlar elde etmiştir.
Günümüzde bel fıtığı ameliyatının altın standardı mikroskobik diskektomidir. Ancak endoskop teknolojisindeki gelişmeler ve cerrahinin birçok alanında bu teknolojinin kullanılması bel fıtığı ameliyatlarının endoskopik olarak da yapılabilmesinin önünü açmıştır. Endoskopik ameliyatın mikroskobik ameliyattan ayrışan en önemli yanı vücutta açılan kesi yerinin daha küçük olmasıdır. Mikroskobik bel fıtığı ameliyatında kesi büyüklüğü 2-3 cm iken endoskopik ameliyatta kesi yeri 1 cm’den daha küçüktür. Bu sayede doku hasarı azalır ve cerrahi sonrası hastanın iyileşme süreci daha hızlı geçer. Ancak endoskopik bel fıtığı ameliyatları sonrası nüks riskinin daha fazla olduğu bildirilmektedir.
Hasta ameliyattan yarım gün sonra hareket edebilir, tuvalete gidebilir. 1 gün sonrada taburcu edilir. Sonraki 3 gün ise evde istirahat etmek gerekir. Ameliyattan sonraki 4-5 gün içinde hastalar belli kısıtlamalar dahilinde günlük yaşantılarına ve işlerine geri dönebilir. Genellikle ameliyattan bir hafta sonra kontrol muayenesi olur. Her şeyin yolunda olup olmadığını kontrol ederiz.
Hastalarımızın ameliyattan sonraki ilk 1 ay uzun araba yolculuklarına çıkmamasını, ilk 2 ay ağır iş yapmaktan ve ağır spor yapmaktan kaçınmasını öneririz.
Yüzme, yürüme gibi sporlar ve hekim tarafından verilen egzersizler ameliyattan 3-4 hafta sonra hastalarımızın hareket kabiliyetine katkıda bulunur. Yaşam boyu bu hareketliliği sürdürmekte fayda vardır. Ancak ağır spor ve aşırı ağır kaldırma (maksimum 5 kg) gibi davranışları tamamen terk etmekte yarar vardır.
Beldeki fıtık sayısına göre bu süre değişebilmekle birlikte bel fıtığı ameliyatları genellikle 45-60 dakika arası sürer.
Yüzme hastalarımıza tavsiye edebileceğimiz en faydalı spordur. Su içinde hareket etmek, bacak egzersizi yapmak bel fıtığı ağrısını azaltıp, kişinin hareketliliğini artırabilir. Bu yalnızca ameliyata gereksinim duymadığımız hastalar için geçerlidir. Havuzdan/denizden çıktıktan sonra şort veya mayonun hızlıca değiştirilmesi gerekir. Aksi takdirde beldeki ağrı artabilir.
Ağır kaldırma, fiziksel temas, vücudun belli bir bölümünü fazla zorlayan, aşırı efor gerektiren sporlar bel fıtığına iyi gelmez. Boks, güreş, futbol, basketbol, halter bu sporlardan bazılarıdır. Hastanın fıtığı ameliyata ihtiyaç duymasa da bu tür sporlardan uzak durmak faydalı olacaktır. Aksi takdirde fıtık ilerler ve ameliyat gündeme gelir.
Hayır. Tüm bel fıtığı hastalarının yaklaşık %3’ü için ameliyat olmazsa olmazdır. Diğer bel fıtığı hastalarında ise fıtığın kişinin yaşam kalitesini ne derecede bozduğuna ve yaşattığı ağrıya bağlı olarak ameliyat değerlendirilir.
Bel fıtığı ameliyatından sonra en az 1 gece hastanede yatılması gerekir. Hastalarımızı sıklıkla ameliyattan sonraki gün taburcu ederiz. 3 gün süreyle de ev istirahati önerilir.
Boyun fıtığında nüks riski neredeyse sıfırken bel fıtığında bu risk daha kayda değer ölçüdedir. Bu nedenle ameliyat sonrası hastaların düzenli egzersiz yapmaları ve aşırı, ani, zorlayıcı hareketlerden uzak durmaları önerilir. Bu durumda nüks riski ciddi anlamda azalır.
Evet yapabilirsiniz. Bel fıtığı ameliyatı bel bölgesinde açılan küçük bir delikten yapılır. Operasyon bittikten sonra bu delik kapatılır, dikiş atılır ve üzeri bir çeşit bant ile kapatılır. Bu bant su geçirmezdir. Hastalar eve çıktıktan sonra duşlarını alabilir. Ameliyattan 1 hafta sonra hasta kontrol muayenesine davet edilir. Bu muayenede sırtındaki bant çıkarılır. Bu bant çıktıktan sonra da hasta duşunu alabilir.
Bel fıtığı olgularında hasta seçimi oldukça önemlidir. Omurilik basısı olan hastalara mutlaka cerrahi tedavi uygulamak gerekirken belirgin bir sinir basısı olmayan hastalarda (ağrı ve hareket etme zorluğu olsa dahi) cerrahi yerine konservatif tedaviler düşünülmelidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, fizik tedavi, kilo verme, spinal enjeksiyon değerlendirilmelidir. Zira hastanın kendi özel durumuna uygun tedavi planlanmadığında istenmeyen sonuçlar söz konusu olabilir. Bunlardan biri de başarısız bel cerrahisi sendromu olarak tanımlanan durumdur. Başarısız bel cerrahisi sendromu, hastanın bel ve/veya bacak ağrısı nedeni ile fıtık ameliyatı olması ancak bu ağrıların ameliyattan sonra hiç geçmemesi ya da bir süre sonra yeniden tekrarlamasıdır. Bu ağrı genelde bel, kasık, kalça ve uylukta olur. Nadiren de dize yansıyabilir. Özellikle belden eğilme ve dönme hareketlerinde hissedilebilir. Hastaların neredeyse yüzde 10’unda bu tabloyla karşılaşılır. Halk arasında fıtık ameliyatı oldu ağrıları daha da arttı olarak tarif edilen hastaların bir bölümünün başarısız bel cerrahisi sendromundan muzdarip olduğunu da düşünülebiliriz.
Hastanın ağrısının nedeni tam olarak anlayabilmek için görüntüleme yöntemlerine başvurulur. MR taraması burada oldukça önemlidir.
Başarısız bel cerrahisi sendromuyla hekime başvuran hastaların şikayeti ağrı yakınmalarıdır. Bu hastalarda amaç ağrıyı mümkün olduğunca dindirilmesi, yaşam kalitesinin artırılması ve gerekirse ikinci kez cerrahiye başvurulmasıdır. Bu hastalar için uygulanabilen tedavi yaklaşımları şöyledir:
Not: Bu içerik Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yavuz Aras tarafından yazılmıştır. Dr. Aras beyin ve sinir cerrahisi hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine 20 yıldan uzun bir kariyere sahiptir. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde görev almaktadır.
Yayınlanma Tarihi: 23.06.2021
Güncelleme Tarihi: 13.04.2023
Tam Kapalı Bel Fıtığı Ameliyatı Bel fıtığı tedavisinde elimizdeki en önemli seçeneklerden biri cerrahidir. Çok…
Beyin Tümörü Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gereken 5 Detay Tüm kanserler arasında beyin tümörleri görece az…
Epilepsi Nedir Epilepsi ya da sara hastalığı en basit tanımıyla beyinde anormal elektriksel aktivitelerin meydana…
Bel Fıtığı Tedavisi Bel fıtığı tedavisi üzerine en çok konuşulan hastalıklardan biri… Beyin ve sinir…
Beyin Tümörü Kafatasında Şişlik Yapar Mı? Beyin tümörü kafatasında şişlik yapar mı? Vücudun herhangi bir…
Beyin Tümörü Kişiliği Etkiler mi? Evet. Beyin tümörü kişiliği etkiler mi? sorusuna doğrudan evet diyebiliriz.…